ALTIN
DOLAR
EURO
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Az Bulutlu

Yeşile Hasret Çocuklar

01.01.2021
6.028
A+
A-
Yeşile Hasret Çocuklar

Yıllar sonra Ayşe Teyzeye gittim.

Ne o, ne de kızı Hayriye Abla yerinde yoktu.

Oysa dün gibiydi herşey…

Zaman boşluğuna düşmüş, yıllar sonra yuvaya dönmüş gibiydim.

Evler, yollar, balkonlardan sarkan sardunyalar, ardıç kuşları aynı değildi.

Etrafımızda tanıdık, tanımadık yabancı similar…

Komşuların kimi büyük kentlere göç etmiş, kimi hakkın rahmetine kavuşmuştu.

Her yerde buram buram kokan hanım elleri gibi herkes bir tutam düş biraz masal olmuştu.

Oysa bu yollardan geçmişiliğimiz, onlarla aynı derde düşmüşlüğümüz, aynı sevinçleri yaşamışlığımız vardı.

Durup bir mola vermek istediğimiz gün, birden bire düş bitti.

Akasya ağaçlarının altından bir lahzada akıp geçmişti zaman

Duydum ki Hayriye abla gideli hiç bir çiçek açmamış, hiç bir kuş eskisi gibi ötmemişti.

Ne sarı başaklar boy vermiş, ne sarı buzağılar melemiş, ne de sardunyalar açmıştı.

Nehir sokağından, o eski sevililer geçmiyordu artık.

Akasya ağaçlarının gölgesi mutluluğun atlas yorganı, zamanın tanığıydı.

Bir zamanlar, sonbaharda savrulan her yaprağıyla şuha kalkan gelinlik kız gibiydi .

Talancılar onu kestikleri gün, gül yüzlü çocuklar mutluluk düşü kurmaşıttı bir daha.

Yine de umutla gelip bir süre daha beton duvarlara, gölgesiz ağaçlara, çorak topraklara sarılmaya çalıştı.

Talancılar, köy meydanını işgal edip zeytin, incir ağaçlarını da kesince, Hayriye abla herkese küsüp eteklerini rüzgarda savurup gitmişti.

Onun ardından herkes bir yerlere çekip gitmiş, tüm umutlar yitmişti..

İşte, gidiş o gidişti.

Ne gidenler, ne de kalanlar için zaman ve mekanın önemi yoktu artık.

Talancılar da köy meydanına ilk kazmayı vurunca, bir daha kimseler dönmedi kök saldığı topraklara.

Arda kalan terkedilmiş birkaç eski ev, talan edilmiş bahçeleriyle bozkıra dönmüştü..

Şimdi o evlerin tekedilmiş bahçelerinde açan ve talancılara direnen bir tek Hahımeli çiçekleri vardı.

Selvi ağaçları sessiz, kavak ağaçlarının rürgarda alkış tufanı koraran yaprak hışırtılaruının sesi, son vuruşla ölümün sessizliğine gömüldü.

Ama bu gidiş ne ilk ne de son gidiş değildi.

Selvi ağaçlarının koyu gölgesine hasret  köylerde, hanımellerinin kokusunu ilk duyduğunda…

Yeşile hasret o çocuklar, mutlak yuvaya yeniden dönüş yaşamın yeni bir başlangıcı olacaktı.

.

Hatice Elveren Peköz

Yazar
Yazar
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/    Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782  -------*****-------  
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.