ALTIN
DOLAR
EURO
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Parçalı Bulutlu

Sarı Koltuk | Hüseyin Evcil

06.12.2020
5.203
A+
A-
Sarı Koltuk | Hüseyin Evcil

İki dakika öncesine kadar koltukta ben oturuyordum.

Dinlendim, yemek yedim, dergilere baktım, görüşmeler yaptım. Oldukça uzun zaman oturdum sayılır.

Lavaboya gitmek üzere kalktım. Döndüğümde baktım ki, sevimli bir kedi gelmiş, derin uykuya dalmış. Ne çabuk ? Şu an itibariyle rüya gördüğü anlaşılıyor.

Kısa süreli şok bende.

Çevrede bir sürü koltuk var iken, kedinin tercihi neden burası anlamadım ? Geldiğim saatlerde, kapı eşiğinde rastladığım halde, onu muhatap almadığım için mi ? Belki ama kasten duyarsızlık gösterecek insan değilimdir.

Süregelen dalgınlığım. Bana değer veren güzel dostları bile bazen görmüyorum (yol güzergahlarında). Bundan dolayı zor durumlarda kalıyorum, yani o insanlara karşı mahcup oluyorum. Kafama büyük saksılar fırlatılmış gibi, tıkanıyorum, konuşamaz oluyorum. Gerçekten. Özür diliyorum.

Elbette şimdi kediyi uyandırmayı, yerinden kaldırmayı düşünmüyorum. Başka yere oturabilirim. Rahatsız etmeye, kıpırdatmaya kıyamam.

Elimden geldiğince sessiz durmaya çalışıyorum. İnanınız, nefes almıyorum.

Bu arada, onu hafifçe okşamak istiyorum.

Daha dokunmadan, beklenmedik biçimde (ışık hızıyla) uyandı. Ne olacak ? Ona doğru yaklaşmamın açıklamasını nasıl yapacağım ?

Dondum. Her yerde donmaya müsait insanım zaten.

Allah ’ım, ben de neleri düşünüyorum.

Ortada sevindirici bir gerçek var. İyiliksever, fedakar, toleranslı, vicdanı ağır basan işletmecilerimiz ve yüreği sevgi dolu işçilerimiz sayesinde, bu gibi mekanlara sığınan (şehrimizdeki kafeleri, lokantaları, restoranları kastediyorum) tüm kediler, kendiliğinden sadık ve saygılı davranan tüm kediler asla aç, susuz kalmıyorlar. Müşterilerden sıcak ilgi, yoğun sevgi görüyorlar. Yaşamları güven içinde, sıkıntısız geçiyor. Bakıcıdan mahrum sokak kedilerinin duydukları tedirginlikleri, kaygıları, korkuları duymuyorlar. Beslenmeleri iyi, fizikleri iyi, moralleri iyi, iletişimleri iyi. İyinin ötesinde diyebilirim.

Öğreniyorum ki :
Zeytin isimli bu özel / güzel kedi (kadrosu, kredisi onaylanmış), bilinçli, seçici, aşırı hassas yapıda. Söz dinliyor. Kurallara uyuyor. Gönüllü, donanımlı, vatansever sınır nöbetçisi havasıyla, içerisinde bulunduğu mekanın her metrekaresini dikkatlice denetleme, kontrol etme gibi bir alışkanlığı var. Koltukta oturmayı, koltukta uyumayı seviyor.

Uyandı. Bakıyor, ne yaptığımı ya da ne yapacağımı merak ediyor sanırım.

Ne yapabilirim ? Bir şey yapacak durumum yok, niyetim de yok şu anda. Okşamaktan vaz geçtim.

Dikkat ettim : Gerginliğini yavaş yavaş öne çıkarma eğiliminde. Neden izlendiğinin, neden huzurunun bozulduğunun hesabını sorma amacıyla pençesini harekete geçirebilir. Aniden tırmığını elime saplayabilir.

Sırf hayvan sevgim yüzünden geçmişte ısırılmış, tırmalanmış ve birkaç kez aşı olmuştum bizim eski hastanede. Malum her aşının riski var, yani vücutta yan etkileri var. Küçümsenecek olay değil. İnsan, ilaca (aşıya) bağlı, dikkatini çeken bir olumsuzluk yaşamasa bile, karaciğerinin, 5 kat, 10 kat daha fazla yorulduğu, daha fazla yıprandığı saptanmış.

Korkmuyorum fakat mesafeli davranmaya çalışıyorum.

Kapı ve yol göründü bana. Gideyim.

Sonra görüşelim diyorum içimden. Usulca uzaklaşıyorum. Derin nefesler aldıran, dokunaklı, buruk bir ayrılış.

Kedi, kapanış saatine kadar uyuyacak, sarı koltuğun keyfini çıkaracak. İşyerinin kapanmasının ardından, resmi güvenlik elemanı gibi, koyu karanlıkta, tetikte bekleyecek.

Her gece aynı mantık, her gece aynı görev. Eğitimli köpeklere özgü hareketler.

Kedi, insanlar tarafından sevildiğinden emin, iyi koşullarda bulunduğundan emin. Fakat emin olduğu şeylerden dolayı şımarık değil.

Kedi, tanınan ayrıcalığın, dokunulmazlığın bilincinde.

Benim için iz bırakan bir akşam. Sıradan gibi görünen, canlı renklerin doldurduğu, belirgin akşam tablosu.

Farkındayım : Bu kedi farklı. Farkı şu : Asalet sahibi, yetenek sahibi, duruş sahibi. Aslında roman kahramanı olabilir, olmalı diye düşünüyorum.

Yazan / Hüseyin Evcil

Tire, 12 Kasım 2020

———–

Please follow and like us:

Hüseyin Evcil
Hüseyin Evcil
Ben Kimim ? Köklü bir ailenin tek çocuğu olarak İzmir in Tire İlçesinde doğdum. Lise eğitiminden sonra değişik iş kollarında çalıştım. Gelişmiş ülkelerin farmakoloji ürünlerini, yaşadığım bölgenin sık görülen rahatsızlıklarını araştırdım. Kule Günlüğü logosu altında, günümüz toplumunun iletişimini ve mutluluk anlayışını inceleyen fikir içerikli kompozisyonlar, felsefi tarzda denemeler - şiirler yazdım. Bunlar yurt içinde ve Türklerin yoğun olarak bulunduğu ülkelerde yayınlandığında ilgiyle izleyen okuyucular oluştu. Ürünlerimin ağırlığı ve hedefi = İnsana, uyanma ve düşünme eylemlerindeki sorumluluğunu hissettirebilmektir. Birinci kitabım geçen yıl yayınlandı, ikincisini hazırlamaktayım. Yalnız yaşıyorum. Evimde odun ateşi kullanırım.
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

RSS
Follow by Email
YouTube
Pinterest
LinkedIn
Share