ALTIN 270,97
DOLAR 5,7449
EURO 6,3531
BIST 105.380
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Parçalı Bulutlu
Kitaplar

Haftanın Hikayesi | Ömmen’in Son Türküsü | Bekir Dağsever

29.09.2019
174
A+
A-
Haftanın Hikayesi | Ömmen’in Son Türküsü | Bekir Dağsever

Hepimizin bildiği Kurtuluş Savaşı’nın zaferle sonuçlanmasından sonra yerli Ermeniler bir daha dönmemek kaydıyla Ürdün, Lübnan, Suriye gibi ülkelere gittiler. Oradan da çoğunluğu Amerika ve Avrupa olmak üzere Dünyaya dağıldılar. Birazı da Ermenistan’da…

Ortalık durulup savaş bitince sağ kalanların çocukları doğup büyüdükleri ata yurtlarını ziyarete geldiler. Zaman zaman gelen Sarı Nişan’da onlardan biriydi; ata yurduna ziyarete Lübnan’dan gelmişti.

Hiç unutmam bir yaz ortasıydı. Kır saçlı, kır bıyıklı mavi gözlü temiz giyinişli bir adam” Gâvurun Dam Yeri” denilen düzlüğe yüzünkoyu yatmış bağıra bağıra ağlıyordu. Adamın ağlamasına bir anlam veremedim. Adam, beni görünce kalktı oturdu. Gel dostumun oğlu gel, dedi. Yanına geldim daha “hoş gelmişsin” demeden anlatmaya başladı.

-“Kendimi tanıtayım: Ben Ağop’un oğlu Sarı Nişan. Unutmadan sorayım; baban sağ mı?”

—He emmi, dudun altında tütün diziyor, dedim.

Demek ki adam, kimin oğlu olduğumu biliyordu.

“Ah, dostumun oğlu ah!” dedi.

“Buralar öyle güzel öyle güzel ki beni sarhoş ediyor. Bizim gittiğimiz yerler buralara hiç benzemez. Bizler Fransızların yüzünden başkalaştık. Bizi kandırdılar. Kalp gözlerimizin önüne siyah perdeyi onlar çekti. Sizlerin emperyalizme karşı verdiğiniz kurtuluş mücadelesinin başarıyla sonuçlanacağını göremedik. Bizim umudumuz, rüzgâr vuran bir mum gibi bir anda söndü. Tamda bağımsız bir Kilikya devleti kuruyoruz dediğimiz anda oldu bu.

Siz haklıydınız bizler başkalarının aklına uyduk. Uyduk da başımız göğe mi erdi. Dostlarımızdan, yerimizden yurdumuzdan olduk. Haydi, şimdi git babana söyle, Lübnan’dan Sarı Nişan gelmiş, de. O beni iyi tanır” dedi.

Hemen gidip babama haber verdim. Babam kalktı; evdekilere de çabuk, çardağı düzenleyin, misafirimiz var,” diye talimat verdi. Babamla birlikte adamın yanına geldiğimizde adam yine hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Babam biraz bekledi. Adamın ağlaması bitmiyordu. Babam:

“Kalk Nişan kalk. Senin ağıdın beni bitirdi. Yeter ağladığın.” Diyerek, adamı omuzlarından tutup kaldırdı. Babamla kucaklaştılar. Ama ne kucaklaşma; dakikalarca birbirine sarılı kaldılar. Bu sefer de babam başladı ağlamaya. Babamın ağlaması da bitmiyordu. Sonunda kol kola evimizin yolunu tutular.

Çardak hazırlanmıştı. Yer minderlerine oturduk. Hoş-beşten sonra babam Nişan’a dedi ki: “Nişan, senin tarlan takımın bende. Çorunu çocuğunu getir, neyin varsa teslim edeyim. Benim tarlam takımım bana yetiyor, artıyor” dedi.

Nişan:

“Emmioğlu, hangi yüzle buralara döneriz; çok canlar yandı. Bize burada gün-dışlık vermezler.” dedi.

Babam, boynunu bükmüş susuyordu.

