ALTIN
DOLAR
EURO
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Mevzi Sağanak

Yeryüzü ölçümü hakkında bilinmeyenler?

Administrator
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/    Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782  -------*****-------  

Harita nedir ?

        Yeryüzünün dar ya da geniş bir bölümünün coğrafi, jeolojik ve politik özelliklerini, bir ölçeğe bağlı olarak grafik yolla gösterimidir.

Tarihte ilk harita çizimleri ne zaman yapılmıştır?

        Yapılan araştırmalara göre harita olarak benimsenebilecek ilk çizimler Tarih Öncesi Çağların Orta Çağ dönemine (M.Ö. 10000-8000) kadar uzanmaktadır.

İlk harita çizimleri nasıldır ve nerelere çizilmiştir?

        İlk çizimler yeryüzünün yalnızca nehir, dağ, yol gibi birkaç ayrıntısını gösteren ilkel çizimlerdir. Bunlar Tarih Öncesi Çağı Haritalarıdır.
        Tarih Öncesi Çağı Haritaları, duvar, mağara duvarı, kayalar gibi durağan veya çanak çömlek yüzeyi, deri, post, kemik gibi taşınabilir eşyalar üzerine çizilmiştir.

Türkiye‘de Tarih Öncesi Çağlara ait harita var mıdır?

        Yakın tarihte yapılmış değerlendirmelere göre Tarih Öncesi Çağlarına ait olan, 57 harita belirlenmiştir. Bunlardan bir tanesi de Türkiye’de Çatalhöyük’te bulunmuştur.

Çatalhöyük Haritası nerede bulunmuştur?

        Çatalhöyük, Orta Anadolu‘da Konya il merkezinin güney doğusunda yer alan Çumra ilçesinin 12 km kuzeyindeki Küçükköyün’ün hemen yakınında, iki höyük üzerine kurulmuş olan Cilalı Taş Devri yerleşim yerinin adıdır. 
        1963 yılında yapılan kazılar sırasında aralarında Çatalhöyük haritasının da yer aldığı bir çok önemli ve özgün eserler ortaya çıkarılmıştır. 
        New York’ta bulunan Dünya Anıtlar Vakfı, Çatalhöyük’ü dünyanın koruması gereken 30 tarihsel mirası arasına almıştır.

Çatalhöyük Haritası şimdi nerededir ? 

 Haritanın ana parçası Anadolu Medeniyetleri Müzesinde sergilenmektedir.
  Müzede sergilenmekte olan harita (Kuzey duvarındaki dört parçanın üçü

Tarihte ilk Türk Dünya Haritasını kim yapmıştır?

        İlk Türk Dünya Haritasını, Kaşgârlı Mahmud XI. yüzyılda yazmış olduğu Divan-ü Lugat’t-Türk adlı eserine ilave etmiştir.

        Kaşgârlı Mahmud‘un dünya haritası

İlk Türk Dünya Haritasında neler vardı?

        Kaşgârlı Mahmud’un Divan-ü Lugat’t-Türk adlı eserine ilave ettiği ilk Türk Dünya Haritasında, Türklerin yaşadığı bölgeler ile, bunların ilişkide bulundukları bazı ulus ve ülkeler gösterilmiştir. Bu harita Orta Asya‘nın büyük bir kısmını, Çin ve Kuzey Afrika’yı içermektedir. Batı yönünde Volga nehrine dayanmaktadır. Dünyanın tepsi gibi düz , ancak yuvarlak olduğu kabul edilen bu harita bir kroki özelliğindedir. Haritada dağlar kırmızı, denizler yeşil, kumluk sahalar sarı, ırmaklar mavi renklerle gösterilmiştir. Haritanın ana merkez noktasını Türk Hükümdarlarının oturdukları Balasagun şehri teşkil etmektedir. 
        Diğer coğrafi adlandırmalar, yer adları ve ülkeler de, haritanın merkezine göre ayarlanmıştır. Yönler eski Türk geleneğine uygun olarak Orhun Kitabelerindekine paraleldir. Buna göre haritanın esas yön alma noktasını, doğu teşkil etmiştir. 
        Türklerin ilgisi bulunmadığı alanlar ve uluslar, haritada yer almamıştır.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde gerçek haritacılık kim ile başlar?

