ALTIN 463,19
DOLAR 7,9607
EURO 9,4705
BIST 10,6060
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 13°C
Çok Bulutlu

Suriye’de çocuklar için umudun resmini çizen Diala Brisly

Yazar
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/    Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782  -------*****-------  
10.09.2016
430
A+
A-

Suriye’de Dağıtılan Çocuk Dergisinde Çocuklar İçin Umudun Resimlerini Çizen Sanatçı

 

 

 Sanatçı Diala Brisly, 2013 yılında Suriye’yi terk etti. Şu anda Beyrut’ta yaşıyor. Ancak inanılmaz bir şekilde çatışmalara rağmen hala basılan ve dağıtılan bir çocuk dergisindeki çalışmaları dolayısıyla Suriye’de çok tanınan birisi. İşte Brisly’nin kendi kelimeleriyle hayat hikayesi ve çalışmaları…
 
Derginin adı Zayton (zeytin) ve Zaytonah – bir oğlan ve bir kız ismi. Suriye’nin kuzeyinde çok sayıda zeytin ağacı ve zeytin tarlaları var.
 
Eskiden dergiyi Saraqeb’de basarlardı ama matbaa top mermilerinden zarar gördü ve orayı onaramadılar. O yüzden şimdi Halep’de basıyorlar. Dergiyi basarak ve dağıtarak büyük bir riske giriyorlar.
 
Temel amaç, çocuklara insan olmayı hatırlatmak ve onları “savaşçı” olmaktan uzak tutmak. Sanırım bu dergi onlara gerçekten umut veriyor.
 
Dergiyi kuzey bölgelerinde dağıtan birisiyle konuşuyordum ve bana bu dergiyi gerçekten çok seven ama şimdi çatışmalara katılmak zorunda kalan bir çocuktan bahsetti. Artık dergiyi okuyamıyordu çünkü çatışmalarda ona bu dergiyi okumanın “yasak” olduğu söylenmişti.
 
Çocukların bozulmamalarını, doğru yoldan çıkmamalarını yani insan olduklarını unutmamalarını sağlamak çok önemli. Büyüdüklerinde savaşmamalarını ya da ait olmadıkları bir savaşta kendilerini öldürmemelerini sağlamak da öyle.
 
Henüz daha Suriyedeyken bir kızın, küçük çocuklar için gitar çalmaya geldiğini hatırlıyorum. Gitarını dışarı çıkardığında çocuklardan biri bağırmaya ve ağlamaya başladı. Silah olduğunu sandı. Çocuğu, bunun sadece bir müzik enstrümanı olduğuna ikna etmemiz saatlerimizi aldı.
 
Baş etmeleri gereken öyle çok şey var ki…
 
Bir çocuğun kendi abisini başı yarılmışken görmesi çok ama çok zor. Bunu asla unutmayacaktır.
 
Hala gülüyorlar. Hala gülümsüyorlar. Bazen oyun oynamak istiyorlar, ama yabancıların yanında hiç rahat değiller.
 
cocuklar-icin-umudun-resimini-cizen-diala-brisly-2
 Bu resim, Suriye’nin ayaklanmasını tetikleyen bir okul duvarının üzerindeki graffitiden esinleniyor. Diğer Arap ülkelerindeki devrimleri gören bazı çocuklar “Sıra sana geliyor doktor” yazdılar. Bir göz doktoru olan Beşşar Esad’ı kastetmişlerdi. Tutuklandıktan sonra işkence gördüler. Bu yüzden Brisly’nin resminde okul kitapları çocukların ellerinden kayarken tırnakları düşüyor.
 
“Bu sadece çocukça bir davranıştı ve geleceklerinin kararmasına sebep oldu” diyor Brisly. “Hapishanede sadece tırnaklarını değil, geleceklerini de kaybettiler.”
 
Eskiden Suriye’deki muhaliflerin sahra hastanelerinin kurulmasında çalışırdım. Tıbbi malzemeleri getirir, para ve bağış toplardım. Aylar geçtikçe iş zorlaştı. Son ayımı hatırlıyorum, artık çalışmam imkansızlaşmıştı. “Yeter, daha fazla dayanamayacağım” diye düşündüm.
 
Çevremde o kadar fazla insan tutuklandı ki… Bazıları da öldürüldü.
 
Araba koltuğumun altında tıbbi malzemeler olduğu için sınırda beni durdurdular ve arabamı kontrol etmek istediler. Ama çok şanslıyım ki yanında durduğum asker biraz sarhoştu ve “Sen güzel bir kızsın, geçebilirsin” dedi. “Tanrım ne kadar şanslıyım” diye düşündüm. Ama aynı zamanda burada kalamayacağımı da hissettim.
 
Bizim bir ülkemiz yok, bir evimiz yok.
 
Çok fazla şey kaybettik.
 
Ben ağabeyimi kaybettim.
 
Her zaman onları – hatta çevrendeki insanları bile – kaybedeceğini düşünüyorsun. Bu yüzden her zaman buna hazırlıklısın.
 
Bazı insanlar haberlere bakıyor ve “Tanrım, artık yapabileceğimiz hiçbir şey yok” diye hissediyorlar. Bu yüzden çizimlerime biraz umut katmayı ve trajediyle farklı bir yolla yüzleşmeyi tercih ediyorum.
 
İnsanlar, ölü insanları ya da patlamaları görmek istemiyorlar. Buna artık daha fazla bakamazlar. Ben bile öyleyim. Artık daha fazla bakamıyorum.
 
Sanat daha iyi bir çözüm. Bir resmin içine felsefe de koyabilirsiniz.
 
 
KAYNAK: BBC çeviri: Eğitimpedia
 

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.