ALTIN 458,62
DOLAR 7,6604
EURO 8,9115
BIST 1,1633
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Mevzi Sağanak

Yaşamın Kurbanları -2 | Suzan Kuyumcu

Suzan Kuyumcu
Roman ve öykü yazarıyım. Nefise ve Satılık Sevda isimli iki roman, İlesam ve Akçağ yayıncılığın ortaklaşa oluşturduğu yarışmada ödül alan Gülce'nin Can Dostları isimli öykü kitabım var. Basılmayı bekleyen dört romanım demlenmede... Aynı pencereden bakan dostlarla birlikte olmak keyif verici...
17.09.2019
390
A+
A-

Evet, gözlerindeki dehşet dolu ifadeyle yavrusunu saklamaya çalışıyordu..Alelacele onlara yatacakları yer hazırladım. “Burada yatacaksınız” dedim anneye. Sözlerimi ikiletmeden iki yavrusunun yanına uzanıp, onları öpüp koklamaya ve emzirmeye başladı. Ağzında iki büklüm yavrusuyla görmüştüm onu. Hava o kadar rüzgarlı ve yağmurluydu ki, o bebeği dışarıda nereye saklamış olabilirdi? Aklım ondaydı. Dışarı çıkıp yakın apartmanların bahçelerinde aradım onu. 
Yoktu. 
O kadar küçüktü ki, ağlamak istese sesinin çıkmayacağını biliyordum. Arama çabalarım boşuna çıktı. Eve döndüm ve anneye “Çabuk git dışarıda sakladığın bebeğini de al gel” dedim ona. 
Yerinden kıpırdamadı. 
Onu tanıyordum, diğer bebelerini büyüttüğümden dolayı. Öylesine güzel bir anneydi ki… Ben hava koşullarından ve erkek kedilerini yavruları boğmasından dolayı panik içindeyken onun aldırmaz tutumu şaşırtmıştı beni. Onu odadan çıkarıp biraz da sert bir dille “Git yavrunu almadan geri gelme!” dedim. Bu sefer sözümü dinleyip gitti. Gidiş o gidiş… Sabah’ın 9.30 un üzerinden saatler geçti. anne ortalarda yoktu. Dışarıda gök gürlüyor, yağmur hızını arttırarak devam ediyordu. Kesinlikler diğer yavrusunun yanındadır derken, biraz olsun rahatlıyor evde ölü gibi yatanlar ise beni endişeli bekleyişe sürüklüyordu. Saat akşamın beşi, altısı oldu, anne hala gelmemişti. Yüreğime adeta bir yumru yerleşmişti. Ne yapacaktım? Dışarıdaki güvende evdekiler zor durumdaydı. 
İşten gelen kızımın alt kattan gelen telaşlı çağrısıyla neye uğradığımı şaşırdım.
Anne kedi, kızın dolabının içinde diğer iki yavrusunu emziriyordu. Üstten yarı aralık pencereden ağzındaki yavruyla içeri girmeyi nasıl başarmıştı? İçeri kısımda kapı kapalı olduğu için seslenişime yanıt verememişti anlaşılan. Böylece dört yavrusu olduğunu öğrenmiş olduk. 
Evet, şimdi büyüdüler. Artık yuvalanmanın zamanı geldi. Yavrularımızı İstanbul ili içinde sahiplenecek meleklerini arıyor… Anne sokak hayvanı olduğundan ürkek.çç Yakalanamadığından kısırlaştırma işleminde her defasında geç kalıyoruz maalesef :(((
Bu konuda da desteğiniz olursa çok çok mutlu olacağım.
S.Kuyumcu

Sireni unutulmuş itfaiyeler.. “Geometrik yalnızlıklar yetmedi mi”
karenin kare
kalbin aşk olduğuna…
anahtarın 
açık olmayan kapılarda 
sağa sola 
boş boş 
sabır sabır

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.