ALTIN
DOLAR
EURO
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 24°C
Gök Gürültülü

Nazım Hikmet’in dedesi Kimdir?

Administrator
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/    Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782  -------*****-------  

Mersin’e dair tarihi bir hikaye…

1900 lü yılların başı…Yer Mersin..1860 lı yıllarda başlayan Amerikan iç savaşı sonrası Çukurova’da  pamuk üretimi başlar ve Mersin Çukurova’nın ihracat ve ticaret merkezi haline gelir. Şehirde 12 konsolosluk ile çok sayıda yabancı acenta ve temsilcilikler vardır.Bir çok yabancı işadamı yaşamakta ve ticaret yapmaktadır. Yoksul ailelerin çocukları ise hamallık yaparak , yoğurt pazarından (bugün hala Yoğurt Pazarı olarak mevcuttur) veya limandan alışveriş yapanların yüklerini taşıyarak ailelerine katkıda bulunmaktadır.

12 yaşındaki Memet de bunlardan biridir.

Mersin’de yaşayan İngiliz Lord Thompson , birgün yurt dışından gelen eşyalarını taşıtmak için Memet’i çağırır. Memet, eşyalar çok ağır olduğu için ilk anda kaldıramaz, fakat çevresindekilerin yardımıyla yük Memet’in sırtına yüklenir. Yükü, Lord’un malikhanesinin taş avlusuna taşır ve parasını ister. Fakat Lord ödemez parayı. Memet ısrar edince elindeki topuzlu bastonla Memet’in kafasına vurur ve Memet oracıkta ölür.

O sırada Mersin’in başında yönetici olarak mutasarrıf Nazım Paşa bulunmaktadır. (Mutasarrıf ,Vali ile aynı yetkilere sahip idarecidir).

Nazım Paşa olayı duyunca derhal Lordu makamına çağırır. Lord suçunu inkar etmez. Osmanlı kanunlarına göre cezası ölümdür, fakat Lord İngiliz olmasına güvenir ve kapitülasyonlar uyarınca kendisine yargılama yapılamayacağını söylemektedir. Fakat Nazım Paşa Lordu derhal tutuklatıp ,mahkemeye gönderir. Olay İngiliz konsolosluğu aracılığıyla, Mersin açıklarında bekleyen İngiliz savaş gemisine ve İstanbul’a akseder. 

İngiliz savaş gemisinin komutanı, Lord serbest bırakılmazsa, Mersin’i bombalayacağını söyler. Nazım Paşa bunun üzerine şehirdeki yabancıların, Mersin dışına çıkışını yasaklar. Lordu hızla mahkemeye çıkarıp, idam kararı verir.

Işte, bugünkü Yoğurt Pazarı meydanında darağacı kurdurup asar. Ayrıca savaş gemisinin şehri bombalaması halinde tüm İngilizleri asacağını söyler..!

Böylece şehir bombalanmaktan kurtulur…

Konu padişah 2.Abdülhamit’e aksettiğinde artık çok geçtir, Lord asılmıştır..

Zaten Nazım Paşa birkaç yıl öncesinde de Avusturya baş konsolosunu kovmuştur.

Yani vukuatlıdır… Abdülhamit’e İngilizler tarafından,Nazım Paşa’nın cezalandırılması yönünde büyük baskı vardır.

Abdülhamit bunun üzerine,Nazım Paşa’yı bir liman ve ticaret kenti olarak dış dünyaya açık olan Mersin tasarrıflığından alır ve Kayseri mutasarrıflığına atar.

İşte 12 yaşındaki bir çocuk için ,gözünü kırpmadan İngiliz Lordunu asan,şehrin bombalanması tehditlerine dik durarak gerekli cevabı veren o Nazım Paşa, Nazım Hikmet’in dedesidir.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.