ALTIN 501,51
DOLAR 8,1790
EURO 9,6730
BIST 1,1811
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Sisli

Haftanın Hikayesi | Akışkan Aşk | Zygmunt Bauman

31.05.2020
246
A+
A-
Haftanın Hikayesi | Akışkan Aşk | Zygmunt Bauman

Çevirmen: Işık Ergüden, Alfa Yayınları, s.118-120

“Anlamak, ahlaklı olmaktır. Ahlaklı olmak, anlama fırsatını kullanmaktır.”

Belki de dünyanın alışkanlıklarını değiştirmek ve insanın yaşadığı ortamı insan haysiyetine daha uygun bir yer kılmak, böylelikle yaş ilerledikçe çocuğun insanlığının tehlikeye girmemesini sağlamak daha iyi olurdu. Genç Henryk Goldszmit doğduğu yüzyılın umutlarını paylaşıyordu, insanların dünyanın iğrenç alışkanlıklarını değiştirebilecek güce sahip olduklarım sanıyordu: Hem gerçekleşebilir hem de gerçekleştirilmesi gereken bir görev. Ama zaman geçtikçe, iyi ve kötü niyet kurbanlarının ve “yan etkileri”nin sayısı zirveye vardıkça ve düşler hayal gücüne giderek daha az yer verecek şekilde, hayat yerini ölüme ve çürümeye bıraktıkça, söz konusu büyük umutlar bütün inandırıcılığını yitirdi. Henryk Goldszmit’in kendisinin bile bilmediği rahatsız edici hakikati Janusz Korczak gayet iyi biliyordu: insan haysiyetine yaraşır bir dünyaya götüren hiçbir kestirme yol yoktur; haysiyetlerini çoktan yitirmiş ve başkalarının haysiyetine saygı gösterme alışkanlığı olmayan insanlar tarafından her gün yeniden inşa edilen “reel dünya”nın ise haysiyet ölçütüne uyma şansı pek azdır. 
Bizim dünyamıza kusursuzluğu benimsetemeyiz. Ne erdem dayatabiliriz ne de erdemli davranmaya ikna edebiliriz. Bu dünyayı ne orada yaşayan insanlar için sevimli ve hoşgörülü kılabilir, ne de idealde arzu edilen haysiyet düşleriyle uzlaştırabiliriz. Ama denememiz gerek. Siz de deneyeceksiniz. Henryk Goldszmit’in kaleminden doğan Janusz Korczak olsaydınız siz de her koşulda bunu yapardınız. 
Ama nasıl denerdiniz? “Büyük Toplum” içinde güvenlik ve özgürlük dairesini kareye dönüştürmeyi başaramadığından, demir parmaklıklı sitelerin, alışveriş merkezlerinin ve lunaparkların tasarımcısı haline gelivermiş olan şu eski tarz ütopik kâhinler gibi denemezdiniz herhalde… Her insanın doğuştan sahip olduğu haysiyeti çalmak, çürütmek ve sakatlamak isteyen hırsızlara ve kalpazanlara karşı koruyarak yapardınız bunu; ve henüz vaktiniz varken bütün bir ömür boyunca sürecek bu göreve haysiyetli çocukluk yıllarınızda başlardınız. Ağaç yaşken eğilir!
Buna varmanın bir yolu, muhtemelen de en akla yatkını, insanın aşağılanma ve haysiyetsizlikleriyle çürümüş ve kirlenmiş bir dünyanın sağlığa zararlı sızıntılarından çocukları korumaktır; sığmak kapısının hemen öte tarafında işleyen orman kanununun sızmasını engellemektir. Korczak’ın öksüzler yurdu savaş öncesinde bulunduğu Krochmalna’dan Varşova gettosuna taşındığında, Korczak giriş kapısının kapatılmasını ve giriş katındaki pencerelerin tuğlalarla örülmesini emreder. Gaz odalarına pek yakında başlayacak sevk ihtimali gerçeğe dönüşürken, Korczak’ın öksüzler yurdunu kapatma ve bazılarının tek tek kaçma ihtimali (yalnızca bir ihtimal!) olur diye çocukları bırakma fikrine karşı çıktığı söylenir. Belki de bu zahmete değmediğini düşünüyordu: Sığınaklarının dışına çıktıklarında çocuklar korkuyu, aşağılanma ve nefreti öğreneceklerdi. En kıymetli değeri yitireceklerdi: kendi haysiyetlerini. Haysiyetleri bir kez ellerinden alındığında, hayatta kalmak neye yarar? İnsani değerlerin en kıymetlisi olan bu değer, insanlığın olmazsa olmaz özniteliği haysiyetli bir hayattır, yoksa ne pahasına olursa olsun hayatta kalmak değil.
——————–

Zygmunt Bauman VERSUS KİTAP

Bu eserin başkahramanı insan ilişkisidir. Başkişiler erkekler ve kadınlardır. Beyinlerinden ve kolayca kul-lanılıp atılabilir duygularından başka bir şeye gü-venmekten umutlarını kesmiş, ihtiyaç durumunda güvenebileceği yardımsever bir ele özlem duyan biz çağdaş insanlar… Yine de, “ilişkide olma” durumu, özellikle de “sürekli” ilişkide olma durumu onları te-reddüde düşürüyor. Bunun onlara yükümlülük da-yatmasından ve baskı uygulamasından çekiniyorlar, böyle bir şeye ne dayanabiliyorlar ne de hazır hisse-diyorlar kendilerini. Dahası, ilişki kurmak için ihtiyaç duydukları özgürlüğü ciddi biçimde sınırlandırabile-ceğini düşünüyorlar… Bu kitap akışkan modern dün-yamızda birlikte ve ayrı ayrı yaşamanın risk ve kay-gılarına adanmıştır.
İnsanlar arasındaki bağların kırılganlığına, güvensiz-lik duygusuna, modern çağın kışkırttığı çatışan arzu-lara ve aşkın kökten değişen doğasına dair günümü-zün en özgün düşünürlerinden Bauman’dan etkili bir deneme.



Yazar
Yazar
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/    Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782  -------*****-------  
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.