        Osmanlı İmparatorluğu döneminde gerçek anlamda haritacılık Pirî Reis ile başlar. Pirî Reis’in Kitab-ı Bahriye adlı eseri bir Türk’ün meydana getirdiği en önemli denizcilik eseri olarak kabul edilmekte, Dünya Haritası ve kuzey Amerika Haritası’nın çizimlerindeki isabet ve projeksiyon sistemindeki mükemmellik, Dünya’da büyük hayranlık ve hayret uyandırmaktadır.

Pirî Reis kimdir?

        Pirî Reis eşsiz bir kartoğraf ve deniz bilimleri üstadı olmasının yanısıra Osmanlı deniz tarihinde izler bırakmış bir kaptanıdır. Kesin doğum tarihi bilinmemektedir. 1465-1470 yıllarında Gelibolu’da doğmuş burada yetişmiştir.

Atlas nedir?

        Bir cilt içinde bir araya toplanmış haritalar takımına atlas denir.

Osmanlı döneminde yapılan ilk atlaslar hangileridir?

Ali Macar Reis ve Atlası 
        Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine Kitaplığı‘nda bulunan Ali Macar Reis Atlası, yedi haritadan oluşur. Atlas, dönemine ait kahverengi bir cilde sahiptir. Ön ve arka kapakların ortasında Osmanlı cilt sanatının süsleme öğesi şemse bulunur. Kapakların kenarı ayrıca altın yaldız, zencerek ve cetvelle çevrelenmiştir. Yılların etkisi ile bu yaldızlar silinmeye yüz tutmuştur. 18 sayfadan oluşan atlasta, haritalar yedi çift sayfa üzerinde 31×43 santimlik alanı kaplar. Deri parşömen üzerine çizilmiştir. Atlasta yer alan ilk altı harita , XVI. Yüzyıl Osmanlı Deniz Haritalarının tipik örneğidir.

Atlas-ı Hümayûn 
        İstanbul Arkeoloji Müzesi Kütüphanesinde bulunan ve 16. Yüzyıldan günümüze ulaşan nadir Osmanlı Atlaslarından biridir. Adından da anlaşacağı gibi, Atlas-ı Hümayûn, Saray için Nakkaşhanede üretilmiş bir eserdir. Atlası, 1984 yılında Amerikalı araştırıcı Thomas D. Goodrich tespit etmiş ve tanıtmıştır. 
        Atlas, 35X53 cm. boyutlarındadır. Deri cildinin ön ve arka kapakları bezemelerle süslüdür. Cildin ön ve arka kapakları içinde yer alan yan kağıdı, Osmanlı ciltlerinin olağan malzemesi ebrulu kağıttan oluşmaktadır. Atlas, on deri parşömen yapraktan oluşmaktadır. Haritalar karşılıklı çift sayı üzerinde 53X70 cm.lik alanı kaplar. Bu ebatlarıyla, Ali Macar Reis Atlası’na göre daha büyüktür.

Türkiye’de ilk atlas, ne zaman ve nerede basılmıştır?

        Türkiye’de ilk mükemmel atlas ( Ucaletü’l-Coğrafiyye, Cedid Atlas), 1803 yılı kasım ayında DARÜT-TEBAATİ’L-AMİRE (III. Selim tarafından Üsküdar Selimiye’de kurulan Devlet Basımevi) adını taşıyan Matbaanın Müdürü Müderris Abdurrahman Efendi tarafından İstanbul’da basılmıştır. Bu Atlas, birçok kaynaklardan ve Avrupa’da yapılan atlaslardan yararlanılmak suretiyle Mahmud Raif tarafından meydana getirilmiştir. 50 adet basılan atlasın başında bir önsöz yer almakta ve toplam 79 sayfalık eserde Astronomi ve coğrafya bilgilerini de içeren bölümler bulunmakta, bunu 26 bakır kalıptan oluşan renkli haritalar takip etmektedir.

