ALTIN
DOLAR
EURO
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay 28°C
Az Bulutlu

Hotanto Venüsü | Gerard Badou | Duygu Uzel

Hotanto Venüsü | Gerard Badou | Duygu Uzel

Epsilon Yayınları

Onun hikâyesi 1789’da başlayıp 2002 Mayıs’ına kadar devam eder.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Hotanto-Venusu-Gerard-Badou-Duygu-Uzel-Kitap_201X-DE5-1.jpg

Doğumu 1789 yılına rastlıyor.
1815 yılının 29 Aralık Cuma gecesi son nefesini verirken yıllar önce büyücünün bedenine giren şeytanları kanlı süt serperek kovmak istediğini hatırladı mı acaba? Ama o zaman büyücünün amacı vücudunu içinde bulunduğu sıkıntıdan yani ölümden kurtarmak değildi. Burada amaç; onu daha yakın vadede etkileyebilecek kem gözleri kovmak, uzaklaştırmaktı. Büyü ölümü engelleyemezdi. Onu bu talihsiz sona götüren abartılı inançların çok sadık ve iyi bir kölesi olmuştu. Ölüm bile onu özgürleştiremeyecekti.

Hotanto Venüsü önyargılı ırkçılığın aşırılıklarını öne çıkardı, belirginleştirdi. Çünkü o siyahtı, çünkü o bir kadındı, çünkü o şekil olarak farklıydı, çünkü o kendini sergiliyordu. Bu özelliklerin biraraya gelişi onu bulunmaz bir küçük düşürme malzemesi yaptı. Ama o önce etnografya Müzesinde sonra İnsan Müzesinde –her kuşaktan insanın kafasına kazınarak- ölümünden sonra bile uzun zaman süren bir üne sahip oldu. Ve işte çelişik bir son, doğumundan sonra geçen iki yüzyıl ve hala belirsiz olan geleceği: Tamamlanmamış bir hikaye, sonuç bölümü yazılmadan bırakılmış bir roman gibi. Ölümden sonra toprağa karışmak yerine müze müze dolaşmak gibi tuhaf, huzursuz bir yazgı…

Geçen zamanla Hotanto Venüsü’nün imajında bir değişim fark edildi. İçi saman dolu mumyası sanki her geçen güz azar azar Sarah Baartman ile karıştı, halk heykelini sanki gerçek et ve kemikten yapılmış gibi görmeye başladı. O takdim etmiyordu, o Hotanto Venüsü idi! Herkeste değişik heyecanlar, duygular uyandırdı. Kimi onunla alay etti kimi de acıdı. Ama ne yaşanırsa yaşansın çok yoğun yaşandı. Şimdi artık ziyaretçilerin meraklı gözlerinden uzakta, İnsan Müzesinin karanlık zindanlarında küflenmeye mahkum olarak ikinci defa ölüyor.
(Bitmeyen sergilenme silsilesi hangi kategoride değerlendirileceği tartışma konusu olmuş müze depolarında kilit altında kalmıştır. İnanılması güç olsa da sergilenen bedeni 2002 Mayıs’ında geleneklerine uygun biçimde gömülmek üzere Güney Afrikalı soydaşlarına teslim edilmiştir.)

Administrator
Administrator
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/    Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782  -------*****-------  
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.