ALTIN 273,01
DOLAR 5,7535
EURO 6,3914
BIST 7,5727
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 13°C
Az Bulutlu
Kitaplar

İlkin Kitaba Dokunan ve Yüreklerimize Dokunan Yer Düziçi

Hatice Altunay
Hatice Altunay Biyogragi 1962 yılında Muğla’da doğdu. Uludağ Üniversitesi Necatibey Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümü mezunu. Evli ve bir çocuk annesidir. Mesleğinin 31 yılını Marmaris’te sürdürmektedir. Meslek yaşamı boyunca Kültür ve sanatla iç içe olmuş, öğrencilerinin sanat çalışmalarını yerel basında ve dergilerde yayınlanmasını sağlamıştır;birlikte sosyal sorumluluk proje çalışmaları yürütmüştür.Gülümseyen Turkuaz, Gün Aşığı/Buğulu Şiirler imece kitaplarıdır. Yurtiçinde yapılan öğretmenler arası şiir ve öykü yarışmalarında birincilik, ikincilik ödülleri vardır. Güncel Sanat Dergisinin düzenlediği Kaygusuz Abdal şiir yarışmasında üçüncülük, 2015 yılında yapılan Hacı Bektaş Veli Şiir yarışmasında üçüncülük, Kusader’in düzenlediği 100 Yıl Çanakkale Öykü yarışmasında mansiyon ödülü almıştır.2016 Çukurova Edebiyatçılar Derneğinin düzenlediği “Anne “ temalı yarışmada üçüncülük ödülü, Osmaniye’de Yaşar Kemal öykü yarışması ikinciliği, Hatay Dörtyol kültür sanat etkinliği şiir yarışmasında birincilik ödülleri almıştır. Yazarın Geç Kalan Sezgi adlı şiir kitabı, Fısıldayan Kadın, Ellerin Sevgi Dokuması İçimde Bir Serçe , Dersimiz Sevgi, İnsanlığın Ortasında Kayıp Kadınlar, adlı kitapları vardır. Çocuk yazını üzerine Güneşin Kelebekleri, Atatürk Çiçeği, Meral Kutlug İlsever ile altı yaş ve üzeri için Gülcan’ın Renkli Dünyası adlı kitapları, Güz Fısıltıları adlı minik şiir kitabı bulunmaktadır. Yazar şiir, öykü, deneme, gezi seçkilerinde yer almaktadır. Dergileri Edebiyatın mutfağı gören yazar Yaşam Sanat, Tmolos Edebiyat, Berfin Bahar, Güncel Sanat, Kasaba Esintisi, Nif Edebiyat vb dergilerde ve yerel basında yazılarını sürdürmektedir. Kitap yayınlamak isteyen öğrencilerine önder olmakta, onlarla birlikte Genç Kalemler projesinde yer almaktadır. Yayınlanmaya hazır şiir, deneme, öykü ve roman dosyaları bulunmaktadır.
19.11.2019
131
A+
A-

Eğitimci Şair Yazar Hatice Altunay…

  Düziçi birinci Karacaoğlan kitap günlerine Ali Yılmaz tarafından davetliydim. İlk olan her etkinlik beni heyecanlandırıyordu. Düziçi kitap günlerine şiir etkinliklerinde arkadaşım Nur Sağlamer ile birlikte olacaktık. Ön hazırlıklarımız yapılmıştı. Araya Baygenç Yayınevimizin Konya kitap fuarı girince ardı arkasına eklenen bir etkinlik oldu.

    Yazar arkadaşlarımı bilemem ya ben kendimi Don Kişot’a benzetirim biraz. Olanaksızlıkların peşine büyük hayallerle düşen biz yazarlar değil miyiz? Toplumcu bir duruşunuz varsa asla umutsuzluğa yer yoktur. Her nereye gitsem mutlaka az ya da çok bir izim kalsın isterim nihayetinde izlerim çoğalır. Okuyucularımın yazma yetilerinigün ışığına çıkarmaktan son derece mutlu olan biriyim. Nedense, İstanbul yayınevlerini ve sözüm ona gençlere umut eken asla yüreklerine dokunmayan, tüm dosyalarımın yüzüne bakmayıp rulo yapıp koltuğuma sıkıştıran “İstanbul’da kitap basmayın siz! “ deyip umutlarımı söndüren yazarların sayesinde güçlendim ben. Belki de o yüzdendir kendimi ünlendirmek için ünlülerle bir çemberde olmayışım…

     Bilirim içindeki sesi duyurmak isteyen yürekleri.

