ALTIN
DOLAR
EURO
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay 17°C
Az Bulutlu

Okul Anıları | Fevzi Durmuş

Okul Anıları | Fevzi Durmuş

| Turşudan Zehirlendik…

1961 yılında Haydarpaşa Lisesinde 5Fen-C sınıfında parasız yatılı olarak okuyordum. Sene başında Müdür Yardımcımız Orhan Okay Hocamız beni sınıf mümessili seçmişti. Askerlik dersimize bir binbaşı resmi elbisesi ile geliyor ve masamızda da bir bakıma hazır ol vaziyetinde dik oturuyorduk. Askerlik hocamız ders anlatırken başım dönmeye ve terlememeye başladığımı hatırlıyorum. Masamda dik oturmaya çalışırken bayılmış ve aşağı doğru kayarken arka sıradaki Saim Toygar sınıf arkadaşım yakamdan yakalamış ve diğer arkadaşlarla birlikte beni okul revirine taşımışlar. Revirde bir yaşlı adam çeneme hafifçe vurarak:

-Fevzi,Fevzi gözlerini aç,uyandın artık.Geçmiş olsun..diyordu.Gözlerimi açınca bir yatakta yattığımı ve beyaz elbiseli ak saçlı bir yaşlı kişinin bana gülümseyerek baktığını gördüm.Benim şaşırdığımı görünce:

-Akşam yediğiniz turşu dokunmuş, Korkma, atlattın, birkaç gün burada tedavi görünce bir şeyin kalmayacak.Sakın gözlerini kapama,uyanık ol!. Diye ikaz etti ve yanımdan ayrıldı. Peşinden bakarken yataklarda benim gibi yatanları gördüm. Doktor onlarla ilgileniyordu. Diğer odadan birçok öğrencilerin ve hemşirelerin sesleri geliyordu. Bir müddet sonra bana ilaç getiren hemşireye sormam üzerine 10-15 öğrencinin benim durumumda olduğunu ve tedavi için acil olarak Numune Hastanesinden geldiklerini söyledi. Olayı gazetelerden okuyan babam ertesi günü ziyaretime geldi. Tedavim devam ederken günler geçiyor ve derslere devam edemediğime üzülüyordum. Ziyaretime gelen arkadaşlarımdan duyduğuma göre bazı arkadaşlar ise durumu fırsat bilerek hasta numarası yapmışlardı. Hatta orta kısımda iken sınıf arkadaşımız Hopalı Ali Koç; revirde kontrol esnasında termometreyi önünde durduğu kalorifer peteğine gizlice tutarak sağlıkçıları kısa bir süreliğine paniğe uğrattığını ziyaretime gelen Ercüment Öztürk arkadaşımız, kendine has muziplikle anlatmış ve beni hasta halimle güldürmüştü.

Nihayet kendimi iyi hissettiğim bir sabah taburcu oldum ve doğru sınıfa girdim. İlk dersimiz Tarihti ve bu dersimize Kamil Ilgaz hocamız geliyordu. Emekliliğine az kalmış bu yaşlı hocamız ortaokuldan beri beni tanır ve “Mümessil” diye çağırırdı. Hoca masaya oturur oturmaz yazılı notlarımızı okumaya başladı ve sözlü sınav yapacağını söyledi. Hayret ilk olarak benim ismimi okumaz mı? Ayağa kalkarak revirden biraz önce geldiğimi, ayakta duracak halim olmadığını söylesem de 9 aldığımı söyleyerek ısrar etti ve tahtaya istemeyerek kalktım. Birinci soruya kısaca cevap verdim. Hocanın bu anlayışsızlığını anlamıyor ve içimden kızıyordum. Ayakta daha fazla durmamak için de diğer sorularına bilmiyorum diyerek yerime oturdum. Hatırladığım kadarı ile kızarak 1 vermişti.

