Rüveyda | Barış Çiçek
gül kurusu yangınların
havarisi
adın gülle anılacak yağmalanmış kentlerde
Rüveyda!
t’ellerin ötesinde vurulan kuşlara
kan ağlar Beyrut
içini yangınla dolduran anaların çığlığı
söndürürken fecir ışıklarını
bir gülün seyrine dalarsın upuzun
kan kokulu vahşi bir gülün
١.
sana siyah masallardan uzun uzun bahsettim
kabul kimse salmayacak çıkrığını kuyuya
gözlerimin bulut nehrini yarmayacak kimse
yangınıma su taşıyan karınca olmayacak belli
anlatacağım yine boynuzlu geyiklerin ihtişamını
gebe kısrakların dört nala koşuşunu
iki serçe kuşunun aşk dilinden konuşmasını
anlatacağım köy çocuklarının parıltılı gözlerini
bir isyan çığlığı gibi
٢.
matem yangınlarını söndürür bakışların
ela akşamların mahmur kızıllığında
feveran eder damarda kanım
bir göçmen türküsünde boylu boyunca
ağlarsın Rüveyda köhne geçmişinin ardından
ağlarsın yırtık pabuçlu çocukluğuna
ah Rüveyda!
gölgesiz bozkırlarda büyüdü kavruk bedenim
saçlarını denize uzatan peri masalı aşklarını
esmer yağmurların serinliğinde anlatırım sana
kınından çıkaracağım yasak bildiriler
yol olur umudumuza
hüznümüz kardeş olur mutlak sevince
٣.
ah Rüveyda!
kundaklanmış evlerin ahından yükselen duman
içine düşer olur olmaz zamanlarda bilirim
uzaklara bakmaktan yorgun düşen gözlerini
merhamet kokulu ellerini mahrum etmezsin
adın gülle anılacak yağmalanmış kentlerde
siyah masalların vaveylası yan(g)ındır
kalbini karanlıktan uzak tut
her rüya hayra çıkmaz Rüveyda
bir urgan sal kuyuya
Yusuf düşsün yorgun bahtına
~~adın gülle anılacak Rüveyda~~