ALTIN
DOLAR
EURO
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Gök Gürültülü

Türkiye’nin buluşma noktasıdır Sezen Aksu | Metin Solmaz

Türkiye’nin buluşma noktasıdır Sezen Aksu | Metin Solmaz
Sezen Aksu ne yapıyor anlayan var mı?  
msolmaz@gazeteduvar.com.tr | #metinsolmaz

Kültür Servisi’yle yaşanan telif davasında konuyu toparlaması gereken Sezen Aksu’nun avukatları değil kendisidir. Kendisine yakışan budur.

Türkiye’nin buluşma noktasıdır Sezen Aksu. En zengininden en fakirine döner dolaşır Sezen Aksu ile eğlenir yahut hüzünlenir. Masalarda hangi popçu yüceltilirse yüceltilsin rakı açıldığında, çay demlendiğinde yahut istek yazmak üzere ele peçete alındığında Sezen Aksu devreye girer.

Müziği çok bana göre değildir. Bir Sezen Aksu manyetik bandı olsun almışlığım yoktur. Ama birçok şarkısını ezbere bilirim. Bir yerde çalınca rahatsız olmam. Nitekim benim gibi “hep belgesel hep caz” snopları için bile Sezen Aksu Türkiye’dir. Hem de Türkiye’nin sevdiğimiz yüzüdür.

Bu kadar da değil. En tehlikeli yıllarda, 1990’larda Cumartesi Anneleri’nin yanında durmuştur. Böyle birçok hareketi vardır. Ezileni kollamıştır.

Başka bir sevdiğim müzisyen olsa yazıya böyle girmezdim. Sezen Aksu başka. Ona o kadar fazla kere haksız yere aynı ezberle hakaretler ettiler ki, onların aralarına karışmak istemem. Sütü kesilse “liberaller yaptı” diyen, kendisini solda zanneden ve sesi çok çıkan insan grubundan bahsediyorum. Türkiye’de bütün fenalıklar Sezen Aksu, Orhan Pamuk, Ali Nesin gibi bir avuç insan yüzünden oluyor zanneden birileri yaşıyor maalesef. Liberal değilim. Ama bu isimlere fatura çıkarmanın irrasyonelliğini görebiliyorum çok şükür.

Çünkü Sezen Aksu’nun yaptıklarını anlamlandırmak zor. Sosyal medya paylaşımları yaptım bu konuda, Susma Platformu’na görüş verdim. Kaç tane telefon geldi: “Metin be bilmiyordur. Haberi yoktur. Mümkün değil.”

Hayır. Maalesef biliyor. En az bir uzun telefon görüşmesi yaptığını biliyorum bu konuda.

Hemen hikâyeyi anlatayım: Sezen Aksu, YouTube’a özel bir albüm hazırladığını duyuruyor. Kültür Servisi de bunu haber yapıyor. Resmi sayfasında yayımladığı şarkının resmi embed kodunu resmi olarak alıp sayfaya şarkının videosunu koyuyor.

3 yıl sonra Emniyet Müdürlüğü, Kültür Servisi’ni arıyor. Haklarında şikâyet varmış. Gidip ifade veriyorlar. Önce önemsemiyorlar. Koskoca Sezen Aksu üstelik haksız yere Kültür Servisi ile uğraşacak değil ya. Uyarmamış, kaldırılmasını istememiş bile.

Sonra bir arabulucu arayıp 11 bin TL para isteyince iş ciddiye biniyor.

Kültür Servisi teslim olmuyor.

Biraz da çaresizlikten bugün ilk duruşma görülüyor. Duruşma erteleniyor. Bilirkişi atanacak ve o bakacak konuya. Duruşmadan bir şey çıkmasına olanak yok. Ama durum nahoş.

Yapılan “şey” mendili burun silmek için kullanmak, makarnayı tencerede yapmak, hapşıran birisine çok yaşa demek kadar normal.

YouTube’a video yüklerken YouTube ile muhatap olur, onlarla bir sözleşme imzalarsınız. İmzaladığınız sözleşmede de açık seçik der ki embed kodunu kullanıma açarsan o, kullanıma açılmış olur. Adı üzerinde kullanıma açılmış olunca da alır kullanırlar.