İlk 1:25 000 ölçekli harita, ne zaman yapılmıştır?

        Harita Komisyonu arazi çalışmalarına, 25 Ağustos 1325 (1909) tarihinde 1/25000 ölçekli Bakırköy paftasından başlamıştır. Yurdumuzda ilk olarak üretilen 1/25000 ölçekli Bakırköy (Bakrıköy) haritasının orijinali Harita Genel Komutanlığı Müzesinde saklanmaktadır.

 Kurulduğunda adı Harita Genel Müdürlüğü olan, Harita Genel Komutanlığının ilk Harita Genel Müdürü Korgeneral Mehmet Şevki ÖLÇER Paşadır.

Harita Genel Komutanlığı kaç yılında kurulmuştur, kurucusu kimdir?

        1895 yılında Harbiye Nezaretinin Beşinci Şubesine bağlı olarak Harita Komisyonunun kurulması, ülkemizdeki modern haritacılık çalışmalarının başlangıcı ve Harita Genel Komutanlığının ilk kuruluş tarihi olarak kabul edilmektedir. Harita Komisyonu ilk çalışmalarına, Bayezıt Camii karşısında Askerî Misafirhane olarak kullanılan eski Jandarma Dairesinin üst katı, çadırcılar ucunda ayrılan beş altı odada devam etmiştir.

Harita üretimi nasıl yapılır?

        Harita üretimi;

        1. Aşama: Arazi çalışmaları,
        2. Aşama: Hava fotoğrafı alımı,
        3. Aşama: Fotogrametrik çalışmalar,
        4. Aşama: Kartoğrafik çalışmalar, olmak üzere dört temel aşamadan oluşmaktadır. 

        İş akışının ilk aşaması arazi çalışmaları olup, bu çalışma ile harita üretimi için gerekli nirengi ve nivelman kontrol noktaları yeryüzünde tesis edilir. 
        İkinci aşama hava fotoğrafı alımı olup, arazide tesis edilen nirengi noktalarının da üzerinde bulunduğu, üç boyutlu görüntü elde edilmesine imkan veren stereoskopik hava fotoğrafları elde edilir. 
        Üçüncü aşama fotogrametrik çalışmalar olup, bu kapsamda, çekilen stereoskopik hava fotoğrafları üzerlerindeki nirengi noktaları koordinatlarından istifade edilerek, harita orijinalleri hazırlanmaktadır. Hazırlanan orijinaller üzerinde, hava fotoğrafı üzerinde görülemediği veya karar verilemediği için bulunmayan;

        – Yer İsimleri,
        – Bitki Örtüsü,
        – Yol Cinsi,
        – Enerji Nakil Hatları vb. detaylar, arazi çalışmaları ile bütünlenmektedir.

        Son aşama kartoğrafik çalışmalar olup, bu aşamada; sayısal olarak hazırlanan harita üzerinde, harita okumaya yönelik düzenlemeler, haritayı dillendiren yazı ilaveleri ile koordinat ve kenar bilgileri ilave edilmekte, renk ayrımı çalışmaları yapılmakta, sonuçta, basım işlemi gerçekleştirilerek, kullanıcıların hizmetine sunulmaktadır.

Uydu görüntüleri kullanılarak da harita yapılabilir mi?

        Uydu görüntüleri (Stereoskopik ve/veya monoskopik) kullanılarak çeşitli ölçeklerde sayısal vektör ve/veya ortofoto haritaların üretilmesi mümkündür. Ancak dikkate alınması gereken hususlar; 
        – sonuç üründen beklenen doğruluk, 
        – üretim maliyeti, 
        – görüntüye erişebilme süresi, 
        – mevcut yazılım ve donanım bileşenleri,
olup, bu etkenler ışığında amaca en uygun ve en ekonomik çözümü sağlayacak çözünürlükte uydu görüntülerinin seçilmesi esastır.

Hava fotoğrafını, uydu görüntüsünü doğrudan okuyarak harita üretebilen bir teknoloji var mı?

