ALTIN
DOLAR
EURO
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Mevzi Sağanak

Haftanın Yazarı | Melahat Ürkmez

16.12.2020
8.671
A+
A-
Haftanın Yazarı | Melahat Ürkmez

MELAHAT ÜRKMEZ İLE SÖYLEŞİ..

Röportaj: Melek Doğan

1)Kısaca kendinizi anlatır mısınız, Melahat Ürkmez kimdir?

Konya’nın Hadim kazasında doğdum. İlk, orta ve lise tahsilimi aynı yerde, üniversite tahsilimi Konya’da yaptım. Eski adı Selçuk, şimdiki adı Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Türkçe Bölümünden mezun oldum. Bir süre devlet okullarında öğretmenlik yaptım. Yanı sıra Halkla İlişkiler okuyarak uzun süre gazetecilik yaptım. Şu anda İstanbul Üniversitesi AUZEF Felsefe Bölümü 2.sınıfta öğrencilik hayatıma devam etmekteyim. Çoğu ulusal ve uluslararası ödüllü romanlarım, hikâyelerim, araştırmalarım, sahnelenmiş senaryolarım ve çok sayıda makalelerim var. Diğer yandan yorulmak bilmez bir enerjiyle, hayatımın merkezinde bulunan sanat uğraşlarımla multifaktöriyel çaba ve gayretlerimi sürdürüyorum. Üç çocuk sahibi bir anneyim. Annelik, duygusallığı da beraberinde getiriyor belki… Belki de duygusal yapımı daha da su yüzüne çıkarıyor. Dolayısıyla ulaşılanın dışında yani özgeçmişimin dışında kendime daha doğrusu iç dünyama şöyle bir dönüp baktığımda, santimantal bir insan olduğumu görüyorum. Bu yönüm yazarlığımı ve sanatçı kişiliğimi beslemekte; eserlerim için daha heyecan verici olmakta; stimule edici etkisiyle katkı sağlamakta, eserlerime yansımakta, diye düşünüyorum.Kalemime gelince yazdıklarımın yüzde ellisini yayımladım, kalanını ve şiirlerimi belki ilerleyen zamanlarda yayınlarım.

2)Ne kadar zamandır yazıyorsunuz?

Malumunuz yazmaya başlamadan önce istikrarlı bir okuyucu olmak gerekir.Okumayı beş, altı yaşlarında bir eğlence olarak görüp öğrendiğim andan itibaren masallar, hikâyeler, kısa ve anlaşılır romanlar ortaokulda yerli yazarların romanlarının çoğunu; lisede yerli, yabancı klasiklerin pek çoğunu okumuş, edebiyatın her türüyle ilgilenmeye başladım. Kitaplar adeta bir uzvum gibi elimden düşmez oldu. Okumak bir yerde yazma eylemini de beraberinde getiriyor. Orta ve lise öğrenimim boyunca Türkçe, edebiyat, kompozisyon derslerinde hep en iyiydim. Öğretmenlerim de fazlasıyla destek veriyordu. Ancak ne yazık ki o yıllarda şimdiki imkânlar yoktu, çevremde ise hiç model yoktu… Yazdıklarımı bir yerlere göndermek, yayımlatmak gibi… Evlilik hayatı, çocukların bakımı, okul hayatları gibi sorumluluklardan dolayı uzun yıllar yazmadım. Çocuklar büyüdükten sonra ve bir Japon arkadaşımın ısrarıyla ilk romanımı yazmaya başladığımda 2000 yılıydı. İlk romanımın ve ilk hikâyemin ödüller alması beni motive etti, o gün bu gün yazmaya devam ediyorum.

3)Yazmanızda en büyük etken nedir?

Yazma konusunda evrensel düşünüyorum, yazdıklarım insanlar için yararlı olabilir. Yüreklere dokunabilir. Özellikle tarihi romanlarımı yazmadan önce titiz bir araştırma sürecine giriyorum sonra duygularımı da katık ederek yazıyorum. Yazmayı, üretmeyi seviyorum. Güzel dönüşler, ödüller, takdirler almak beni motive ediyor. Daha çok yazılmamış bâkir konulara giriyorum. Örnek verecek olursam Hz.Mevlâna’nın Mesnevi adlı eserinin nasıl vücut bulduğu hakkında ilk romanı; Şems-i Tebrizi hakkında ilk araştırma-inceleme kitabını(22 baskı yapan bu eserim ünlü besteci Can Atilla tarafından senfoni yapıldı), Hadimi hakkında ilk romanı, Danişmend Gazi Destanı hakkında ilk romanı(bu romanım basım aşamasında) yazdım. Japoncaya çevrilmiş ilk Mevlâna konulu roman bana ait(Japon Büyükelçisi imzalı teşekkür mektubu gönderdi) Bir diğer romanım Felemenkçeye çevirisi yapılıp yayımlandı. İngilizce ve Farsça çevirileri de yayımlanma aşamasında.