Bu noktadan sonra kimsenin Sezen Aksu’dan izin alması gerekmez.

Hadi bunlar “teknik şeyler”. Şimdi işin daha akıl almaz yanına gelelim.

Milliyet’ten BirGün’e onlarca gazetenin sitesi aynı şarkıyı bütünüyle aynı şekilde yayınlamış. İzin filan da almamış hiçbiri. Onlar mahkemeye verilmiş mi? Hayır. Nereden biliyorum? Sordum. Milliyet’i şuradan, BirGün’ü buradan tetkik edebilirsiniz.

Daha da saçması NTV bakın aynı şarkıyı nasıl yayınlamış. Kendi sunucusuna yüklemiş. Kendi çalıcısından yayınlamış. Yani kendi reklamını koymuş içine. Gelir elde etmiş. Bu kadarla kalmamış. Bir de logo basmış klibin içine. Klibin etinden sütünden tek başına faydalanmış yani. NTV’ye dava açılmış mı? Hayır. Ne yapıldığını şuradan kontrol edebilirsiniz.

Ama Kültür Servisi gibi düşük trafikli bir dizi site mahkemeye verilmiş, para istenmiş.

Sezen Aksu çıksa dese ki “Kardeşim Milliyet Gazetesi benim için yok hükmündedir. Ben embed kodunu da kaldırmıyorum. Çünkü şarkımı yayınlamasını istediğim yerler var. Ama Milliyet’te yayınlanmasını istemiyorum. Kaldırın dedim kaldırmadılar. Mahkemeye veriyorum.”

Böyle yapsın hemen Aksu’nun yanında saf tutalım.

Yahut desin ki Kültür Servisi’ni sevmiyorum, yayınlansın istemiyorum. Keyfimin kahyası mısınız? Tamam biraz gülerim. Ama yine hak veririm. Bana ne? Kaldırsın Kültür Servisi.

Ama bu durumun tutulacak yanı yok. Her köşesi dökülüyor. Kültür Servisi’ni uyarmıyor bile. Kaldırın bile demiyor. Doğrudan para istiyor.

Bu işin başka bir boyutu daha var. Bu yapılanlara Batı’da telif hakları trollüğü deniyor. Hikâye daha önce patent trollüğünde anlattığıma benziyor. Bir avukatlık firması yalan yanlış bir konuda telif haklarını çiğnediğinizi söyleyip şikayetçi oluyor. Sonra uzlaşmak için para istiyor. Siz kazanacağınızı bilmenize rağmen savunma masraflarını ve sizden gidecek zamanı düşünerek anlaşıyorsunuz. Burada yapılan tam olarak bu.

Başka alanlarda ve değişik şekillerde de yapılıyor bu. Mesela Digitürk beni yıllarca aramıştı (trollemişti), tehdit dolu mektuplar yazmıştı. 12 liralık kablomuzu vermedin o 50 lira oldu. Masraflarla 250 lira ver yoksa seni sürüm sürüm süründürüz. Her telefonlarına hakaretle cevap verip beni mahkemeye vermezseniz alçaksınız, haysiyetsizsiniz dememe rağmen bana yazmaktan bıkmadılar. Bir yığın insanı bezdirip tırtıklıyorlar çünkü.

Prof. Yaman Akdeniz’e danıştım, bu tip troll hukuk firmaları 2007 gibi İngiltere ve bazı başka ülkelerde ortaya çıkmış. İlk başta korsan porno ile başlamışlar. Arkasından film ve müzik devam etmişler. Akdeniz hakaret için de yapıldığını anlattı: “Hakaret için de yapmaya başladılar. Gelip sana ‘size hakaret edenleri şikâyet edelim veya dava açalım, uzlaşma/kazanma gelen parayı paylaşalım’, sizden de bu işleri takip etmek için ek ücret istemiyoruz.”

Son olarak şunu söylemek zorundayım. Aksu’yu dolaylı olarak tanırım. Bildiğim kadarıyla zarif birisidir. Ama her ne olursa olsun izin verdiği şey yazıda tarif ettiğimdir. Sezen Aksu konuya istemese de taraftır.

Bu konuyu toparlaması gereken Sezen Aksu’nun avukatları değil kendisidir. Kendisine yakışan budur.

Metin Solmaz Kimdir?