         Günümüz koşullarında; otomatik detay teşhisi yaklaşımları ile yol ve bina gibi düzgün yapıdaki görüntü elemanlarının, çok yüksek olmayan başarı düzeylerinde, insan müdahalesi olmaksızın tespiti mümkün olabilmektedir. Ancak farklı yapıda detayların bulunduğu arazi kesimlerinde yeterli doğruluğu sağlayamadığı için, konuyla ilgili yazılım geliştirme çalışmaları devam etmekte olup, üretimde kullanılmamaktadır.

Sayısal harita nedir, nasıl hazırlanır?

         Sayısal Harita, bilgisayar ortamında klasik dosya ve veritabanı dosyası şeklinde tutulan harita demektir. Bilgisayar ortamı, hard-disk, CD, DVD, disket, vb olabilir. Üç tür sayısal harita vardır: Vektör harita, raster harita ve matris harita. 
         Vektör harita, haritada yer alan detayların nokta, çizgi ve alan detay olarak tanımlandığı, nokta detayların koordinat verileriyle; çizgi detayların noktalar dizisi ile; alan detayların ise kapanan çizgiler ile temsil edildiği bilgisayar dosyalarıdır. Bu haritalar, raster haritalar üzerinden sayısallaştırma ile ya da doğrudan araziden ölçme ile hazırlanır. 
         Raster harita, yer yüzeyine/basılı bir haritaya ilişkin yansıma değerlerinin belli bir sıklıkta (çözünürlükte) belli bir renk derinliğinde (siyah-beyaz, gri tonlu, renkli) koordinatlı olarak depolandığı bilgisayar dosyalarıdır. Bu haritalar, haritaların raster taranması ve koordinatlandırılması; ya da uydulardan/uçaklardan çekilmiş yer yüzeyi görüntülerin yataylanması ve koordinatlandırılması ile hazırlanır. 
         Matris harita, yer yüzeyine ilişkin belli bilgilerin (rakım, ısı, kirlilik, deprem şiddeti, vb.) belli sıklıkta (çözünürlükte), koordinat bilgisi ile birlikte depolandığı bilgisayar dosyalarıdır. 
         Bu haritalar, raster haritalardan sayısallaştırma, vektör haritalardan enterpolasyon ile hazırlanabildiği gibi; doğrudan arazi ölçmeleri ile de hazırlanabilir.

Harita Güncelleme Periyotları Nasıl Belirlenir?

         Harita güncelleme periyotları belirlenirken, 1:250.000 ölçekteki pafta bazında çeşitli parametreler dikkate alınmıştır. Bu parametreler o bölgenin topografik anlamda harita yapım zorluğunun yanında, gelişmişlik düzeyi, nüfus, göç, sanayileşme ve elektrik tüketimi gibi parametrelerdir. Belirlenen parametrelere göre o bölgenin en az kaç yılda bir haritasının güncellenmesi gerektiği ortaya çıkar ve o bölgede 1:25.000 ölçekten başlayarak, daha küçük ölçekli (1:50.000, 1:100.000, 1:250.000) haritalar da aynı üretim döneminde üretilmeye çalışılır. Üretim yöntemi olarak, temel ölçek olan 1:25.000 ölçekli haritalardan faydalanarak genelleştirme tekniği uygulanır.

Haritaların gizlilik dereceleri nasıl verilir?

         Harita Gizlilik Dereceleri, 31 Ağustos 1994 tarih ve 22037 sayılı Resmî Gazetede Yayınlanan “Harita ve Harita Bilgilerini Temin ve Kullanma Yönetmeliği”ne göre tanımlanmış ve bu yönetmeliğe göre uygulanmaktadır.
        TASNİF DIŞI: Hiçbir gizlilik derecesi taşımayan, dağıtımı kısıtlı olmayan harita ve harita bilgileridir.
        HİZMETE ÖZEL: Bulundurdukları bilgi itibari ile gizli ya da özel olarak tasnif dışı edilen hususlardan başka konularda güvenlik işlemlerine ihtiyaç gösteren harita ve harita bilgileridir.

