ALTIN 468,93
DOLAR 7,6691
EURO 8,9659
BIST 1,1682
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Parçalı Bulutlu

Selah Özakın’ın Bitmeyen Yolculuğu | Adil Okay

24.03.2020
3.404
A+
A-
Selah Özakın’ın Bitmeyen Yolculuğu | Adil Okay

“az sonra uyanacaktır savaş / tan yerinin uzağında / atılacaktır ilk mermi / çocuk mahmurluğuna / keşke oralarda / gün hiç ağarmasa…” (Selah Özakın)

Şair, fotoğrafçı ve her daim muhalif aydınlarımızdan Selah Özakın’ı geç tanıdığım için üzgünüm. Onunla yolum İHD’nin her hafta Galatasaray Meydanı’nda, Cumartesi Anneleri için düzenlediği oturumlarda kesişti. Sonra Politik mahpuslarla dayanışmak amacıyla hazırladığımız “Fotoğraf Köprüsü” adlı sergide / kitapta buluştuk. Sonra dönem dönem fotoğraf kareleri ile mısraları yoluma çıktı. Kâh hüzünlendirdi beni, kâh coşturdu. Öyle ya onun kaleminin yazmadığı ve objektifinin anda dondurmadığı tema neredeyse yoktu. Yolculuk, emek, kadın, çocuk, savaş / barış, umut ve tabi aşk.

Önce onun Cumartesi Anneleri için yazdığı şiir dikkatimi çekti.

“annelerin Günü

gün kara

ama hasretim bak

az sonra gelen gün

senin hasretine ağaracak

bu gelen gün

bu cumartesi

yine

bir kez daha

akasya salkımlarını değil

kayıp evlatlarını ağırlayacak…”

Sonra çektiği fotoğrafların takipçisi oldum.

Onun mısraları gibi fotoğrafları da imge yüklüydü.

Selah Özakın’la en son geçen yıl karşılaştık. Yeni şiir kitaplarının tanıtım toplantısında onu kutlayan, imza isteyen kuyrukta ben de vardım. Ona yakışan bir kalabalık vardı İstanbul Divriği Kültür Merkezi’nde. Aynı mekanda açtığımız, organizasyonunu benim de içinde yer aldığım Görülmüştür Kolektifi’nin yaptığı  “Duvarları Delen Çizgiler adlı sergi vardı.

Özakın imza gününde uzun güzel bir sunum yaptı. Sonra kitaplarını imzaladı. “Yolcudan yolcuya ile Günaydın Şiirleri” adlı iki kitabı Ayışığı Kitaplığı tarafından yayınlanmıştı. Onları alıp imzalattım. Bir de armağanı vardı bana: Renk Cümbüşü. Selah Özakın Şiir ve desenlerden oluşan bu kitabı ressam Firüz Kutal ile birlikte hazırlamıştı. İki sanat disiplini bir araya gelmiş, metaforlar derinlik kazanmıştı.

Renk Gümbürtüsü’nde arka kapakta da şöyle yazıyordu:

 “Sözlerde insanın yüzüne bir avuç Akdeniz çarpıyor. Varoluşçu bir karmaşanın içindeyken şiir, çizgide boğuluyor balık. ‘Hay gününüz aydın olsun hepinizin e mi?’ derken bir yüzün üzerinde bin bir çeşit insan sabahı bekliyor.

Şiirlerle çizgilerin buluştuğu noktada, ne şiir çizgiyi aydınlatıyor ne de çizgi sözü açıklıyor. İki iyi dost gibi birbirini tamamlıyor şiirin sözüyle çizginin yüzü. O yüz ki ya bir yol oluyor ya da bir ada… Ya kapatılmış bir maden girişi ya tarifesiz sefere çıkmış bir geminin denizi… 1 Mayıs’ta ölenlerin mezarı değil midir zaten her 1 Mayıs’ta yüzümüz?

Bu bin bir surat, bu herhangi bir disiplinde kendine yer bulamayacak bir kitap.

Galiba bir gökkuşağı. Yok yok, düpedüz bir RENK GÜMBÜRTÜSÜ…”

Bana imzaladığı kitaplardan da tadımlık bir parça seçtim.

“sabah aklı

adı bildik çocuklar çalsın kapınızı

öpüşmeyi kafasına koymuş günlerin habercisi

kahkahalar

coşkular

ben de seslensem hepinize

uyandırsam

çalar saat yerine

yanağınızı okşar gibi

‘gün güzel olacak’ desem

haklı çıksam…”


Tabi aşka da teğet geçmemiş, aşkı ihmal etmemiş  Selah Özakın:

Bohçaçı

sessizliği sise sarmış sabah

gece

usulca toplayıp gizli utançlarını

damarlarına aşk yürüyen

aşikâr güne terk ediyor meydanı

sakın unutma dünden kalan sevdanı

unutma

bohçasında

taze aşklarıyla kapını çalacak günaydını…”

Devamını keşfetmek, Selah Özakın’ı yakından tanımak, onun imgeleriyle, şiir ve fotoğraflarıyla yolculuğa çıkmak okurlara, şiir ve fotoğraf severlere kalıyor.

Bu gün itibariyle 75 yaşında olan Selah ağabeye tabiat uzun ömür versin, sağlıklı yıllar bahşetsin.

Sonsöz yine Selah ağabeyden olsun:

“harcı yılgınlıkla karılmış bütün karanlık duvarları yıkın.”