“Ünlüler ünsüzlerle diri

Sessizlerin üzerine yığılan tepe

Ünlülere şahane malikâne

Dizelerimdeki gibidir onlar içinden sızılı.

   Düziçi kitap fuarı için tek başına tüm yükü omuzlayan Ali Yılmaz arkadaşımız da benim gibi düşünüyor olmalı ki bunca külfete katlanmazdı. Bizim insanımız eleştirmeye bayılır. Türlü bin olumsuzluk tohumu eker, hatta baltalamaya çalışır, ardına kendisigibi olanları ulak olarak ekleyerek kamuoyuoluşturur. Bilindik ezberleri bozan olanlar toplumculardır. Ali Yılmaz arkadaşımızın büyük girişimini desteklemek eğitimci ve yazar olarak birincil ödevimiz olmalıdır ki öyle de olmuştur.

 Birinci Karacaoğlan kitap fuarının elbette noksanları vardır. Yıllarca fuar etkinlikleri düzenleyen ilçe ve illerde nice eksiklikler vardır. Aksayan yönler bir sonraki yılda elbette düzeltilir. İlk kez düzenlenen böylesi güzel bir girişimde yazarını her yönüyle ağırlayan ekip çalışmasını alkışlıyoruz. Yayınevleri sahiplerinin dışında ağırlanmayı  (Burdur kitap günleri ve Bigadiç hariç) hiçbir fuarda göremedik.

   Kitap sergenlerinin arasında İbrahim Çenet ’in yorumladığı güzel tablolar ve Nur Sağlamer’in tabloları ve el emeği çantaları ve Düziçili gencin tabloları ve Türkan Noğay arkadaşımızın masal terapileri renk kattı fuara. 

   Fuar alanlarının sokağa taşınmasından yanayım. Burdur kitap günleri sokaktaydı gayet güzel bir etkinlik oldu. Düziçi’nde pazartesi pazarında kitap sergenlerinin olduğu mekânı ziyarete gelen ev hanımları ve yaşlı teyzeler çok güzel karşıladılar.  Bir yaşlı teyze beni alıp evine götürmek istedi o kadar samimiyetle söyledi ki çok mutlu oldum. Torununa çocuk kitaplarımı imzalı aldı. Ertesi gün gelinleriyle geldi. Beni öğle yemeğine davet etti.

“Evimiz pazartesi pazarının çok yakınında. Diyerek ısrar ettiler. Anadolu insanımızın konukseverliğigözlerimiyaşartmıştı.

“Her zaman pazar olacak değil burada kitapların olması da güzel oldu.”

 Yüksel’in Kütüphanesine kitaplarımı göndermiştim. Yüksel’in kütüphanesine çocuk kitaplarım da eklendi. Kitaba gönüllü gençlerle yan yana olmak güzeldi. Bir ahırı kütüphaneye dönüştürmek harikaydı. Görmek kısmet olmasa da…

Kitaplarımın yanına çiçekve ağaçtohumlarımda müthişilgigörmüştü. Yalnızca çiçek tohumlarını satın almak isteyenler bile oldu. Çocuklar ve gençler kitaplarımı alırken tohumları annelerine ya da babaannelerine aldılar çok sever çiçekleri diyerek… Genç kızlardan kimileri çiçek sevdiğini söylüyor. Amacım doğa yeşillensin sloganım gerçekleşmiş oluyor.

 İyi ki de gelmişim dediğim güzel anlar yaşadım yazar arkadaşlarımla… Kız yurdunda birlikte kaldığım Sevin Sezgin, Kezban Şahin Taysun ile gençlik yıllarının hoş tınıları ile ayaklarımızın sızıları 3.kat ve ayakyolu krizi olsa sohbetlerin dili güzeldi. İçimizdeki çocuk susmuyordu. Menüsküs ve siyatikli ayaklar bize yenice öyküler yazdırıyordu. Yurt maceralı öğrencilik yıllarım yeniden dirilmişti. Yurt müdiresi Ülkü Hanım bizim sorunumuzu kızların yerini değiştirerek çözmüştü.