Harita Genel Komutanlığındaki üretim teknolojisi dünya teknolojisinin neresindedir?

         Harita Genel Komutanlığının üretim teknolojisi dünya teknolojisiyle paralellik göstermektedir. Teknoloji geliştirmekten çok, teknoloji transferi ile üretim faaliyetleri sürdürülmektedir.

Google Earth nasıl bir programdır?

         Google Earth programı, mevcut bir veri tabanı üzerinde, değişik çözünürlüklü renkli uydu görüntülerinden tüm dünyayı kapsayacak şekilde hazırlanan, sürekli görüntüleme imkânına sahip, üzerinde; büyütme, küçültme, kaydırma, koordinat okuma, uçuş simülasyonu, GPS verisi kullanma, veri girişi, kâğıt çıktı alabilme gibi özellikleri olan, ücretli ve ücretsiz olmak üzere değişik versiyonlarda ve yeteneklerde hazırlanmış bir programdır. 
         Programın genelinde 10 m ve daha düşük çözünürlüklü görüntüler kullanılmakta olup, üreticinin belirlediği bazı önemli şehir merkezlerinde yüksek çözünürlüklü olmakla birlikte, diğer bölgelerde çözünürlük düşüktür. Bölgelere ait görüntülerin çözünürlük düzeylerinin yayınlanıp yayınlanmaması tercihi tamamen Google Earth yazılımı sunucusunun inisiyatifi kapsamındadır. 
         Programın içerisinde yer arama/bulma özelliği dışında, sayısal haritalarda sıkça kullanılan vektör veri sorgulama, kesit alma, görüş analizi, eğim haritaları oluşturma, veri tabanı oluşturma gibi uygulamalar mevcut değildir. 
         Netice olarak, Google Earth programının güncel ve doğru harita bilgisi gerektirmeyen, sadece üç boyutlu görüntüleme ve genel değerlendirme amaçlı olarak genellikle büyük yerleşim merkezlerinde kullanılabileceği değerlendirilmektedir.

Deklinasyon Açısı nedir, Türkiye’de Deklinasyon Açısı ölçümü nasıldır, Denklinasyon Açısı değerleri nasıl temin edilir?

         Gerçek (coğrafî) kuzey ile manyetik kuzey arasındaki açıya doğal sapma (deklinasyon) açısı adı verilir. Deklinasyon açısı coğrafî kuzeyin doğusunda ise pozitif, batısında ise negatif değer alır.

Harita Genel Komutanlığı

         Harita Genel Komutanlığı tarafından ülke geneline dağılmış 85 manyetik seküler noktada her on yılda bir gerçekleştirilmekte olup, gerek deklinasyon açısı için gerekse deklinasyon açısının yıllık değişim miktarı için modeller oluşturulmaktadır. 
        Söz konusu değerler Büyük Ölçekli Harita ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği esasları kapsamında Harita Genel Komutanlığına müracaat ile temin edilebilmektedir.

Türkiye’de deniz seviyeleri izlenmekte midir?

         Türkiye Ulusal Düşey Kontrol Ağı‘nı iyileştirmek ve Türkiye Mutlak Jeoidi’ni belirlemek amacıyla başlatılan Türkiye Ulusal Deniz Seviyesi İzleme Sistemi (TUDES) projesi kapsamında tesis edilen 11 adet deniz seviyesi ölçüm istasyonu (mareograf) otomatik ve sayısal cihazlarla teçhiz edilmiştir. Bunlar; Trabzon, Sinop, Amasra , İğneada, Erdek, M.Ereğlisi, Menteş, Bodrum Antalya, Erdemli ve İskenderun istasyonları olup hepsi faal halde bulunmaktadır.

Türkiye Ulusal Temel GPS Ağı (TUTGA) kaç noktadan oluşmaktadır?