4)Yazarken çektiğiniz en büyük zorluk nedir peki?

İnsan bir işi çok severek yapıyorsa zorluk çektiğini hissetmez. Pek çok mesleğim oldu, öğretmenlik, yazarlık, senaristlik, gazetecilik, televizyon program sunuculuğu, bankacılık gibi. Bankacılık ilk mesleğimdi ve sevmeyerek yaptığım tek işti, 3 yıl çalıştıktan sonra istifa ettim zaten. Ama gazetecilik(her biriminde), öğretmenlik, tv programı yapıp sunmak, senaristlik, yazarlık çok severek yaptığım mesleklerdi, bütün zorluklarına rağmen bana hiç zor gelmedi. Şu anda emekliyim. Yazarlığa ve senaryo yazmaya devam ediyorum. Pandemi süreci dolayısıyla malum ertelendi, pandemi sonrası kısmetse sahnelenecek.

5)Kitaplarınız en çok hangi yaş gruplarında ilgi çekiyor?

On beş yaş üstü herkes okuyabilir. On beş yaş altı zeki bir çocuk da çok rahat okuyup anlayabilir(Bazı kitaplarımı). ÖrneğinDiyar-ı Aşk / Gönül Bahçesinde Mevlâna / Ödlek Musa adlı eserlerim, Necmettin Erbakan Üniversitesi tarafından kurulan UNİKOP Sesli Kütüphanesinde(Dijital) “Sesli Kitap” olarak seslendirildi.

6)Yazarken ilham aldığınız şey nedir? Bir kişi olabilir, bir nesne olabilir. o ilham periniz size ne olunca geliyor?

Yazarken ilham beklemem. Yeter ki müsait olup bilgisayarın başına geçebileyim. Tema kendini yazdırır zaten. Yazmaya başladıktan kısa bir süre sonra adapte olduğunuz olayın içinde bir aktör oluverirsiniz. Empati kurabilmek de diyebiliriz. Yazarken yaşıyor; yaşıyorken yazıyorum. Kimi zaman ilham mıdır, anlatamadığımız başka bir duygu mudur bilmiyorum ama her insan gibi bir okyanusu seyrederken, gökyüzünü temaşa ederken, yemyeşil bir ormanın derinliklerine bakarken, bir lalezarda veya bir gülzarda gezinirken farklı bir halet-i ruhiyeye dalabilir, farklı ve bâkir imgelerle, şiirsellikle hemhal olabilirsiniz ve yazmadan edemezsiniz. Sorduğunuz ilham perisinin gelmesi o asude anlardır belki de…

7)Beğendiğiniz ve kitaplarını okuduğunuz bir yazar var mıdır?

Sayısını hiç bilmiyorum, bu yaşıma kadar yüzlerce kitap okudum, “Özellikle bir yazarın kalemimde etkisi var mıdır?” Bilemiyorum, illa ki vardır, bir yazarın değil de yüzlerce yazarın etkilerinin harmanlanmasıyla özgün bir üslup ortaya çıkmış da olabilir. Şu yazar gibi yazayım şeklinde bir amacım olmadı.

