ALTIN
DOLAR
EURO
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Gök Gürültülü

Hatta kayboldum, kendimi bulamuyorum | Gökhan Barış Pekşen

Hatta kayboldum, kendimi bulamuyorum | Gökhan Barış Pekşen

Önce kendimden başlayarak örtüyorum tüm karanlığı

bunca yıl

bunca zaman

reddettiğim ne var ise,

aydınlığa hapsediyorum tüm fanusları..

Sonrası hafif bir gülümseme yanağımda

Tanrı’ın kötü bir şakası gibi

içten içe zehir zembelek bir halde bulur gibi kendimi..

Sana daha neyi anlatayım!

Her gün tenimi giyiyorum kıyafet gibi..

Sadece duygular yetmiyor insan kalmaya;

dünyanız sert dedi Dasha,

dünyanız görsel,

dibinde ince kırmızı bir halka kalır içtiğin şarabın ve dünyanızı o ince halkanın kan rengine benzetiyorum dedi..

Kanatlarımı söküyorum her sabah Dasha,

dünyamızda yer çekiyor,

gök itiyor;

uçmak yasak..

Kanatlarımı söküyorum her sabah Dasha..

Çizili bir düzeni adımlıyor ayaklarım;

kaldırımlar dar,

yollar hep yalnız..

Dünyanız beni havaya mı hapseder, suya mı bular dedi Dasha?

Dünyanız beni fark eder mi?

Korkuyorum;

tenimi unutmaktan,

dünyanızın benliğime karışmasından..

Hatta kendimi bulabilmek bile mümkün mü Barış?

Aziz Francis Bazilikası- Assisi/İtalya 2019/Şubat

Bu kartı sana Hikkim köyünden atıyorum Dasha,

aşağı düşersem 4400 kanadımın kırılmasına en çok Amshu üzülecek ve karanlık tüm ruhumu ele geçirecek..

Hatırlıyor musun;

seni derinlemesine hissedip, suçluluk hissini yok etmek için uğraştığım o son geceyi..

Bazen kapana kısıldığında seni kurtarması için bir kurbana ihtiyacın olur,

ben,, beni sundum sana o gece..

Sonrası hanginiz daha hızlı çıkarsa evden,

evde kalan kişi mutlu olsun diye iki çizik attım göğüslerime,

o izlerle Tanrı’ya olan ibadetimi tamamlıyorum her yenilenen günle..

Sevdiklerimiz ve seviştiklerimiz cinsiyetsizdir Dasha..

Gereksiz baş ağrıları

suya eğilmiş yüzümün acı tadından vazgeçişler..

Oysa;

yorgun ve kendi kapımı çalacak kadar yalnızım..

Kendini tekrar eden Tanrılar

yenilikçi olamadıkları için aydınlık hapsoluyordu ruhuma..

Bazen aldandığım her şeyin anal seks kadar acı verdiğini, bazen aldandığım çoğu şeyi, pencere üzerinden dağınık odaya giren eski bir türküye dökülen gözyaşı kadar anlık olduğunu çok fark ettim ama yine de ağlamayı o ana eksik etmedim..

Bu kartı sana Hikkim köyünden atıyorum Dasha..

Kendi kanımı kendi damarlarıma enjekte edeli kaç sene oldu

hatırlamıyorum..

Hayatı hiçleyişimin filmini henüz çekemediim..

Ötekilerinin isyanları henüz bastırılamadı şehirde,

tamamlandıkça eksik kalan bu sesler

artık onların fısıldadıkları sözcükleri eritip

kendimi uyuşturacak bir tür antidepresan almamı sağlıyordu..

Korkuyorum Dasha,

işte anlam kargaşası, kime neden sustuğunla alakalı..

Sadece en çok seninle zaman geçirdim ben, bu yüzden kısacası suskunluğumu sevmek için emek göstermeyecek kadar yorgundum..

Tanrı utangaç bir engelli aslında, sadece cevap arıyor, her annesinin yalanına inanmak isteyen gibi..

Bu yüzden artık kolaylaştığını sanıyorum pek çok şeyin..

Bu yüzden meditasyon yapan insanları samimi ve kolaycı buluyorum,

tıpkı yansımalarda olduğu gibi kendini aramakla geçen yılların bu ölümcül vebasına kapılmak gibiydi yaşamak..

Sonra dedim ki aynadaki suretime;

senin sevgin yaşamdan iyidir

bu yüzden dudaklarım seni yüceltir..

Ömrümce övgüler sunacağım, senin adınla ellerimi kaldıracağım..

Ağzım sana övgüler sunacak

hatırla –

kimsenin dokunmadığı yerleri acıtıyorlar..

Bu kartı sana Hikkim köyünden atıyorum Dasha..

Hayatı uzaktan seyreden, tamamen tepkisiz,

edilgen ve kendini yücelten,

üstün kılan bu adama neden açmadın kapılarını!

(senin acı kışını eriten deli bir fısıltı)

Sonsuza dek ruhumdaki bu acıyı bir kez çarmıha gerdim

içinde gömülü,

bir yanlışlık olamaz mı Dasha?

Zamanın kumları benim için mi aşağı akıyor?

Ne düşündüğünü bilmek istiyorum,

bilmek istiyorum..

(mezarında çıplak iken, o yalnız kaldığında)

Bir karanlık ve güneşi kör eden bir ninni

duvarda yazı

meselde bir azir..

O, ışıktan korktu

o, feda etti

Ve o, Tanrı ve gazabından onun emri ile ifşa edildi..

Hikkim postanesi – Nisan/2019

Himaçal Pradeş 172114, Hindistan

– Gökhan Barış Pekşen

– Hatta kayboldum, kendimi bulamuyorum

– 07082020

Nazım Hikmet, Vera Tulyakova’nın ve Bedri Rahmi’nin renkli görüntülerinin, Bedri Rahmi’nin makinesinden, Paris’te, Nazım Hikmet’in ölümünden bir yıl önce kaydedilen ve Nazım Hikmet’in sesinden Saman Sarısı şiirinin eşlik ettiği bant..

(Anadolu Ajans ve Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın sahipliğiyle)

https://www.facebook.com/gokhan.peksen/videos/4077541805618935

Gökhan Barış Pekşen
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.