Türkiye sathında düzgün olarak dağılmış toplam 594 noktadan oluşan, Türkiye Ulusal Temel GPS Ağı, yaklaşık 25 km. aralıklarla tesis edilmiş, noktaların ölçü ve hesaplamaları tamamlanmış olup, Ağın geliştirilmesi devam etmektedir.

Türkiye Ulusal Sabit GPS Ağı (TUSAGA)’nın kurulma amacı nedir?

Harita Genel Komutanlığınca, askerî ve sivil projelere yönelik veri toplama şeklini, aktif ve sürekli yapıya dönüştürerek; daha duyarlı 3 boyutlu konum belirlemek amacıyla başlatılan proje kapsamında, mevcut olan 20 adet sabit GPS istasyonu sayısının ülke düzeyinde daha da yaygınlaştırılması hedeflenmektedir. 
         Proje Tübitak Kanaklı önemli savunma ve uzay ARGE projeleri kapsamına dahil edilmiştir.

Global Konumlama Sistemi (GPS) nedir?

GENEL TANIM :Yerküre ve atmosferi için geliştirilmiş konum belirleme yöntemidir.

        ÖZEL TANIM :GPS uydularından yayınlanan belirli frekansları (L Bandında L1, L2, ve L5) alabilecek GPS alıcısına sahip herhangi bir kullanıcının uydu sinyallerinden yararlanarak; her hangi bir yerde ve anda, her türlü hava koşulunda, ortak bir koordinat sisteminde, konum (enlem,boylam,yükseklik), hız ve zaman bilgilerinin elde edilmesine olanak veren uzay teknolojisine dayalı bir radyo seyrüsefer sistemidir.

Kimler tarafından, ne maksatla geliştirilmiştir?

        ABD, 1960’lı yıllarda uydu bazlı navigasyon uygulamalarını (Örn. TRANSIT-DOPPLER sistemi vb) geliştirmiş olmakla birlikte, bunlardan sadece belirli zamanlarda yararlanma, iki boyutlu konum(enlem-boylam) ve düşük dinamik (hız) platformlarda (örn gemiler vb) kullanım olanağı gibi kısıtlamaları ortadan kaldıracak yeni bir konumlama sistemine gereksinim duyması üzerine Global Konumlama Sistemi (GPS)’ni geliştirilmiştir.
        ABD Savunma Bakanlığı, tüm hava koşullarında ve gece-gündüz zaman bilgisi elde etme ve Navigasyon (seyrüsefer) (TIMe navigATION-TIMATION) olanağı sunan uydu bazlı sistem konseptini gerçekleştirmek üzere 1 Temmuz 1973 tarihinde ABD Hava Kuvvetleri Komutanlığına NAVSTAR-GPS (NAVigation System with Time And Ranging) programının başlatılması görevini vermiştir. 
         ABD Hava-uzay sanayi kuruluşları (Boeing, Lockheed Martin vb) tarafından, ortalama ömürleri 7.5-10 yıl olmak üzere üretilen; 11 adet BLOK-I uydusu 1978-1985 döneminde, 28 adet BLOK-II uydusu 1989-1995 döneminde, 20 adet BLOK-IIR (Yenileme) ve IIR-M uydusu 1996-2005 döneminde ve ortalama 10 adet BLOK-IIF (Follow- on) uydusu 2006 ve sonrasında, insanlı (uzay mekikleri) veya insansız (delta roketleri) uzay araçları ile yörüngeye konulmuştur. GPS uydularının yeni serisinin (BLOK-III) 2011/2012 yıllarında yörüngeye konması planlanmıştır. Bu özet bilgi dokümanının hazırlandığı Aralık 2005 tarihi itibariyle yörüngede 29 faal GPS uydusu bulunmaktadır (Şekil 1).