     Bizi sıcacık gülümsemesi ilebizleri ağırlayan Sevim Er ve Attila Er sizleri unutmayız. Kitap kurdu sağlık müdürü Mehmet Bey sohbetleri ile kalmadı bir tablo armağan etti bana.

İyi ki gelmişim dediğim ilginç okurlarım olmuştu. Yazmaya hevesli gençleri bulmak muhteşemdi. Yazdıkları metinleri gerek defterinden gerekse telefonundan gösteren gençler vardı. Okumak sevdasından vazgeçmeyen hayatı bir roman olacak olan Emine Önder ne muhteşem bir insandı. Onun Düziçi’nde verdiği savaşım ile kendimi özdeş bulmuştum. Kırk beş yaşından sonra verdiği okuma ve öğrenme aşkı, geçim sıkıntılarının üstüne çıkmış. Yaptığı incir reçelleri onun derdine derman olmuş okuma macerasına ışık olmuş muhanete muhtaç olmadan şu an Türk dili ve Edebiyatı öğrencisi… Okumanın asla yaşı olmaz ya… Birbirimize sarılarak duygu seli yaşadık kadar temiz yüreği var ki… Ona kitap sözü veren kaymakamın tayini çıkınca umutları kırılmış fakat mücadeleyi sürdürmüş yine de… Ona mutlaka rehberlik yapmalıydım. Ona yol haritası çizdim. Adana bölgesinde çıkan Yaşam Sanat Dergisi sahibi Mehmet Taşer ile tanıştırdım. Emine’ye bir kitabını ve sanat dergisini armağan etmiş. Fuarın son günü teşekkür etmeye geldi bana. El emeği reçellerinigetirmişbizlere. Öğrenci kimliğini ve aldığı derslerin belgelerini gösterdi. Geçmiş zamanda yerel gazetelerde yazısı varmış.

Bulunduğu yerde çırpınan Emine Önder yalnız değilsin. Köylük yerde pek kolay olmadı okuma yıllarım ben biraz erken sen biraz geç o kadar.

İyi ki gelmişim dediğim muhteşem okurum, meslektaşım Zehra kendine, iki kız çocuğuna imzalı kitaplarımı almakla kalmadı. Fuarda karşılaştığı velilerin çocuklarına da kitap aldı.Fuar sonu beni pasta haneye götürdü tatlı eşliğinde sohbet ettik. Yetenekli kızı Betül’ün şiirlerini okumanın kıvancı ve çizimlerini görmenin hazzıyla geçiverdi güzel zaman.

      Düzce Belediye Başkanı Alper Öner’in katkılarıyla düzenlenen kitap fuarına ilçe milli eğitim kurumunun desteklemesini alkışlıyorum. Genel itibarıyla yerel yönetimlerle zıtlaşan

Eğitim kurumlarının varlığı yadsınamaz. İlk defa yazar ile yüz yüze olmanın mutluluğunu yaşadı gençler ve çocuklar… Çocuk kitaplarıma ilgi büyük olmuştu. Atatürk Çiçeği adlı

şiir kitabım büyük ilgi görmüştü İçimde Bir Serçe adlı öykü kitabım gençler tarafından ilgi odağı olmuştu. Her fuarda olduğu gibi korku, cinayet kitapları arayanlar da vardı. Yalnızca roman okuyanlar da vardı başka bir türe sıcak bakmayan sabit okuyucular yani… Öğrencilerimle birlikte yürüttüğüm kitaplar da yeterince ilgi görmüştü. Şiir kitaplarımbaşka fuarlarda ilgi görmezken burada adeta aranır olmuştu. Ne de olsa Karacaoğlan ve âşıklar diyarıydı bu topraklar… Minik şiir kitabıma (Güz Fısıltıları) ilgi ilkokul çocukları tarafından olunca ikinci minik kitabımı onlara göre hazırlamalıydım burada farkettim onu. Hem fiyatı uygun hem de sıkıcı olmuyordu böyle kitaplar.

