ALTIN 458,62
DOLAR 7,6604
EURO 8,9115
BIST 1,1633
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Mevzi Sağanak

Annem On Üç Yaşında Evlendirilmiş

Yazar
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/    Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782  -------*****-------  
15.04.2020
267
A+
A-

“Ahırda yeni doğmuş buzağıyla oynuyordum. Alnında bir tutam saç vardı hiç unutmuyorum… kemik tarağını çalmıştım yengemin. Buzağının saçlarını tarıyordum.”
Abim geldi bir küfür etti sonra ensemden tuttu.
“Koca kadın oldun oyun mu oynuyorsun hala?
Yürü seni verdik. ” dedi.
Verilecek birşey miydim ben?
Yengemden tarağını istesem vermezdi.
Ben neden bu kadar kolay verildim…?”

30 koyun.
1 hamile At..
11 Reşadiye karşılığı verilmiş..
Anneannemin tek kızı üstelik 8 erkekten sonra… 7 yaşına kadar emzirdiği kızı.

Eski ford minibüse bindirdiklerinde aklında kalan tek şey arabanın önüne süsledikleri oyuncak bebekmiş.
Dönüp arkaya baktığında yerde baygın annesini görmüş..
11 kişilik bir ailenin en büyük oğlu ile evlenmiş. Büyük derken lise 2 öğrencisi.

Kazanla yemek pişermiş.
Derki;
“Benle görümcem kazana girip denizcilik oynardık.”
“Bursada deniz var üzerinde gemiler var diye üzerine de hayal gücümden ekleyerek tuhaf hikayeler anlatırdım benden küçük görümcelerime”

Bir suç işlense evde sıra dayağından geçermiş.
Çocuklar bardak kırdı onu da döverlermiş.. Evdeki küçük bebeler ona anne dermiş.. Çok sevinirmiş.
Evcilik oynadığını düşünürmüş.
Karnı büyürmüş… karnında birşey varmış…
Demet ablam.
Sonra 6 aylıkken kucağında bir burun deliğinden süt diğerinden kan gelen ardından “çok şükür uyudu” dediği ama hic uyanmayacak olan maviş kızı Demet.
Yaş 14.
Artık farkında bir evlat ve bir çocukluk kaybettiğinin.
Yaş 15.
Artık farkında tekrar hamile olduğunun ve bakımsızlıktan böbreklerini kaybetme raddesine geldiğinin.
Yaş 16.
Artık farkında cılız ve sürekli hasta bir kızının olduğunun.
Adı Özlem.
Çünkü kocası asker çekiyor dibine kadar özlem. Ve karnında ben.
Yaş 18.
Dizinde Ben.. göğsünde Özlem…
Bu da kız.. Beceriksiz.
Hem beceriksiz hem hastalıklı…
Baba evine bırak gel denilerek biniyor trene babamla.
O günden sonra ne babam bırakıyor annemi nede Bursa onları.
İlk iş hastaneye gitmek.
Doktor kızıyor babama; “Öldürüyorsunuz sonra can ver diyorsunuz. Ben ne yapayım bu çocuğa şimdi böbrekleri sırf iltihap?”
Babam çıkarıyor askerlik kağıdını. 4 gün önce terhisim. Bilmiyordum diyor…
Sonra Umut doğuyor sonra yeni bir yaşam başlıyor umudumuz olsun diye.
Maviş Umut, tıpkı Demet ablası.
Yaş 22.
İnsan annesinin 22 yaşını hatırlar mı?
Ben hatırlıyorum.
Karnı burnunda.
Karnında Fatih var.
Siyah uzun saçlarını yemyeşil gözlerini.
Sonra o cılız yeşil gözlü Özlem çok hastalanıyor.
Doktor demiş bu daha anne karnında hastaymış. Kronik böbrek yetmezliği..
Bitmek bilmeyen diyaliz seansları.
Annem çok vakur durdu.
İçten çürüdü.
Çocuk bedenine yüklenen ağırlıklar 46 yaşında bir kalp krizi ile patlak verdi.
Kalbin çatlamış demişti doktoru hiç unutmuyorum.
Kalp kapakçıkları değişti.
Ama çocuk gelinler hala değişmedi.. hala var😫

Alıntı

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.