Sekil 1. Yer küre çevresi yörünge hareketi yapan GPS uydu ağı (28 Aralık 2005 itibariyle 29 adet GPS uydusu konumlama hizmeti yapmaktadır)
       GPS faaliyeti, halen mühendislik uygulamalarından (uzay araştırmaları, jeodezi, jeodinamik, fizik, inşaat, bilişim, ziraat vb.) askeri, ticari-eğlence uygulamaları (istihbarat, silah-mühimmat yönlendirme, iletişim hizmetleri, araç-personel takibi, arama-kurtarma, coğrafi bilgi sistemleri, yatçılık, dağcılık, tracking vb.) içeren konum belirleme sektöründe yaklaşık 2.5 – 3 milyar ABD $ değerinde bir piyasaya hitap etmektedir. GPS ile aynı sektörde, 1980’li yıllarda faaliyete giren ancak, bakım, işletme ve idame finansmanı zorlukları ile beklenen yeri alamamış olan Rus Federasyonu (Öncesi Sovyetler Birliği) tarafından geliştirilen GLONASS (GLobal Orbiting NAvigation Satellite System) Konumlama Sistemi, halen ( 27 Aralık 2005 itibariyle) 17 tane uydusu ve alt yapısını Fransa ve/veya Hindistan ile modernize etmek ve geliştirmek faaliyetini yürütmektedir. Bunların dışında, 28 Aralık 2005 tarihinde ilk test uydusunu (GIOVE-A) yörüngeye koyan, Avrupa Uzay Ajansı, Avrupa Birliği ve Avrupa endüstri platformu tarafından geliştirilen GALILEO Konumlama Sistemi’nin 2008’li yıllarda tam olarak faaliyete geçmesi beklenmektedir. Her üç sistem, özellikle cep telefonları (GSM şebekeleri üzerinden) ile pratik uygulama olanağı bulan iletişim teknolojileri ile sektörel ortaklık yaparak oldukça büyük bir ekonomik rekabet içersinde olacağı beklenmektedir. Bu rekabetin ilk belirtileri olarak, ABD’nin 2002’li yıllarda başlattığı ve halen sürdürdüğü GPS modernizasyon çalışmaları kapsamında (BLOK IIR-M ve II F uydularında geçeli olacak), üçüncü yeni bir frekansı (L5) devreye sokması, L2 frekansında C/A kodunu koyması ve M adlı yeni bir askeri kodu mevcut L1 ve L2 sinyal yapısına eklemesi örnek olarak verilebilir.
burada kaldın

GPS Nasıl Çalışır?

         GPS temel olarak üç ana bölüme ayrılan bir yapıya sahiptir. Bunlar;
         Uzay Bölümü : 20200 km yükseklikte, yer etrafında bir dönüşünü yaklaşık 12 saatte tamamlayacak şekilde yörünge hareketi yapan uyduları kapsar.
         Kontrol Bölümü : Uzay Bölümündeki uyduların kontrol ve yönetimini sağlamak üzere, ekvator bölgesinde dünyaya uygun olarak konuşlandırılmış bir adet ana-master, beş adet izleme ve üç adet veri yükleme (aynı zamanda izleme noktalarındadır) istasyonlarından oluşur. 
        Kullanıcı bölümü : Söz konusu uydulardan sürekli olarak yayımlanan sinyali algılayabilecek alıcılara sahip olan tüm kullanıcıları kapsar.
Sistemin basit çalışma prensibi aşağıda ifade edilen üç aşamada açıklanabilir;
         1’nci Aşama: Uydular, Newton ve Kepler yasalarına uygun olarak, kontrol bölümünden kendilerine yüklenen konum ve hız bilgileriyle yörünge hareketini gerçekleştirirken, L1 (1575.42 MHz), L2 (1227.60 MHz) ve L5 (1176.45 MHz: yeni frekans olup 2005 yılında test yayını yapmakta; 2010’lu yıllarda tüm uydularda olacaktır) taşıyıcı frekansları üzerinden yere,
         Kod Bilgileri (C/A: sivil-kaba kod; P: Askeri-hassas Kod)
         Faz Bilgileri (taşıyıcı frekansın kendisi)
         Navigasyon Mesaj Bilgilerini ( Uydu konum, uydu saat, iyonosfer hata terimi vb. bilgiler)
sürekli olarak gönderirler.

