ALTIN 471,07
DOLAR 7,7607
EURO 9,1012
BIST 1,1725
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 24°C
Gök Gürültülü

Edebî Değer ve Piyasa Değeri | Hilmi Yavuz

28.09.2019
473
A+
A-
Edebî Değer ve Piyasa Değeri | Hilmi Yavuz

Niteliksiz Olan’a Nasıl Değer Kazandırılır?


Ömer Türkeş, Elif Şafak’la yapılan söyleşide , şu soruyu soruyordu:’ Edebiyatta eleştirinin bu kadar magazinsel olmasının nedeni,pop kültürünün her alanı etkilemesi.Futbol ve siyasette de böyle. Biz edebiyata geldiğinde şaşırıyoruz. Ama biz de o kanalları kullanıyoruz. Bizi de bu şekilde içine çekmiyor mu?’

Bu soru, edebiyatın popülerleşmesi meselesini gündeme taşıyor olmak bağlamında canalıcı bir sorudur. Türkeş’in tespiti doğrudur: Edebiyatın magazinleşmesi, popüler kültürle birebir ilişkilidir ve bunun nedenlerini, Kapitalizmin Dünya’yı değişim-değeri üzerinden okumasında aramak gerekiyor.

Octavio Paz’ın o sözünü tekrarlamanın bir kere daha tam sırasıdır. Paz şöyle demişti: ‘Çok satanlar, edebî eserler değil, ticarî eşyalardır.[…] Edebiyatın mantığı, piyasanın mantığı değildir.’

Kapitalizm, kitabı, değişim-değeri bağlamında bir meta [ticari eşya, mal] gibi görür. Kapitalist için mesela bir ayakkabı ile bir kitap arasında, bir fark sözkonusu değildir. Kullanım-değerinde nasıl metaın niteliği öne çıkıyorsa, değişim-değerinde metaın niceliği öne çıkar. Kapitalist için, metaın niteliği değil, niceliği, yani, kaç sattığı önemlidir artık…

Kitabın da bir ticari eşya [metâ] olarak çok satıyor olması, Kapitalizmin mantığı ile birebir örtüşür. Doğallıkla çok satış’ı sağlamak için kışkırtıcı ve elbette gözalıcı bir reklamcılığa ihtiyaç vardır. Kitap, reklam yoluyla çok satıyorsa eğer, o artık, edebiyatın ait olduğu elit kültürün değil, popüler kültürün bir ürünüdür;- niteliği ile değil, niceliği ile öne çıkan bir ürün!

Franco Moretti, Mucizevî Göstergeler’de, reklamın satışa sunulan ticarî ürüne ilişkin bir mit üretme eylemi olduğunu bildirir: Moretti’ye göre reklam, ‘meta miti’dir; reklam, “metanın mite, ‘esrarengiz’ özelliklerini saklayacağı yerde, teşhir eden bir fetişe dönüşmüş halidir.” Demek ki, reklam metaı fetişleştiren bir mit’tir. Moretti, XIX. yüzyılda reklamcılığın ‘ürünlerin kullanım değerlerini betiml[ediklerini]’ bildiriyor. Modern reklamcılık ise, Moretti’ye göre, ‘müzmin arz-talep dengesizliğinin yarattığı paradoksal ve kritik durumdan türe[mektedir].’ Moretti şöyle diyor: “Dolayısıyla reklamcılık ‘bir’ metanın teşhirinden çok, meta fetişizminin teşhiridir: ürünü fetişleştirerek, piyasadaki [talep H.Y.] gücünü arttırır.”

Popüler kültürün Kapitalizme eklemlenmesi ile edebiyatın magazinleşmesinin önünün açılması mümkün hâle gelmiş bulunuyor. Reklam, bu ‘önünü açma’ işinin bir dolayımlayıcısıdır. Moretti’nin yaklaşımından yolaçıkarak söylersem, değişim-değeri, metaı teşhir eden kullanım-değerinin aksine, meta fetişizmini teşhir eder.

Bir defa daha belirteyim: Kitap, Kapitalizm açısından serbest piyasaya arz-talep yasaları gereği sürülmüş bir metadan, bir ticari eşyadan farklı değildir. Bu, kitabın, edebî bir değer taşıyıp taşımadığı bağlamında nitelikleriyle değil, nicelikleriyle, yani kaç sattığı ile değerlendiriliyor olması anlamına gelir. Çok satan kitap, edebî bir değer taşısın ya da taşımasın, piyasa değeri ile özdeşleşir. Diyalektiğin kuralları burada da yürürlüktedir: Niceliksel değişme, niteliği de dönüştürür: Kötü ve edebî açıdan değersiz bir kitap, piyasa açısından iyi ve değerli bir kitaba dönüşür; niceliği, niteliksizliğini bastırır, geriye iter. Söylemesi bile fazla belki: Edebî nitelikleriyle öne çıkan bir eserin, çok satması, yani nicelik açısından da öne çıkması, sözkonusu eserin edebî değerini bastırsa bile, o değeri yok etmez. Diyalektik, niteliksize değer [piyasa değeri] atfeder, ama nitelikli olanın değerini[edebî değer] geriye itse bile, onu ortadan kaldırmaz.

Octavio Paz’ın ‘Edebiyatın mantığı, piyasanın mantığı değildir’ sözünü ben böyle anlıyorum. [2011]

Yazar
Yazar
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/    Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782  -------*****-------  
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.