ALTIN
DOLAR
EURO
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay °C

Mazi | Habibe Dirican

24.03.2022
370
A+
A-
Mazi | Habibe Dirican

Seneler sonra karşıma çıkmıştı.

Durdum, düşündüm,

Zamanı geriye sardım.

Takvim yaprağı 27 Nisan 2006…

Karşımdaydın.

Selasız gömdüğüm…

Toprağa değil, yüreğime.

Gözlerimin çölü…

Bedenimin katili.

Mert değildin, hançeri göğsüme saplamadın

Arkamdan vurdun…

Vurduğun yerden düşe kalka yeniden can verdim ben.

Yaralıydım…

Hüzünlüydüm…

Bir o kadar da kimsesiz…

El açtım,

Rabbime sığındım.

Kimsesizlerin sahibi o…

Allah var ya “Allah yar” dedim.

Son kez yaş aktı gözümden.

Sahra çöllerinde bıraktım,

Vurgun yemiş gemi gibi

Savrulup durdum gurbetin denizinde.

Güneş doğmadı dipsiz kuyuya.

Feryadımı duyan olmadı.

Dilim küstü insanlığa…

İçin için yandım, kavruldum, savruldum…

Kimse bilmemizdi içimde kopan fırtınaları.

 Ben bir anneydim.

Kanatlarımın altında sakladım yavrularımı.

Öyle görmüştük anadan, atadan.

“Gelinlikle girdiğin evden, kefenle çıkarsın!?” diye fısıldandı kulağıma usuldan..

Gelinliğim zaten kefen değil miydi?

Ölene iki kefen giydirilmiyor ki?

Kader dedik, iman ettik yazılan yazıya.

İsmail’i kurban ederken İbrahim,

İsmail geldi aklıma.

Teslimiyet!..

İsmail kurban olmadı, umut ışığı yandı.

Benimse umudum yoktu hç…

Ferman kesilmişti, kefen boylu boyunca…

“Alın, götürün kabre” demişlerdi.

Selam bile okunmamıştı.

Gömdüler beni gurbetin mezarlığına.

Şimdi katilim gelmiş onca zamandan sonra…

Film şeridi gibi geçti önümden yaşananlar.

Bir de durdum, yere baktım.

Sordum kendime:

“Habibe bu savaşı kim kazandı, ölen mi öldüren mi?”

Savaşı ben kazandım.

Yıkılan çatıyı ben onardım.

Ocakta aşı ben kaynattım.

Kara kışları ben geçirdim.

Fırtınaya, rüzgâra, yağmura kendimi siper ettim.

Sabrımdan bana üç çiçek düştü.

Rabbim onları bana emanet etti.

Belki hatam olmuştur,

Büyüttüğüm çiçeklere, bazen suyu fazla verdim,

Bazen susuz bıraktım.

Onlara kışın sıcacık güneş yazın serin esen rüzgar oldum.

Hiç ayazda bırakmadım…

Arkamı döndüm ve geçmişe kapattım tüm kapıları.

O dışarıda, bense çiçeklerimle kaldım.

Her şeye rağmen yaşam savaşını sen kazandın HABİBE DİRİCAN.

İsmin geçtiği yerde

Yaram kabuk bağlamadı.

Kalbimden helâllik almalısın…

Ya gözlerim,

Kimselere bakmayan gözlerim,

İlk sende tatmıştı aşkı

İlk senin gözlerinde gördü güneşi

Tenimi ısıtan ilk sendin.

Gözlerim masum bir çocuktu.

Senin için akan yaşlar dindi..

Çöl oldu şimdi.

Gözlerimden helallik al…

Ya dudaklarım,

Kimseye “seviyorum” demedi.

Sende açtı kilidini

Lâldı dilim…

Sevgiyi sevmeyi ilk seninle öğrendi.

Son sözlerimde dilim,

Adını anmamaya yemin etti.

Affı olmayan…

Özrün sende kalsın.

Senden sonra dudaklarımla yüreğim kilit vurdu,

Bütün sevmelere…

Öyle bir bıraktın ki,

Ellerim üşürken ellerinle tanıştı.

“Tutmasını biliyorsan tut yoksa yolumdan çekil” demiştim.

Senden sonra ellerim ne zehmeri kışlar gördü.

Ne çok isyanlar içinde dualar etti.

O gün bu gündür kendimden başka kimseye el uzatmadım.

Güvenimi de alıp gittin…

Senin için “sevdam” demiştim

Kalbime sığdırmadığımdın.

Saf ve temiz yüreğimle papatya narinliğinde sevmiştim.

Kalemimle benliğim sana yazılıydı sanki?

Yıllarca bir meczup gibi dolanıp durdum

Oysa sen benim hayatıma giren Azrailmişsin.

Kalbimi çalan ilk ve son hırsız..

Bense celladına aşık bir deli..

03.01.2021

….

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.