ALTIN
DOLAR
EURO
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay °C

Geç kalınmış Tiradlar | Gökhan Barış Pekşen

24.03.2021
1.880
A+
A-
Geç kalınmış Tiradlar | Gökhan Barış Pekşen

İnandığım bütün zehirleri içtim

ama tükürdüm

bir gün dönersin diye..

Bir gün dönersin diye

kendimi buna inandırdım budalaca,

dedim ya bir gün dönersin diye..

y i n e g e l d i k ö r g ü n l e r

Yoksun ki,

ruhum bomboş vagonlar gibi bu köhne

kırık dökük tren istasyonunda..

Yalnızlık dediler bunun adına

ve sürekli tekrarlattılar bana

her tekrarladığımda en başa döndüm ve üfledim mumu..

Yüzümdeki lekeler,

neşemdeki şımarıklık aslında hep kendimi saklama niyetimden

çünkü;

her sevgi içinde bir ölüyü taşırmış Marianna..

Şubat/14 Marsala 1968

Zaman felaketindir diye fısıldadı düşümde bir kadın,

kan ter içinde uyandım

suyu soğuğa çevirip ağladım

aynadaki yüzüme bakıp ağladım o gece Marianna

renklerimi ruhumdan söküp koparttılar diye haykırdığımı ..

Ne sen duydun sesimi

ne de Tanrı..

06/Mart Padova 1968

Ama bir tarafımız yetimdi seninle

çan sesleri kadar sessizdi içimizdeki bu inanç

ve hatırla ne olur o geceyi Annamaria,

Rahle’nin önünde sana yazdıklarımı okuyan kör bir Tanrı’nın avuçlarıydı gözlerim

lakin bazı insanlar kendi kendine iyileşemez sevgilim

ama görünce bilirsin –

en basitinden onlarla veya yanındayken

iyi,

çok iyi hissedersin..

Kendime baktığımda

saçları beyazlamış,

benlerim bedenimde affedemeyeceğim günahlar biriktirmişti

söyle bana şimdi Annamaria,

kimin parmak izleri bunlar..

Ben,

gökyüzünde gezinen bir Tanrı olmaktansa

riyakar bir kul olmayı seçmiştim,

bu yüzden gerçek acının ne olduğunu anlamıştım.,

bilmiştim..

23/Haziran Trieste 1968

Vallahi de kadeh tokmaklarının sesi geliyor aklıma..

Sabahın ilk ışıklarında turnalar geçiyor gözlerimin önünden

ruhum, çocuğunu savaşa

ruhun, çocuğunun kefenini hazırlıyor..

Kahinler suskun,

deryalar pusuda..

Bir yelkenli savruluyor dört bucakta

içimizde yeşeren o ilkel ormanda..

Kadim çağlardan kalmış bir ses bu Annamaria

kimsenin okuyamadığı bir haritada

gizlenmiş bir Tanrı’nın gözyaşı düştü toprağa

çekilmesi güç bir halattır dedim kader

ve kapattım gözlerimi senden arta kalan bir zamana..

05/Kasım Messina 1968

Sır tarafına dönen bir aynayla seviştim dün gece Annamaria

sırf seni unutabilmek için hayatıma giren tüm kadınları aradım

ve o aynanın önünde çırılçıplak soyunarak kırdım kalplerine sapladığım hançeri..

Artık hiç ses yok,

kimse tanıdık değil,

gideceğim bir adres de yok artık..

Bundan sonra korku olmayacak,

aşk kendi kaybının küllerinden doğacak Annamaria..

Bunun altında yıllarca yaşadık,

gözyaşlarımdır sabah..

12/Aralık Siracusa 1968

Bazen ücretsiz bir fahişe gibi hissediyorum senin bastığın ve ertesi gün terk ettiğin bu şehirleri,

iyi ki gittin benden Annamaria..

Gökyüzü kadar ağır kalbim geceleri

hiçbir insanı sevmemiş erkek kalbim nasıl da anlar bunları..

Ben erkeğim,

çocukken de erkektim

dövülürken de

tacize uğrarken de erkek..

Ayakkabımı bağlarken,

uyuşturucu içerken

sevdiğim kadınla sevişirken de erkek..

Daha ne söyleyebilirim..

Adını duyuyorum

Tanrı mı fısıldıyor bunu kulaklarıma..

Ama bu çok güzel

ama yaralayan..

22/Şubat Bologna 1969

Duydum ki;

ağır ağır ilerleyerek kaybolmuşsun beyaz bir bulutun içinde

hangi gözyaşı düşer ki toprağa ve devam eder yaşamaya..

O yüzdendir bu son saatler

O yüzdendir rakıya bastığım tertemiz sular..

İnsan kendi kalbi kırıldığında

aynasında suretinin ağladığını izler

senin ağladığını..

Bu gece saçlarımı okşayan Tanrı’nın elleri olsun istemezdim Annamaria..

Ne kolum kırıldı

ne de Tanrı,

ne de su çiçekleri..

Kimseye muhtaç olmamak için insanlığımı yok ettim bu gece

şimdi konuşmamak için gündelik şeylerle öldürüyorum ruhumu,

midem bulandıkça tüm çiçekler üzgündür sevgilim..

Mayıs ayı,

öyle sesli akşamın olduğu bu gece

sensizlik yarası olan bir bahçe o koyu mor ruhtan,

utandığımız her ne varsa?

04/Mayıs Florance 1969

Bu gece bir kitap bitirdim

o beni anlamadı..

İşte sevdiğimiz her şey böyle devam ediyor..

Ben yüzümdeki ve bedenimdeki benlerin masalını,

kör olduğumda yazacağım..

Gördükçe uzun uzun hayali sanıyor insan odasındaki katlı mezarlığı..

Orada mısın Annamaria;

israf edilmiş anlar geri dönmeyecek

neden tek başıma öldüğümü merak ettin mi hiç?

Öylece parmaklarımdan kayıp gittin sen

ve utanıyorum –

ve bedelini ödedim..

Ve şimdi sussun herkes,

ucuz bir şarabın şişesi düştü ellerimden denize..

O ilk kez açtığım gözlerle dünyaya

attım kulaçlarımı ölüme..

Güneş de tutuldu

Ay da..

20/Nisan Roma 1969

– Gökhan Barış Pekşen

– Geç kalınmış tiradlar

– 12122020

Gökhan Barış Pekşen
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.