  İyi ki gelmişim dedirten yeni yazar arkadaşlarım oldu. Yeni kuşak köy enstitülüleri standında öğretmen yazarlarımızla tanışmak güzeldi. Yeni yazar arkadaşlarım Nur Sağlamer, Haluk Sağlamer, Veli Cuma, Mustafa Bardak, Mustafa Işık, Selim Özgül, Bekir Öztürk, Ferhat Özen ve sıralamayı atladıklarım varsa affola! Eski dostlarla ve arkadaşlarımla birlikte olmak güzeldi. Devrimci yürek İbrahim Çenet ileemekçi eşi Fatma Çenet ile yeniden buluşmakgüzeldi. Muzaffer Özdemirhalk müziği sanatçımızın sazıyla, sözüyle aramızda olması muhteşemdi. Ayça Öztorun ile kısa film Görüş Günü güzeldi.   Rüya ve Özgür’ün sesleri ile kulaklarımız şenlendi. Âşıklar diyarında Seyfi Metin, Vatandaş Ahmet, Âşık Dursun, Âşık Ozan Emre ile bir arada olmak güzeldi.Meral Şimşek’in Nar Lekesi adlı romanını öğrencim Özlem Güler’e imzalaması çok güzeldi.

Bekir Dağsever, Hasan Aydın, Ahmet Eroğlu, Süreyya Filiz, Halis Açacak, TürkanNoğay, Duran Aydın, Mehmet Taşer, NeslihanDağlı, SerapKaypak ile yeniden görüşmek harikaydı.

Ayşe Ozan Emre ve İlke Ozan Emre ile tanışmamız ve güzel anlar yaşamamız güzeldi.

 Düziçi kitap fuarında bizleri ziyaret eden (bunca sıralıprogramının içinde)  tanışmayı çok istediğim Tunceli Belediye Başkanı Mehmet Fatih Maçoğlu ile tanışma ve birkaç cümle kurmanın ve ona kitap armağan etmenin heyecanı başkaydı kadar hızlı bir yel gibi geçiverdi akşam karanlığı stantlardan. Yan yana bir fotoğraf karesine sığamadık. Sağ olsun okurum, meslektaşım Zehra Gül yeniden ziyaretime geldiği anda bana birkaç kare fotoğraflayabildi.

    Nur Sağlamer arkadaşımla şiir dinletisini gerçekleştirecek ortam olamadığı için içimde şiir okuma hevesim oturuyordu. 29 Ekimiçin minik gösteriler stant aralığında yapılıyordu. Hava yağmurluydu. Marşları hep bir ağızdan söylüyorduk. Serap Kaypak arkadaşım meşale ile yürümeyi düşlüyordu. Pazartesi pazarından meydanı kestiremiyorduk. Meydan konusunda hiçbir fikri olmayan siyatik ayaklı bendeniz içimdeki çocuğa yenik düşmüştüm kendimi meşale ile yağmur altında yürür buldum. Bir saate yakın yürüdük siyatiklerim azmıştı. Geriye kalsam da yürüyüşümü tamamladım. Düziçi Belediye Başkanı Alper Öner en kısa konuşmasını yaptı. Alkışlar eşliğinde halkın arasındayken sudan çıkmış balık gibi Düziçi Kültür merkezine bizi götürecek birini ararken Serap arkadaşımla ikimiz Düziçi belediye başkanının makam arabasına alınmıştık. Nihayet Karacaoğlan türküleri dinleyecektik. Salona geçmeden önce  Yarbaşı ve Düziçi belediye başkanları ve ekibiyle fotoğraf karesindeydik.

 Asık Dursun Yeşiloğlu’nun sunumu ile Karacaoğlan müzik dinletisi başlamıştı. Âşık Dursun’un hoş geldiniz karşılaması hepimizi gülümsetmişti. Doğaçlama sazın tınılarıyla izleyicilerde alkışhızını arttırmıştı.