1969′da doğdu, Ankara’da büyüdü. İstanbul, Fethiye, Lapta, Lefkoşa ve Bodrum’da yaşadı. 1990 yılından bu yana yazılı basında ve muhtelif internet sitelerine yazıyor. siberalem.com, idefix.com, Overteam ltd ve Ağaçkakan Yayınları kurucularındandır. Kitapları: Kenardaki Milyonerler (1992, Korsan), Rock Sözlüğü (1994, Pan) Türkiye’de Pop Müzik (1996, Pan), Türkiye’ye Ait 100 Büyük Yanılgı (2015, Ağaçkakan), Erken Adam Hikayeleri (2016, Pan), 100 Ne Olacak Bu Memleketin Hali (Hazırlayan, 2016, Ağaçkakan)

Facebook: MetSolmaz |

Twitter: @metinsolmaz

Kaynak: Gazete Duvar

Gazeteci Yazar Dursaliye Şahan
Gazeteci Yazar Dursaliye Şahan
Yazı Aölyesi Edebiyat ve Sanat Platformu Dursaliye Şahan / Biyograf Sivas’ın Geyikpınar Köyü’nde doğan Dursaliye Şahan; dört yaşında ailesiyle birlikte İstanbul’a göç etti. İstanbul’daki banka memurluğunu, Londra’da temizlik işçiliği, öğretmenlik ve gazetecilik takip etti. Göçmenlik yıllarında, kadın, ırkçılık ve göçmenlik temalarının ağır bastığı öyküler, tiyatro oyunu ve romanlar yazan Şahan; uzunca bir süre Birgün Gazetesi’ne ve Avrupa Gazetesine röportajlar yaptı. Ayrıca Karikatürist Semih Bulgur ile birlikte, ‘Zabit Londra’da’ isimli haftalık bant karikatürünü hazırladı. Zaman zaman, çocuklar, engelliler ve yetişkinler için yazı atölyeleri düzenleyen Şahan, Anadolu Üniversitesi Radyo Televizyon Bölümünden mezun. Birçok öyküsü İngilizceye çevrilen yazar ayrıca hazırladığı sinema projesiyle 2012 yılında Kültür Bakanlığından senaryo yazım desteği aldı. Dizi projeleri de hazırlayan yazarın, çocuk gelinleri anlatan Güvercin isimli projesi ATV’de Sıla, Samanyolu’nda Küçük Gelin olarak oynadı. 2011 yılında Dr. Yahya Kanbolat Kısa Film Öykü Yarışmasında ve Türk Onkoloji Derneği’nin düzenlediği öykü yarışmalarında seçici kurul üyesi oldu. Yayımlanmış Eserleri: Şerbet (roman – 2020,)Benekli Vakvak (çocuk masalı – 2018 Sola Yayınları) Ayarsız Kadınlar Cemiyeti (roman – 2018 Sola Yayınları) Parantez Aşklar (öykü – 2017 Sola Yayınları) Tottenham Çocukları (roman – 2016 Sola Yayınları) Ah O Kadınlar (öykü 2016 Akademisyen Yayınları), Hikâye Hırsızı (2012- İşçi Edebiyatı Öykü Ödülü) Zabit Londra’da (Karikatür), Uçan Halı (Çocuk hikâyesi – Hatay Belediyesi sosyal proje) Fakir Cennet (öykü 2007 Crea Yayınları), Döndü (Halkevleri 1988 Öykü Ödülü) Düzenlediği kitaplar: Asi’den Taşan Öyküler, Ve Tanrı Aşkı Yarattı, Yahya Kanbolat Anısına Öykü Ödülleri Ödülleri: 2019 Cumba Kültür ve Sanat Platformu Öykü Ödülleri mansiyon (Ayşegül) 2019 Platform Avrupa Öykü Ödülleri birincisi (Asiye) 2019 İstiklâle Vefa Öykü Ödülleri / OKUNMAYA DEĞER ÖYKÜ 2016 Hematolojik Onkoloji Derneği ‘Kökten Değişen Hayatlar Öykü Ödülü’ (Hatice’nin Canı) 2012 Hikâye Hırsızı öykü kitabına; Abdullah Baştürk 2012 İşçi Edebiyatı ödülü 2007 Afyon Kocatepe Öykü Ödülü (‘Alev’) 2006 Hollanda Türk Evi, Hikaye ödülü. (Sakine) 2006 KASİAD(Kadının Sosyal Hayatını Araştırma ve inc. Dern.) Öykü ödülü (2068’de Bir Aşk Hikayesi.) 