ALTIN 504,34
DOLAR 8,3465
EURO 9,6728
BIST 1,1649
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 17°C
Sağanak Yağışlı

Haftanın Hikayesi | Kongo’lu Pigment

23.07.2020
387
A+
A-
Haftanın Hikayesi | Kongo’lu Pigment

Derleyen: Ömer Faruk Çelebi

O bir Afrikalı’ydı. Kongo’lu bir pigment. Boyu sadece 1.49’du. 46 kiloydu. 23 yaşında, evli, bir çocukluydu. Güler yüzlü, hayat dolu bir insandı. Adı Oto Benga’ydı..Kendi dilinde “Dost” demekti. Bir gün Kasai nehrinde balık avlarken yakaladılar onu. Yakalayan Amerikalı din adamı Samuel P. Verner’di. Boynundan ve ayaklarından zincire vuruldu. Yük taşısın diye sadece ellerini özgür bıraktılar. Kırbaçlar altında saatlerce yol yürüttüler. Sonra onlarca soydaşıyla birlikte bir geminin makina bölümüne konuldu. Zifiri karanlıkta, haftalar süren bir yolculuk sonrası New York’ta gün ışığıyla buluştu. Soydaşlarından ayırıp bir kafese koydular kendisini. Bir depoya hapsettiler. Günlerce orada tutuldu. He rgün önüne bir kuru somun attılar. Tarih 9 Eylül 1906’ydı..Oto Benga, Amerika kıtasına ayak basan ve adına ‘insan’ dedikleri bu mahlukun bu kadar gaddar, bu kadar acımasız, bu kadar zalim olduğunu bilmiyordu..Onun vatanında aslanlar, aç timsahlar ve yırtıcı hayvanlar bile bu derece vahşi değildi..!New York Bronx Hayvanat Bahçesi’nde o gün görülmemiş bir kalabalık vardı. Hayvanat Bahçesi hasılat rekoru kırıyordu..Nedeni New York Times Gazetesi’nde çıkan bir haberdi..Şöyle yazıyordu..“Vahşi adam Bronx’da maymunlarla aynı kafesi paylaşıyor.. İnsanın ilk ataları ile bir arada..Bakıcısı bazen serbest bırakıyor. Eylül ayı boyunca akşamüstleri ziyaret edilebilir.”Gazete haberine bir de not eklemişti..“Bazı kesimler bu olaya tepki gösterse de, bilim adamları Benga’nın insan olarak değerlendirilemeyeceği kanaatindedir.”Oto Benga’yı önce hortumla yıkadılar..Sonra hayvanat bahçesinde içinde ağaçlar olan geniş bir kafesin içine koydular..Kucağına Dohong adlı yavru orangutonı verdiler..Gazeteciler fotoğraflarını çekerken, binlerce insan merakla kendisini izledi..Oto Benga da onları..Yüzünde garip bir ifade vardı..Hüzün ve kin..Yavru orangutan korkudan sımsıkı ona sarılmıştı..Hergün saatlerce poz verdiler..Bir hafta içinde ziyaret edenlerin sayısı 250 bini geçti..Bazıları kafese kemik atıyordu..Oto Benga sinirlenip, sivri dişlerini gösterince, “Cannibal, cannibal” (Yamyam yamyam) diye tempo tutuyorlardı..Gazeteler “Benga bir yamyamdır” diye yazıyordu..Putperest olan Oto Benga’ya yapılan bu zulme, çoğu Hıristiyan olan New York halkından kimse ses çıkarmadı..Ne politikacılar, ne bilim adamları, ne gazeteciler, ne aydınlar..Yüreklerin kulakları sağırdı..Herkes bu vahşeti doğal karşılamıştı..Bir kişi hariç..Rahip James H. Gordon..Zulme isyan etti.Gazete gazete dolaştı..İmzalar topladı..Uyuyan insanlığı uyandırmak için çalmadık kapı bırakmadı..Kilisede sürekli aynı şeyleri söyledi.“İnsan ırkından olan birinin maymunlarla sergilenmesi en büyük günahtır.”Sonunda Bronx Hayvanat Bahçesi Oto Benga’yı serbest bıraktı..Pantalon, ceket giydirdiler..Ayak işlerinde çalıştırdılar..Tarih 20 Mart 1916 idi..Eşinden, çocuğundan, soydaşlarından binlerce kilometre uzakla olan Oto Benga, çaldığı bir silahla kendisini kalbinden vurarak intihar etti..Çünkü ölüm onun özgürlüğüydü..Öldüğünde henüz 32 yaşındaydı..Bronx Hayvanat Bahçesi zamanla Oto Benga ile ilgili tüm kayıtları sildi..Ancak gazete haberleri ve fotoğraflar gerçeği gizleyemiyordu..Hayvanat Bahçesi yetkilileri, tepkiler artınca “Dünyanın her yerinde yapılıyor, biz niye yapmayalım?” dediler..Söyledikleri doğruydu.O yıllarda uygar denilen Avrupa’nın bir çok yerinde aynı vahşet sergileniyordu, Londra, Paris, Berlin, Brüksel, Stuttgard, Barcelona, Milan, Hamburg gibi metropollerde kafes içinde insanlar, diğer insanların eğlencesiydi..Bu vahşet öylesine bir gelir kapısı olmuştu ki, “Hayvanat Bahçeleri”nin yerini, “İnsan Bahçeleri” almıştı..1960’lara kadar binlerce insan kafeslerde hayvanlar gibi sergilendi. Çığlıkları yeri, göğü inletti..Ama modern insanlar(!) kör ve sağırdı..Oto Benga’nın vatanında şöyle bir atasözü var; “Jaa se behn-indeh bun-wehnin..!”(Dekor gerçeğe uyum göstermez, gerçeğin de dekora ihtiyacı yoktur.)Bugün uygar denilen Amerika’nın, İngiltere’nin ve Avrupa’nın “Barış, özgürlük ve demokrasi” sözü sadece bir dekordur..Gerçeği görmek isteyenler ORTADOĞU’ya baksınlar yeter.!!!

Yazar
Yazar
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/    Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782  -------*****-------  
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.