 Karacaoğlan türküleri ile gönenirken, arada şiirler de okunmaya başlamıştı. Bir anda hazırlıksız olmanın sıkıntısı içindeydim. Şimdi tam sırasıydı. Telefonumu açıp şiir sayfamdan Bir Cumhuriyet şiiri buldum. Yavaşça bizi çağırıp çağırmayacağını öğrendim. Sahneye davet edeceğini öğrenince heyecan içindeydim. Türküler arasına “Uzaklardan çok uzaklardan, öğretmen sözleriyle oturduğum koltuktan sahneye çıktım. Kısa bir selam ve teşekkür konuşmamdan sonra Yüreği Işıklı Türk adlı şiirimi okudum telefon ekranından…28 Ekim akşamı güzel bir dokunuş olmuştu şiirim. İçimdeki çocuk coşkuluyduÂşık Dursun hem sunucu hem de sazıyla sözüyle bizimleydi. Kendisiyle barışık doğaçlama program içindeydik.

    Düziçi’nin yerel yayını turuncu tv teşekkür ederiz. Her stanttaki yazar arkadaşlarımızla röportaj yaptığı için. Yerel basın olarak bizim tanınmamızı sağladığı için.

Fuarın son günlerinde tanıştığım Ali Yılmaz’ın hayat arkadaşı Güllü ve idealist güler yüzlü sağlıkçı kızı Özgür beni yalnız bırakmadı. Bütün kitaplarımı önceki yıllarda imzaladığım için

Arkadaşım Meral Kutluğİlsever’in kitaplarını vermiştim.Anılarda ve güzelliklerde hep yaşayacak bende Yılmaz ailesi…

   Fuardan erken ayrılmam dolayısıyla plaketimi ve armağanlarımı erkenden aldım. Düziçi Belediye başkanına ve ekip içinde olan Davut Ala ve Mikail Ala’ya beni Yarbaşına götüren Şoföre ve benim valizimi açtırıp imzalı kitabımı alan market sahibi Yaşar ve Hatice’ye, belediyenin saf ve temiz yüreklisi bana kestiği gülleri uzatan Fatih’e, fuar izlenimlerinin hoşluğundan söz eden Yarbaşı Belediye Başkanı Mustafa Kaynar’a teşekkür ederim. 

   Söyleşiler, dinletiler tam anlamıyla gerçekleştirilemese de Düziçi kitap fuarı genel olarak çok iyi geçti. Fuarın en renkliyüzleri arasında çaycı Dursun Amca bitirimdi. İlkin kahve sormuştum ona.

“Kave yok çayla idare et.” deyişine bozulsam ondaki dopra konuşmalara sonraları bayılmıştım. Her çayın hesabını iyi yapıyordu. Sanırım fuarda en çok iş yapan DursunAmca olmuştu. Kahvemi yanımda getirince sıcak su getirirolmuştuEmeği bana.

 “DursunAmca, bize çay getir! “

“  İki çay oldu beş çay oldu çabuk olsun ha!”

Fuar boyunca her yazara ve okurlarına çay taşıdı durdu Dursun amca.

Adı Dursun olsa da akşama kadar demli çaylar gelsin dursun.

Fuarın tüm yükünü çeken iki emekçi kadın belki kimsenin dikkatini çekmedi. Çocukları okusun diye gıptayla baktı yazarlara. Kitaplarımı imzaladım üzerinde titredikleri evlatlarına.

Toplumcu bakış içinde olanaksız denen ne varsa başarılmıştı ilk öncümüz Ali Yılmaz arkadaşımız sayesinde.

   İkinci fuar girişiminde daha merkezi bir yer belirlenirse, kültür merkezine de yakın olursa etkinlikler daha güzel olabilir. Etkinlikler akşamsaatlerine taşınırsa daha verimli olur görüşündeyim.

      Nice fuarlar olması dileğimle… Nice okurlar olsun kitaplarımıza dokunsun. İzlerimiz kalsın. Okumak için üretmek için çırpınan yürekler hep yaşasın ve yaşatılsın. Emeği geçen tüm emekçi yürekler sağ olsun!

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 2 YORUM
  1. Fevziye Şimdi dedi ki:

    Hatice’ciğim harika bir etkinlikte bulunmuşsunuz. Dediğin gibi yazmak isteyenlere destek olabilmek ne kadar güzel. O güler yüzünle pek çok dostu heybene eklemişsin. Tekrar tebrik ederim. Başka etkinliklerde beraber olabilmemiz dileği ile sevgiler.

    1. Yazar dedi ki:

      Çok teşekkür ederim Hocam. Varlığınızla çoğalıyoruz..