ALTIN
DOLAR
EURO
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay 32°C
Açık

Çağrışım kuşları | Gazanfer Eryüksel

Çağrışım kuşları |  Gazanfer Eryüksel

I

Çelişme / çatışma doğasıydı şeylerin

Suda kuruyandı kök

Çölde yeşerten kendini

 

Zahiren fiziki bir yakınlık olarak bilinen eşlik etmenin görünende görünmeyen boyutu evrensel genişliğidir şeylerin. Aynayı ayna yapan sır…

 

II

Unutulmuş eşyalar

Emanetçi dükkânındaki

O eskil bavul mesela

İçindekileri kitabın

 

Hayatın / hayatının, eski izlerini / eskizlerini taşıyan bavulu neden, niçin unutulduğu üzerine düşürmek sözü. Bavuldan bir günlük / hatıra defteri çıkması armağanı olacaktır şüphesiz söz düşürmenin yol haritasına.

Eşyalar ise çağrışım kuşlarıdır zaman yolculuğunda. Bir de albüm çıkarsa bavuldan al sana yarı drama belgeselin görselleri. “Yaratıcı aklın olduğu yerde, mantık, kapılar üzerindeki nöbetini gevşetir ve fikirler bir heyulâ içerisinde koşturur” der Friedric Schiller.

 

Sanat, yeniden tanımlanması değilse zamanın nedir ki? Görme biçimlerini okurun / izleyenin / dinleyenin değiştiren açı. Göğe çıkmış denizin yazıdaki pusulası.

 

Çember, topaç çeviren çocuktu

Dengesizlikteki denge

Çağrışım döngüsündeki

 

“Kendinizden iyi olmaya çalışın” demesin mi William Faulkner.

 

III

Cebinde birkaç harf gezdirmek şifacıların işiydi. Suya birkaç sözcük serpip zamanı okumak da.

Gelecekten gelen bir tümceydi, ışığı heceleten renklere.

 

IV

Bir kültürü yeniden kurgulayıp yazarken salt kavramlar, sözcükler, terimler yeterli değildir. Metin yazarı eğer o kültürü içselleştirememişse kullanılan kavram, sözcük, terim vb. doku uyumsuz yamalar gibi görünürler. İçselleştirilemeyen o kültürün doğu-batı olması da fark etmez.

 

Basketbolda sayı pası olur da edebiyatta olmaz mı hiç? İşte tam da burada katılımcı okura bırakmalıyız sözü. Yukarıda ifade etmeye çalıştığım durumun örneklerini siz bulun lütfen.

 

Hep söyleyip, yazdığımız gibi okuyan yazandan arif gerek.

 

 

 

 

Administrator
Administrator
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/    Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782  -------*****-------  
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.