ALTIN
DOLAR
EURO
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay 28°C
Az Bulutlu

Hüzne anlatacaklarım var da ağlar mı söylersem | Mustafa Kemal Erdoğan

Hüzne anlatacaklarım var da ağlar mı söylersem | Mustafa Kemal Erdoğan

Buzdan şarkıların kıyısı köşesi de soğuktur, söylemeye varmaz dudaklarım yanarken işte canı ciğeri sökülmüş kuşlar gibiyim…

Kısaca anlatamam ben ruhumdaki sessizliği, baş edemezler kalbimdeki sızıların ufacık hücreleriyle bile… Ah be gönül razı olduğun ettiğin yeminin yanında bağrında durdun ya zaman kendisini kırsın bizim parçalanacak tek kemiğimiz bile kalmadı artık!

Korkusuzca SEVDİK; sorgusuzca değil!

Cennet bahçelerine bırakılmış merdivenlerden bahsetti melekler, o köpüren dalgalara benzeyebilir dediler, ıssız ol ama İŞSİZ kalmasın kalbin sakın diye de sıkıca tembih ettiler…

Can çekişmiş nice rüyalarım oldu benim zaman zaman, demedim ki gel otur yanıma anlatayım, yakınıma varabilen tek siyahlık geceydi benim…

Darılmasın, gücenmesin vicdansız vefasız hiç bir çiçek, unuturum kokusunu da gerçek sevdalarım hiç GEÇMEYEN sızımdır benim!

En iyisi olmaz hiç bir ateş alevin ihtimali!

Sular girdi bakışlarıma, kirpiklerim dayanmaya çabalarken kırıldı kalbim gibi, olsun diyerek nice türkülerde de ağlasam da bıkmadım hiç avuç açmaktan, eğilmek olsun yeter ki benim tek KADERİM!

Ay ışıklarında kırılan yanaklarıma karlar dökülmüştür hep,usulca değildir benim isyanlarımdaki ıslak sızılar,sonunda bul beni diyebilen sadece OKUmasını bilip düşünüp uygulayabilenlerdir…

Canımdan ötesini verdiğim o kıyılar var ya;

Toz toprak kahpelik içerisinde, sevilecek tek bir rengi kalmamış…

Cesurca kırılan her yanım yönüme rağmen aldırmadım hiç

Dünyanın kanunu böyle diyenlere sabahlardan öncelerim vardı hep 4-5 suları işte… Uyuyamadığım kadranlarca mani olamadılar düştüğümde ağlamadığıma

İnanamadı ufuklar, vefasız KUL olmaktansa

CEFAsı bol bakışlarım olsun!

Kör edici yanıkları oldu akşamlarımın sis duman köz kor ne arasanız vardı içimde

Dağılmasını bilmeyen çiçeksiz o bahçelerde Ilgaz kaldı

Türkülerin çığlıkları

Herkes bakıp bakıp gülüyordu halime

Sardıkça ben acılarımı vurdukça sırtıma

Hayatın hamalıyım yeşillerce

Hiç bu kadar terk edilmiş değildi kuşların çöllerinde bile

Bir iki su damlası olurdu !

Bıkmıştı şehrin ışıkları bile sönüp durmaktan

Ellere yalvarmış hiç bir halimi bulamazsınız

Çocuğumu YURDUM gibi bilirim ben her noktasına

Sonsuz sevgilerimle bayraklarını dikerim kalbimdeki

Karlı buzlu yollar olsa da…

O saçlarını taramaktan

Her bir taraflarını boyamaktan usanmayanlarla

Aynı fırtınaya bırakılmış değilim,

İsteyen alır derler ya

Yok, sevemeyenlerin tek sahibi olacağı ateşlerdir

İçerisindeki küfürleri melekler bile bitiremez YAKMAKLA!

O çok zevkli gibi görünen günahlar

Gece gündüz sönmez işte

Buna sevinenler

Yıldızlar kadar azaba varıncaya kadar

Sahibidir o ihtişamlı haykırışların

Dinmeyince kalplerindeki sızı neden diye sormaktan yorulurlar yana yıkıla varmıştınız ya

Alın size yakılmış yıkılmış maviler böyle !

Neleri nasıl yaptığımı anlatır çekilmiş resimler,

Fark edemeyenlerin bakışları söner buz tutar kir alır,

Hepimiz yalanlar söylüyorduk biliyorum

Ama biri beyazdı kalbim gibi

Diğeri, cehennem ateşlerinden öteye dokunmuştu…

Ben öylece devam ettim yazdıklarımla

Eğildiğimle bir olmayı seçtim

Bu yüzden O’ndan da vazgeçtim

Buna benzeyen her karanlıktan da!

Tanıdık huzurlarım oldu hep şaşkın da kalmadım hiç okurken;

Öylesine sevilmez

Öylesine yüzüne çarpmaz hiç bir yağmur

Öylesine pencerelerde oluşmaz hiç bir buğu da

Denizlere de düşmez

Bulutlar gökyüzü olmasa hiç bir MAVİ!

Albatrosları bilmeyenden

Gemi, adımları atılmaz ki!

O kırık tahtaların üzerine bırakıldım ben, uçurumlarım vardı düşmek istemediğim, yeteneğini kaybetmiş hiç bir renge fırça olamadım.

Beceriksizdim bu konuda, acemiydim.

Karanlıklara ama hiç bitkin görünmedim yakınından geçerken,fırtınaların oklarıyla defalarca katledilmiş aldatışlara…

Ben KALBİMİ vermedim,

Yıkılmış acımış olabilirim

Ama ilk ve tek yoksulluğum değildi bu.

Su yanaklarında yarılmış buğusu burnumda tüten o nimetler gibiyim!

Her şeyi yakarak çoğaltan kafesinden kaçamamış kuşlar gibiyim!

Ben ölsem de değişmem;

Ağlaya ağlaya severken ölmekten beter biri gibiyim !

 

M.Kemal Erdoğan / Hüzne Anlatacaklarım Var Da Ağlar Mı Söylersem

 

 

Mustafa Kemal Erdoğan
Mustafa Kemal Erdoğan
Mustafa Kemal Erdoğan 1970 Yılında Uşak’ta doğdum.İlk öğrenimimi Uşak Bir Eylül İlkokulunda bitirdim.Orta öğretimimin ilk yılını Halit Ziya Uşaklıgil Orta Okulu’nda okuduktan sonra 1982 yılında ailem ile birlikte İzmir’e yerleştik.Orta öğretimimin iki yılını ve Lise öğretimimi Buca Lisesi’nde bitirdim.12 yaşımdan bu yana şiir ve edebiyatla ilgili diğer alanlar üzerinde yazılar yazmaktayım.Şiirlerim çeşitli yerel gazetelerde yayınlandı.Yaklaşık 3500 adete yakın şiir ve deneme yazılarım bulunmakta.Şu an bir kitap projesi üzerinde de çalışmaktayım.Bekar ve bir oğlan çocuğu sahibiyim.Yaşamımı İzmir’de sürdürmekteyim.Facebook’da ‘’Kalphane’’ isimli bir sayfam var. İletişim : Cep No : 0 533 484 75 22 İş : 0232-459 55 85 e-mail : batumustafaerdogan1@hotmail.com
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.