Hangi birini söylesem bilemiyorum, edebiyatı sevdiren eserler o kadar çok ki… Her seçip okuduğum eser edebiyatı sevdiriyordu. Hâlâ öyle… Beni yazarlığa iten eserler hangileri diye düşündüğüm zamantabi ki klasikleşmiş yazarlara hayrandım, seviyordum ama “Yazar olacağım” diye bir iddiam ve idealim pek yoktu, biraz mükemmeliyetçi tarafımdan dolayı olsa gerek belki de kendimi yeterli görmüyordum. Sayısını hiç bilmiyorum, bu yaşıma kadar yüzlerce kitap okudum, “Özellikle bir yazarın kalemimde etkisi var mıdır?” Bilemiyorum, illa ki vardır, bir yazarın değil de yüzlerce yazarın etkilerinin harmanlanmasıyla özgün bir üslup ortaya çıkmış da olabilir. Şu yazar gibi yazayım şeklinde bir amacım olmadı.Yazarlığa ilk adımım, sevdiğim bir arkadaşımın ısrarı üzerine başladı ve ilk eserlerimin ödül almasıyla devam etti. İlla ki birkaç isim verecek olursam çok beğendiğim ve hemen aklıma geliveren yabancı yazarlar: Turgenyev, Dostoyevski, Tolstoy, Maksim Gorki, Emile Zola, Umberto Eco, Victor Hugo, Balzac, Goethe, Nietzsche, Kafka, JackLondon, IrvinD.Yalom, williamchittick, AnnemarieSchimmel… Yerli yazarlar; Oğuz Atay, A.H.Tanpınar, Peyami Safa, Halit Ziya, Halide Edip, Yakup Kadri, Reşat Nuri, Tarık Buğra, Kemal Tahir, Sabahattin Ali… Şunu da eklemek isterim. Okuma alışkanlığını edindiğimden bugüne kadar ne siyasi, ne fikri kategorize etmeden her cenahtan kitap okumayı seviyorum. Son otuz yılımda Mevlana ve Şems ilgim vesilesiyle başta Mevlana Celaleddin Rumi’nin eserleri olmak üzere mutasavvıfların ve ilgili eser vermiş mütefekkirlerin eserlerini okumaya, araştırmaya ağırlık verdim. Tabi yanı sıra diğer katmanlarda da okumaya devam ediyorum. Keşke gün, yirmi dört saatten fazla olsa, ömrüm kifayet etse daha çok okuyabilsem…

8)Peki yazarlarla görüşme imkanınız oldu mu? Bir araya geldiniz mi hiç?

Elbette. Şöyle ki kaç yıl olduğunu hatırlamıyorum yaklaşık on, on beş yıldır Türkiye Yazarlar Birliği Yönetim Kurulu Konya Şubesi üyesiyim. Yönetim olarak yıllık takvim belirliyoruz. Dolayısıyla bir yılın hemen hemen her haftasında bir yazarı ya da akademisyeni konuk ediyoruz. Tanışıyor konferansını dinliyoruz. Bundan ayrı kendim sempozyum veya konferans vermek için davet edildiğim yurt içi yurt dışı gezilerimde ya da müstakil gezilerimde pek çok yazarla, sanatçıyla tanışma imkanım oldu.

9)Konularınızı nasıl seçiyorsunuz?

Konular kendi kendini seçtiriyor. Daha çok yazılmamış alanlarda yazarak gençlere bir çığır açarak daha güzelinin yazılmasını hedefliyorum. Şimdiye kadar yazdıklarım tarihi olduğu için manevra alanım kısıtlı. Muhayyilemi sınırsız ve özgür kullanarak bir roman yazma düşüncem de var.

10)Peki son olarak buradan okurlarınıza seslenmek isteseniz ne derdiniz?

Lütfen eğitime ve çok kitap okumaya; çocuklarınıza, çevrenize de okutup sevdirmeye önem veriniz.

11)Kitaplarınız ve ödüllerinizden bahseder misiniz?

Yayımlanmış Kitapları:

1-)Sözcüklerin Nefesinde (Roman)

2-)Gönül Bahçesinde Mevlana(Roman, 6.baskı)

3-)Mevlâna’da Aşk Sırrı ve Nihai Bütünleşme(Araştırma, 3. baskı)

4-)Şems-i Tebrizî(Araştırma, 22. baskı)

5-)Diyar-ı Aşk(Roman, 2.baskı)

6-)Aşkın Katibi(Roman)

7-)Ödlek Musa(Ödüllü hikâyeleri)

😎Hadimi/Lâle Devri’nden Bir Âlim(Roman)

Sahnelenmiş Senaryoları:

1-)Ya Şehit Olur Ya Gazi Anteplim” adlı, müzikal resital,

06 Şubat 2020’de, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin yapımcılığını üstlendiği, Geleneksel Anadolu Kültür ve Sanat Atölyeleri Akademisi(GAKSA) işbirliğinde sahnelendi. Işın Fırat, sahneye koydu, Volkan Ateş Gürbüz’ün yönetmenliğini, yaptı, Can Atilla müziklerini besteledi.

2-)”Emanet-i Mukaddese” adlı müzikal resital,

26 Eylül 2019’da. Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin yapımcılığında; Işın Fırat’ın direktörlüğünde sahnelendi.

