Gidelim Mi? | Yıldız Demirci
“Hayatlar Arası Yolculuk” kitabından…
Gidelim mi?
Gelir misin benle?
Bir yer varmış, çok güzel bir yer.
Orda çocuklar ağlamazmış,
Kirletilmezmiş, örselenmezmiş,
Küçücük bedenleri.
Yok, edilmezmiş hayalleri,
Kahpe katillerin kirli elleriyle…
Diri diri gömülmezmiş toprağa,
Kesilmezmiş sesleri, nefesleri.
Eğilip büzülmezlermiş,
İnsan müsveddelerinin önünde..
Ellerinden yere düşmezmiş
Oyuncak bebekleri.
Çiçek doluymuş her taraf.
Kuşlar daha bir güzel uçar,
Çiçekler daha bir güzel kokarmış.
Melekler kadar temiz, güzel,
Saf ve sevgi dolularmış.
Sevgiymiş onların adları.
Korkusuzca oynarlarmış
Kırlarda, ovalarda, kuzularla…
Gidelim mi?
Gelir misin benle?
Bir yer varmış hiç acı, gözyaşı olmayan.
Ağlamazmış anaları, acı haberi alınca.
Yıkılıp yere düşmezmiş dağ gibi babaları.
Kahpe bir kurşuna hedef olmazmış evlatları.
Dağlanmazmış yürekleri,
Hep gülermiş yüzleri.
Kancık, hain pusuda yatmazmış,
Kıyan olmazmış gencecik canlara,
Kınalı kuzulara.
Gelmezmiş kapılarına acı haberi vermeye.
Dört askerle bir komutan,
Kederle başları önünde..
Şehidimiz var, matemimiz var,
Yasımız var diye değil de,
Düğünümüz bayramımız var diye.
Asılırmış şanlı al bayrak,
Evlerinin damlarına.
Gidelim mi?
Gelir misin benle?
Bir yer varmış, sevgiyle beslenen.
Miss gibi tarhana çorbası kokarmış sabahları.
Daha çocuklar yataklarından kalkmadan..
Kabaklı pideyle,
Siyah üzümde olurmuş yanında.
Sütün kaymağı alınmazmış,
Kaynarmış sürekli ocakta
Sahte tatlara yer yokmuş orda.
Köz ateşinde demlenirmiş çay,
Sabah ezanıyla beraber..
Abdest suyu hep olurmuş ibrikle,
Sıcacık ocağın yanı başında..
Babalar, abdestini alır,
Sabah namazını kılar, öyle gelirmiş sofraya.
Kuzular meleşirmiş,
Ninni gibi gelirmiş sesleri.
Toplaşılırmış ocak başında, akşamları.
İçinde devler, canavarlar olmayan,
Zafer hikâyeleri, peri masalları anlatılırmış.
Komşuluk diye bir şey varmış,
Bizim oğlan, bizim kız varmış.
Açıkmış sabah, akşam, kapıları,
Yokmuş, kapıların kilitleri, zilleri.
Gidelim mi?
Gelir misin benle?
Bir yer varmış,
Sevdalı genç kızlar,
Zihniyeti kirlenmemiş,
Düşünceleri kahpeleşmemiş,
Sevdalısından, yavuklusundan başkasını,
Gözleri görmeyen yağız delikanlılar varmış.
“Ay’mı güzel ay’ı yaratan mı, ?
Şeker mi tatlı şekere tadını veren mi”?
Demiş ya Mevlana.
Yaradan’a bakar gibi bakarlarmış sevdalısına.
İnanırlarmış bütün güzelliklerin özünün,
Yaradan dan olduğuna.
Şeytan hiç uğrayamamış,
Geçememiş, aşamamış.
Korkmuş, kaçmış saf sevginin gücünden.
Nifak sokamamış komşuyla komşunun,
Anayla evladın, karıyla kocanın,
Kardeşle kardeşin arasına;
İlahi sevgiden beslenirmiş hepsi.
Hiç kötülük uğramazmış,
Gözyaşı olmazmış orda.
Sevmekmiş tek emelleri.
Gidelim mi?
Gelir misin benle?
(24.11.2018 ANKARA)