2006 Anafilya Öykü Ödülü (Kırro.) 2006 Edebiyat Dünyası Öykü Ödülü (Çay Şekeri.) 2005 CullTurkey Okuma Kulübü Öykü Ödülü (Takıntılı Kadın.) 2005 SES (Sağlık Emekçileri Sendikası) Öykü ödülü (Parmaklar.) 2004 SBS Radyosu Avustralya Öykü Ödülü (Parmaklar.) 1998 Halk Evleri Öykü Ödülü (Döndü kitabına.) 1996 Toplum Postası Türkçe Hikaye Ödülü (Kale) 1995 İmece Kadın Derneği Kadın Öykü Ödülü (Parmaklar.) 1987 Güneş Gazetesi Türkiye Öykü ödülü (Leo.) 1972 Hayvanları Koruma Cemiyeti Türkiye Orta Öğretim Hikaye Ödülü (Aynı.) Üye olduğu kuruluşlar: The Foreign Press Association, İngiltere Göçmen Sanatçılar Derneği, Türkiye Yazarlar Sendikası, Kadın Yazarlar Derneği, İLESAM, Türkiye Yazarlar Birliği dursaliye@gmail.com Kültür Bakanlığı tarafından yazım desteği aldı. Yayımlanmış Eserleri: Benekli Vakvak (2018 Sola Yayınları) Ayarsız Kadınlar Cemiyeti (2018 Sola Yayınları) Parantez Aşklar (film hikayeleri 2017 Sola Yayınları) Tottenham Çocukları (roman – 2016 Sola Yayınları) Ah O Kadınlar (öykü 2016 Akademisyen Yayınları) Hikâye Hırsızı (2012- İşçi Edebiyatı Öykü Ödülü) Zabit Londra’da (Karikatür), Fakir Cennet (öykü 2007 Crea Yayınları), Lonra’dan Bir Kadın Döndü (Halkevleri 1988 Öykü Ödülü) Düzenlediği kitaplar: Asi’den Taşan Öyküler Ve Tanrı Aşkı Yarattı Uçan Halı Yahya Kanbolat Anısına Öykü Ödülleri Ödülleri: 2016 Hematolojik Onkoloji Derneği ‘Kökten Değişen Hayatlar Öykü Ödülü’ (Hatice’nin Canı) 2012 Hikâye Hırsızı öykü kitabına; Abdullah Baştürk 2012 İşçi Edebiyatı ödülü 2007 Afyon Kocatepe Öykü Ödülü (‘Alev’) 2006 Hollanda Türk Evi, Hikaye ödülü. (Sakine) 2006 KASİAD(Kadının Sosyal Hayatını Araştırma ve inc. Dern.) Öykü ödülü (2068’de Bir Aşk Hikayesi.) 2006 Anafilya Öykü Ödülü (Kırro.) 2006 Edebiyat Dünyası Öykü Ödülü (Çay Şekeri.) 2005 CullTurkey Okuma Kulübü Öykü Ödülü (Takıntılı Kadın.) 2005 SES (Sağlık Emekçileri Sendikası) Öykü ödülü (Parmaklar.) 2004 SBS Radyosu Avustralya Öykü Ödülü (Parmaklar.) 1998 Halk Evleri Öykü Ödülü (Döndü kitabına.) 1996 Toplum Postası Türkçe Hikaye Ödülü (Kale) 1995 İmece Kadın Derneği Kadın Öykü Ödülü (Parmaklar.) 1987 Güneş Gazetesi Türkiye Öykü ödülü (Leo.) 1972 Hayvanları Koruma Cemiyeti Türkiye Orta Öğretim Hikaye Ödülü (Aynı.) Üye olduğu kuruluşlar: The Foreign Press Association, İngiltere Göçmen Sanatçılar Derneği, Türkiye Yazarlar Sendikası, Kadın Yazarlar Derneği, İLESAM, Türkiye Yazarlar Birliği
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.