Ödülleri:

1-)“Milletlerarası Tarihi Roman Büyük Ödülü Beratı, Birincilik Ödülü”

26 Kasım 2015’te Türkiye Yazarlar Birliği(TYB) Genel Merkez tarafından verildi.

2-)“TV Kültür Sanat Dalı İkincilik Ödülü”

Konya Gazeteciler Cemiyeti tarafından 2010 yılında “Geleneksel Yılın Gazetecilik Başarı Ödülleri” töreninde verildi.

3-)“Gönül Bahçesinde Mevlâna” adlı romanı,

2004 yılında T.C. Konya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne, TYB tarafından bastığı kitaplardan dolayı ödül verilen 6 kitap arasında yer aldı.

4-)“Ömer Seyfettin Hikâye Yarışması Özendirme Ödülü”

2003 yılında, “Buzkaşi” isimli ilk hikâyesi, Kültür Bakanlığı ve Türk Edebiyatı Vakfı’nın ortaklaşa düzenlediği yarışmada ödül aldı ve kitaplaştırıldı.

5-)“İlk Romanlar Yarışması”

2003 yılında “Sözcüklerin Nefesinde/Ateizmden Allah’a” adlı romanı, Beyan Yayınevi tarafından, “Okunabilir En İyi Roman” seçildi.

6-)Yaptığı televizyon programları, yayımlanan kitapları, sunduğu bildiriler dolayısıyla “Konya Kültürü”ne katkılarından dolayı çeşitli resmi kurum, kuruluş ve Sivil Toplum Kuruluşları’ndan çok sayıda ödüller ve plâketler aldı.

Yayımlanmış Makalelerinden bazıları:

1-)“Romanlarımda 13.Yy. Konya’sı ve Hz.Mevlâna”

“III.Milletlerarası Tarihi Roman ve Romanda Tarih Bilgi Şöleni Bildiriler”, s.334-342, Türkiye Yazarlar Birliği,  27-29 Kasım 2015 Ankara.

2-)“Ahîlîk, Konya’da Âhîlik Teşkilatı ve Zâviye Evleri”s.111-125, XIV.Özel Sayı

“Karatay Ticaret Odası(KTO) İpek Yolu Dergisi”, Konya, Aralık 2013.

3-)“Büyük Türk Mutasavvıfı Yûnus Emre”,

“Türk-İslâm Medeniyeti Akademik Araştırmalar Dergisi”, S.6, s.161-181, Konya 2008.

4-)“Cemil Meriç’in Fikri Gelişim Süreci”,

“3. Uluslararası Antakya Kültür Sanat ve Edebiyat Günleri Bildiriler”, Antiocheia Orantes, s.47-55, TC. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve TYS Aalen-Antakya Kültür Derneği Vektör Uluslararası Bilimler Akademisi, 30 Nisan- 4 Mayıs 2008.

5-)“Ahıskalı Korkut Ana”

“Tarık Buğra Anısına Hikâyeler”, s.157-164, Akşehir Belediye Başkanlığı, Şubat 2008.

6-)Konya Büyükşehir Belediyesi “Konya Ansiklopedisi”nde çeşitli maddeler.

7-)Karatay Belediyesi, “Karatay Kitabı”nda çeşitli maddeler.

😎Gazete ve çeşitli dergilerde 2 binin üzerinde köşe yazısı, şiir, deneme, gezi, makale ve hikâyeleri yayınlandı.

Hakkında yayımlanan Akademik makaleler, Ansiklopedi Fasikülleri, vb.;

1-)Akademik Araştırmalar Ansiklopedisi, Melahat Ürkmez hakkında, 2 Özel Sayı Fasikül, c.16, s.10, 30 Mart 2016  / c.16, s.11. 06 Nisan 2016.  Konya

2-)ALTINTAŞ, Şeyma Nur, “Melahat Ürkmez, Hadimi/Lâle Devri’nden Bir Âlim”, Karatay Sosyal Araştırmalar Dergisi, S.3, s.305-310, KTO Karatay Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi, 2019 Güz.

3-)Çeşitli üniversitelerde ve bölümlerinde kitapları hakkında makaleler yayımlandı. 

4-)Kendisi ile çok sayıda ulusal ve yerel gazete ve dergilerde röportajlar yapıldı, yayımlandı.

Administrator
Administrator
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/    Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782  -------*****-------  
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.