23/03/2020

Adil Okay

okayadil@hotmail.com

Selah Özakın’ın kısa biyografisi:

“Selah Özakın. 1945 yılında Adana’da doğdu ve daha kundaktayken ayrılmış oldukları kenti, 1971’de, 12 Mart döneminde, öğretmenlik yaptığı Gaziantep’in Kilis ilçesinden, gözaltına alınıp götürüldüğü zaman gördü ilk kez. O da gözaltında tutulduğu tugayın penceresinden!…

Hemen ardından, Kilis’ten, Ordu’nun Fatsa İlçesine sürülen Özakın, burada çalıştığı beş yıl içerisinde eşi ve arkadaşlarıyla kurmuş oldukları TÖB-DER şubesi bünyesinde, tiyatro çalışmaları yapmanın yanı sıra çıkardıkları bültende, dönemin siyasi çalkantılarına muhalefet eden yazılar yazmış, şimdi hayatta olmayan, 12 Eylül darbesi sırasında belediye başkanı ve Özakın’ın yakın dostu olan Fikri Sönmez ile kurdukları Halkevi’nde kültürel faaliyetlerini köylere kadar taşımışlardır.

Yazmaya, yine çok okuyan ve yazdığı şiirde geçen, “kıralım demir kapıları” dizesi yüzünden okul müdürünün annesini çağırıp uyardığı abisine duyduğu hayranlık nedeniyle, ilkokulda başlamıştır.

12 Eylül darbesi de, kapısını sayısız kez çalmış ve Selimiye Kışlası’ında defalarca ağırladıktan sonra, kendisini Afyon ilinin Bolvadin ilçesine sürmüş, böylece yüksek okul dahil, çeşitli kademe ve okullarda çalışmış olan Özakın’ın okul öğretmenliğinden istifa etmesi sağlanmıştır.

2002 yılından sonra, bütünüyle yazmaya yoğunlaşan Özakın, yaşadıklarının oluşturduğu tortuyu, anlatılar, öyküler, şiirler ve romanla, yeni kuşaklara aktarma çabasındadır.”

(Kaynak: izmirizmir.net )

Adil Okay
Adil Okay
Adil Okay Kimdir… 1957’de Antakya’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini doğduğu ilde, yüksek öğrenimini Adana’da yaptı. Politik nedenlerden, Adana ve Ankara cezaevlerinde yattı. 12 Eylül darbesinden sonra  illegal yollardan yurtdışına çıktı. 1981-1982 arasında bir süre Lübnan’da Filistin kamplarında kaldı. 1983’te Fransa’ya yerleşti.  1984’te, sonraları adı Yazın olarak değişen ‘Direniş’ adlı derginin yayınlanmasına katkı sundu. Sürgünde yaşadığı süre içinde, ‘Mültecinin Bunalımı adlı öykü ve ‘Yeşillerini Giyin de Gel başlıklı şiir kitapları yayınlandı. Fransa’da iki arkadaşıyla beraber, ‘Fransa Postası’ adlı aylık dergi yayınladı. Yirmi yıl sürgünden sonra, dosyalarda zaman aşımından yararlanıp Türkiye’ye dönebildi.   TÜRKİYE’YE DÖNDÜKTEN SONRA 1999’dan 2018’e kadar 16 yeni kitap çalışması oldu. Özgür Üniversite’nin ‘Kavram Sözlüğü’ çalışmasına iki madde (Barış ve Burjuvazi) yazarak katkı sundu. Çalışmalarıyla 15. Ömer Seyfettin Öykü Yarışması ile 6. Hasan Bayrı şiir yarışmasında ödüle layık görüldü. 2012 Yılında da ‘Mersin 68’liler Derneği’nin ‘Onur Ödülü’nü aldı. İstanbul, Mersin, Antakya ve Samandağ’da “Konuşan Fotoğraflar” ile “Şair Kapıları” adını verdiği fotoğraf çalışmalarını sergiledi. Çeşitli sergilerde küratörlük yaptı. Karma sergilerde yer aldı. Çeşitli panellerde, ulusal ve uluslar arası sempozyumlarda değişik konularda tebliğler sundu.   Okay’ın yazdığı kitaplardan: Hançerini Ay Işığına Çalan Adam’ (şiir) 1999’da, ‘Yirmi Beşinci Saat’ (şiir) 2006’da, ‘12 Eylül Ve Filistin Günlüğü’ (anı-belgesel) ile ‘Konuşan Fotoğraflar’ (fotoğraf) 2008’de, (40 kentte sahneye konan 2 perdelik politik – belgesel oyunu) Karanlığın İçinde Aydınlık Yüzler−Ölülerimiz Konuşuyor’ Ütopya Yayınevi tarafından 2010’da yayımlandı. 2011’de ‘Kadın Gibi Kadın −Haykırış’  ile “Tekel İşçisi Bir Kadının Uyanışı”  adlı oyunları sahnelendi. 2012 yılında Sokak tiyatrosu olarak sahnelenen “Cumartesi Anneleri” adlı oyunu, Emeğin Sanatı yayınlarınca ‘e-kitap’laştı. Yine 2012’de “Eylül Kokusu” adlı şiir kitabı Ütopya Yayınevi tarafından yayımlandı. 2013 yılında “Ben çıkana kadar büyüme e mi – Görüş Günlerinde Büyüyen Çocuklar” Nota Bene yayınlarından çıktı. Bu kitap TBMM’nde 4. Yargı paketi tartışmalarında referans oldu. 2015 Yılında “Şair Kapıları” (Fotoğraf – şiir), 2016’da “Hapishanelere Esinti Yollayalım” (İnceleme) Ütopya Yayınevi tarafından yayımlandı. “Arkası Yarın – Bir Ayrılık Hikâyesi” adlı romanı, yazarın 18. Kitabıdır.Okay’ın yazdığı Tiyatro oyunları, Türkiye’nin birçok yerinde sahnelenmeye devam ediyor. İletişim: okayadil@hotmail.com
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.