2’nci Aşama: Bu frekansların aynılarını ve üzerinde yüklü kodların kopyalarını üretme yeteneğine sahip bir (GPS) alcısının anteni, uydudan gelen sinyali algılar.

3’üncü Aşama: Alıcının içindeki saat ile uydu saat bilgilerini senkronize ederek sırasıyla kod ve faz bilgilerini karşılaştırır ve uydu-alıcı mesafesini (range) hesaplar

UYDU-ALICI MESAFESİ UA : ÖLÇÜLEN 
  SİNYAL-IŞIK HIZI C : 299 792 458 m/sn 

DT : Kodların Karşılaştırması:

        Ancak uydu saatleri ile alıcı saatleri arasındaki duyarlık (kalite) farkları nedeniyle tam olarak senkronize olamayan saatlere yönelik bir zaman hatası terimi ( c x ót ) yukarıdaki UA eşitliğine (UA= C x DT) eklenerek uydu-alıcı arasında pseudo-range olarak adlandırılan hata içerikli mesafe elde edilir. Sonuç olarak belirlenen mesafe,

                R= UA + c . ót         (1) olur.

        Benzer karşılaştırma uydu sinyallerini oluşturan taşıyıcı dalganın faz’ı ile de yapılır. Faz bilgileri uydulardan ilk algılanma süreçlerinde belirsizliği taşıyor olmaları nedeniyle çok duyarlı konumlama çözünürlüğü (2 mm. daha küçük) sağlıyor olmakla birlikte, ilk konumlama için geçen süre, sinyale sürekli bağlantılı kalma ve belirsizlik bilinmeyeninin çözümü gibi nedenlerden dolayı gözlem sonrası hesaplama (post-process) işlemlerini uygulayan bilimsel çalışmalarda daha çok kullanılır.
        Ancak anlık konumlama gereksinimi olan kullanıcılar, yukarıda ifade edilen kod bilgileriyle elde edilen konumlama preGPS ile koordinat belirleme nasıl gerçekleşir?

Kullanıcının elindeki GPS alıcısı anteninin yeryüzünde bulunduğu yerin 3 Boyutlu koordinatlarının { (X,Y,Z) veya (Enlem (), Boylam(), Elipsoid Yüksekliği(h)) veya Askeri Grid Referans Sisteminde (Sağa Yukarı değerler) } ve yukarıda ifade edilen zaman hatası (ót)’nin belirlenebilmesi için eş zamanlı olarak en az 4 uydudan sinyal alınması gerekmektedir (Şekil 2).

Şekil 2 .     NOKTA KONUMU ( X,Y,Z ) ve ZAMAN T BİLİNMEYENİ

Dört uyduya olan mesafe (pseudo-range), yukarıdaki (1) eşitliğinden faydalanarak 4 adet olarak oluşturulur. 

Burada Uydu-Alıcı mesafeleri 

Açık olarak, uydu ile alıcı anteni arası mesafe eşitliklerinden yararlanarak,
        -Dört ayrı uydunun dik koordinatlar

  -Alıcı anteninin dik koordinatlarının (X, Y, Z) çıkarılması ile elde edilir. Bunlar, eşitlikler halinde gösterilecek olursa aşağıdaki ifadeler elde edilir

UA eşitliklerinde bulunan uyduların dik koordinatları 

Uydu sinyali ile gönderilen uydu almanak verilerinden elde edilmekte olup, alıcı tarafından sinyalin çözülümü ile bilinir durumdadır. Eşitliklerde, hesaplanmak üzere bilinmeyen büyüklükler, sadece alıcı anteninin 3 Boyutlu koordinatları (X Y Z) ve zaman bilinmeyenleridir. Ölçülen dört ayrı ile söz konusu dört bilinmeyen için dört eşitlik, alıcıda yapılan hesap ile (kalman filtreleri veya en küçük kareler yöntemi) çözülerek aranan alıcı anteni koordinatları (X, Y, Z) bulunur. Elde edilen alıcı koordinatları, yer merkezine göre tanımlı WGS84 Referans Sistemindedir (Şekil 3).

B

ETİKETLER: , , ,
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.