ALTIN 399,48
DOLAR 6,8655
EURO 7,8395
BIST 1,1413
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Az Bulutlu

Haftanın Hikayesi | Kırık | Sevil Arık Tok

12.02.2020
386
A+
A-
Haftanın Hikayesi | Kırık | Sevil Arık Tok

Gözlüğünü düzeltip elindeki adres kağıdına yeniden baktı. Hakiler içinde bir kadın hızlı hızlı  sokağı döndü. Sokaktaki çiçek kokusu genzini yaktı, yutkundu.. Uzaktaki bir evden “Lacrimosa” duyuldu.

Karanlık bir koridordan meraklı  bakışlarla geçti Leyla. Zile bastı ve sabırsız bir çocuk gibi ayakkabısını şıp şıp yere vurdu. Suna açtı kapıyı.

“Merhaba, ben…” diyordu ki  tam… :

“Leyla olmalısın, lütfen gir” dedi Suna..

Büyük bir salona giriyordu genç kadın, dar girişten bir hamlede sokuluverdi. Omzunun üstünden Suna’ya gülümseyerek ciltli kitaplar ve yer yer kurumuş çiçeklerden sonra tabloda gülümseyen  kadına doğru yürüdü.  Yer yer sararmıştı tablo, hemen kenarında ise tozlu ve yeşil bir….:

“Merhaba ben Kemal, terasta oturalım içerisi havasız…”

Tam karşısında durmuş gülümsüyordu ..İnsanı içine alan kocaman bir çift göz, bir çift cam bilye..Leyla gülümsedi:

“Kemal Bey. A. Baykara için buradayım. Selam söyledi, dedi ki  kalptenmiş. Kalptenmiş derken elini acemice göğsüne koydu.  Bilyegöz de seri bir hareketle sol yanını tuttu:

“Yüreğimin tam üstünde”. Sesi titriyordu.

“Leyla” diyerek elini uzattı genç kadın. Islak kül ve çiçek kokusu vardı üstünde.  Suna, sıcak tarçın fincanlarıyla  yanlarında belirdi bir kez daha. Bilyegöz, yoğun bir karanlığı aydınlatır gibi bakıyordu Leyla’ya. Sukunet, küçük bi ışık hareketiyle dahi kırılabilecek, sabun köpüğü kadar hassas bir dengenin içinde salınıyordu. Leyla kararlı  bir duruşla bekliyordu eline karşılık bulamasa da.

O an, bi şey oldu. Sessizliği, hazinliğiyle  paramparça eden tarifsiz bir şey…  Zamanın durması gibi, çok ani ve çok dokunaklı… Küçücük bir  anlama muhtaç, ama zerre kadar fırsat vermeyen anlatmaya.. Suna, Bilyegöz ve Leyla’nın elini aniden birleştiriverdi:

“Kemal Bey” dedi sesini temizleyerek..

“Konuğunuz elinizi sıkmak istiyor.”..

Ne oldu? Cam gibi bakan bi çift bilyenin içinde küçülüp kayboldun Leyla!  Merhamet, yaşam ehli bir bilge gibi kurulup kalbine oturdu.. Vahadaki seraptı, kayboldu neşe..Ve yerle bir olmasına engel olamadığın bir burkuluş…

“Leyla dedi fısıltıyla Bilyegöz:

“…Görememek büyük bir kayıp seni…!”

“Düşünce bulutumdan geçiyordu, sıcak bi ekmeğe dokunur gibi oldum. Gözlerimin orada olduğunu nerden bildin?”..

***

 Sevil Arık TOK

Sevil Arık TOK
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.