Sarı Nişan, üç beş gün bizde misafir kaldı. Babamla dağları taşları gezdiler. Düldül Dağın’a bile çıktılar. Hep çardakta yattılar, sabahlara kadar sohbet ettiler, türküler söylediler. Babam Ermeni âşıklarından, Ömmen diye birinden türkü söyledi. Onlardan aklımda kalan tek dörtlük…

“On birinde çıkmış idim gurbete

On ikide heves ettim sohbete

Zıkım düşsün ihanete gıybete

Kanlı gömleğimi gönderdin Halep”

Anlatıldığına göre âşık Ömmen, Halep paşasının kızına veya karısına âşık olmuş. Âşıklar gizlice buluşurlarmış. Bu durum Paşa’nın kulağına kadar gitmiş. Hüseyin Paşa adamlarına emir vermiş. Ömmen asılacak! İdam sehbası kurulmuş; “son arzunu söyle” demişler o da bu türküyü söylemiş. Bu türkü Ömmen’in son türküsüymüş.

bekirdagsever@hotmail.com

Bekir Dağsever
Bekir Dağsever
Bekir Dağsever Biyografi: 1962 yılında Osmaniye İli, Düziçi İlçesi, Çitli Köyü’nde doğdum. İlkokulu köyünde bitirdikten sonra bir süre köyde çobanlık, tarla ve bahçe işçiliği yapar. Aradan 6 yıl geçince, Urfa Suruç’ta Pratik Sanat Okulu, Elektrik Kaynak Bölümü’nde bir yıl okur. Sonra Ceylanpınar Tarım Makinist Ortaokulu Yatılı Bölümü’nü kazanır. Burayı bitirdikten sonra Bir Eylül 1980’de sınavına girdi. Erdemli Tarım Meslek Lisesi de 12 Eylül darbesiyle kapanınca, Düziçi Atatürk Lisesi’nden mezun oldu. Daha sonraları Anadolu üniversitesi sosyal bilimler 2. Sınıftan özel bir nedenle ayrılır. Lisede okuduğu yıllar defter kitap almaya imkânı olmayınca ders çalışma yerine arkadaşlarından ve kütüphanelerden kitaplar toplayıp bunları okumaya başladım diyor. “Kitap okuya okuya bir baktım ki şair olmuşum. Yazın hayatına şiirle başlayan yazarımız. Yaşanmış ve yaşanması olası olayları öykülerimde duru bir dille anlatmaya çalışanlardan dır. Yayınlanmış kitapları: Mevsimin Son Çiçekleri (şiir-1995 Patates Mühürlü Dilekçe (öykü-2005) Düziçi Çitli Köyü Avşar Halk Kültürü (derleme-2009) Büyükre de Küçüklere de Masallar (masal-2013) Bütün Yollar Aşka (şiir- 2015) Kutsal İkili ( öykü- 2015) Unutulmuş Anadolu Masalları (Çukurova masalları) Nazlı Akyol “Bekir DAĞSEVER ‘in Hayatını ve Şiirlerini tez konusu olarak kitaplaştırmıştır. Yerel gazetelerde şiir ve öyküler köşe yazarlığı, Ters Akan Toros Dergisi’nde şiir, öykü ve fikir yazılarının yanı sıra Amik, A Edebiyat, Lül, Aykırı Sanat, Maki, Sarı Zeybek, Ozan, Simav Anadolu, Abc, Çalı, Şafak(YUNANİSTAN) Bay Dergisi (KOSOVA) gibi adını hatırlayamadığım birçok dergilerde şiirleri ve öykülerim yayınlanmıştır. Antoloji, yıllık, gazete ve çeşitli yayınlarda eserleri yer aldı. Muhtelif radyo ve televizyon programlarına konuk edilir. Yurt içi ve yurt dışında birçok şölen ve festivallere davet edilerek sayısız belge, onurluk ve derecelere layık görülmüştür. Çeşitli yarışmalarda; Bey konak/ Yirce Şiir Yarışması’nda iki yıl üst üste ikincilik, Denizli Şairler ve Yazarlar Derneği’nin düzenlediği Şiir Yarışması’nda ikincilik, Ceyhan Belediyesi’nin düzenlediği Şiir Yarışması’nda üçüncülük derecesine layık görülmüştür. Öyküde; Söke Sarı Zeybek Dergisi’nden birincilik, Isparta Paye Dergisi’nden birincilik, Çukurova Kültür Derneği’nden ikincilik, Osmaniye çardak yayınlarında ikincilik. Yalvaç Belediyesi’nden mansiyon derecesi ile ödüllendirmiştir Evli ve üç çocuk babası olan Bekir Dağxever Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü Çukurova Tarım İşletmesi Adana Şubesi’nden emekli olmuştur.
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.