Olayın bu şekilde kapandığını düşünürken birkaç gün sonra sınıf ve biyoloji dersi hocamız Türkan Hanım sınıfta masasına oturur oturmaz bana:

-Fevzi Durmuş, geçen gün Kamil hoca öğretmenler odasında senin için “müthiş kopyacı”dedi. Ayağını denk al diye sertçe beni ikaz etmez mi? Ben de ayağı kalkarak durumumu anlattım ve “Kamil hoca yaşlı başlı birisi, o beni anlamayabilir, ancak siz lütfen anlayış gösterin”dedimse de bir şey değişmedi. Sonraki günlerde Türkan hocanın yazılı sınav yaptığı zamanda soruları yazdıktan sonra ayağa kalkarak:

-Hocam beni istediğiniz yere oturdun, deyince aynı sert tavrı göstererek:

-Otur, oturduğun yerde, gözlerim senin üstünde zaten dedi. Dersime iyi çalışmıştım. Sınav iyi geçti. Yazılıları okuduğu zaman “Fevzi Durmuş-8” deyince, ben de oturduğum yerden Kamil beyi taklit edercesine “KOPYAAAA” diye bağırdım. Hoca gözlüklerinin üzerinden bana bakarak yumuşak bir sesle:

–Değil, değil iyice izledim dedi.

O sene de takıntısız sınıfı geçmiş ve 6 Fen-A sınıfında okumaya başlamıştım. O ilk günlerde laboratuara giderken koridorda bir hanım öğretmen arkadaşı ile yürüyen Türkan Hanımla karşı karşıya geldim. Beni görünce durdu ve gülümseyerek,

-Fevzi, hangi sınıftasın, nasılsın? diye bana sorular sorarken ben de:

-6 Fen- A’dayım, fena değilim diyerek durmadan yoluma devam ettim.

Fevzi Durmuş

04.02.2019

———–

Fevzi Durmuş
Fevzi Durmuş
FEVZİ DURMUŞ, Kimdir? Ardanuç-Yolağzı Köyünde 1940 yılında doğdu. İlkokulu 4.sınıfı köyünde tamamladıktan sonra ailece Beykoz'a taşındılar. Orada ilkokulu bitirdikten sonra Parasız Yatılı Sınavını kazanarak Haydarpaşa Lisesi'nde okumaya başladı.1962 yılında bu liseyi bitirince İTÜ-Makine Fakültesine girdi ve bursu alarak buradan da 1968 yılında mezun oldu. Burslu olduğu MKEK-Silah Tüfek Fabrikasında girerek G3 ve MG3 silahlarının ilk üretiminde, askerlik görevinden sonra da Seydişehir Alüminyum Tesislerinin kuruluşunda çalışarak ilk Türk alümina ve alüminyumunu üreten mühendislerden biri oldu. Daha sonra kardeşi ve eniştesi ile Ümraniye-Alemdar'da Soğuk Demir Çekme Fabrikasını kurdu. Bu sıralarda Ümraniye - Artvinliler Derneği ve bazı kooperatiflerin kurulmasında ve yönetilmesinde görev aldı. 1999 yılında iş yerini kiraya vererek emekli oldu. Emeklilik döneminde arkadaşlarının ısrarı ile yazı yazmaya başladı. Bilhassa Artvin Valiliği'nin açtığı bir yarışmada 3. ödülü kazanınca yazma isteği daha da arttı ve emeklilik döneminde aşağıdaki kitapları yayınladı ve yayınlama aşamasına getirdi. Evli olan Fevzi Durmuş bir kız, üç çocuk babası ve biri kız üç torun dedesidir. Yazı ve araştırmalarının yanında arkadaşları ile yurt gezilerine çıkmakta ve doğum yerini de her sene ziyaret etmektedir. Yayınlanmış Kitapları: 1-Orda Bir Köy Anıları 2-Orda Bir Köy Ardanuç-Yolağzı 3-Bir Mühendisin İzdüşümü (2 cilt) 4-Artvin Fıkraları 5-Şehre İnen Udmilerin Uyumu B-Yayıma Hazır olanlar: 1-Orda Bir Köy Anıları-2.Cilt 2-Damla, Damla Damlarlar(Şiirler)
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.