ALTIN
DOLAR
EURO
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay 27°C
Gök Gürültülü

Günün Hikayesi | Firdevs’in düğünü

Günün Hikayesi | Firdevs’in düğünü

Düğünlerin vazgeçilmez halay başıydı Süleyman. Öyle bir halay çekerdi ki izleyenin dili damağına yapışır neredeyse ağzı açık izlerdi. Sorana “Atadan kalma” derdi “Babamda iyi halay çekerdi.”

Karısı Emine’yi zaten bir köy düğününde halay çekerken beğenmişti. Daha doğrusu Emine onu halayda izlemiş, gözlerini ondan alamamış, bunu fark eden Süleyman’da kısa süre sonra anne ve babasını aynı köyden Emine’nin evine gönderip istetmişti.

Dillere destan bir köy düğünü yaptı Süleyman’ının babası. Üstelik Süleyman ile babasının yan yana ilk halayı da bu düğünde olmuştu. Aradan yıllar geçti herkes bu halayı konuştu “Üstüne aynısı gelmedi.” dedi.

Babasının ölümüyle köyü terk edip Ankara’ya göçmesi aynı yıl oldu Süleyman’ın. Annesi Fadime büyük ağabeyinde kalıyor, yaz aylarında köye geldiğinde hem kardeşlerini hem de anasını doya doya görüyordu.

Ankara’ya gelmeden babasının mezarını ziyarete gitti Süleyman, ondan helallik aldı. Göz yaşlarını toprağın üzerine akıttı “Senden sonra hiçbir düğünde halaya durmadım baba.” dedi “Tövbe ettim. Olurda kızım olursa bir tek onun düğünün halay çekeceğim.”

Onun da matemi böyleydi. Çok severdi babasını. Kardeşlerinin içinde ona en çok benzeyende oydu.

Sıvacıydı Süleyman. İnşaatlarda çalışırdı. İki kızı oldu. Büyüğüne Firdevs küçüğüne Feride ismini koydu. Okuttu Firdevs’i. Ele güne muhtaç etmedi. Giymedi giydirdi yemedi yedirdi. Sıvacı parasıyla en iyi dershanelere gönderip öğretmen etti.

Firdevs’in tayini Muş Varto’da bir ilkokula çıktı. Dördü birlikte gitti Varto’ya. Karısı Emine’yle birlikte bir ay yanında kaldılar kızının. O zamanlar küçük kızları Feride henüz okula başlamamıştı. Bu yüzden aceleleri yoktu. Bir süre sonra baktılar ki Firdevs’in yeri rahat, arkadaşları iyi, çevre ve öğretmenler birbirine saygılı ve birbirine yardımcı oluyor bir ay sonra kızını alnından öpüp geri döndüler Ankara’ya.

Üç yıl boyunca yaz tatilinde Firdevs geldi Ankara’ya. Gelmediği aylar düzenli olarak para gönderirdi babasına. Okul döneminde hemen her gün telefonla görüşürlerdi. Üçüncü yılın sonu yine Firdevs aradı “Baba, bu sıralar işim çok. Müfettiş gelecekmiş. Bu yüzden sık sık arayamam merak etmeyesin” dedi. Anlayışla karşıladı Süleyman “Tamam” dedi “İyi ol yeter. Gerisi önemli değil.”

Önce haftada bir aramaya başladı Firdevs, sonra iki haftada bir. Gittikçe seyrekleşiyordu araması. Konuştuklarında “Ben iyiyim baba” diyordu “Sakın merak etme. geleyim falan da deme. İşlerimiz yoğun o kadar.”

Üçüncü aydı Süleyman’ı Kaymakam aradı. Firdevs’ten bahsetti, onu methetti. Firdevs’in çok çalışkan ve başarılı bir öğretmen olduğunu ve bu yüzden kızına plaket verileceğini, mümkünse ilçeye gelmesini söyledi.

Çok sevindi Süleyman. Karısına bile ne diyeceğini bilemedi. Kaymakam dört kişilik bileti ayarlamış ertesi gün yola çıkmaları için istenilen saatte terminalde olmalarını söylemişti.

Varto’da başta Kaymakam olmak üzere kalabalık bir topluluk karşıladı Süleyman ve ailesini. Doğruca Devlet hastanesine gittiler. Hastaneyi görünce ateş düştü Süleyman’ın içine, kapıdan içeri girer girmez dizine vurdu “Eyvah” dedi “Eyvah. Firdevs’im. Kınalı kekliğim.”

Kaymakam ve ilçe milli eğitim müdürü çok ilgilenmiş Firdevs’le. Doktor, hastane her ne gerekiyorsa götürmedikleri yer kalmamış. Ama yemin ettirmiş Firdevs “Sakın” demiş “Babama bir şey söylemeyin. Öleceksem burada öleyim.”

Kansermiş Firdevs. Üç ay içinde vücudunu yiyip bitirmiş. Arkadaşları çok yalvarmış ona babana haber edelim annene haber edelim gelip görsünler diye ama yük olmak istememiş Firdevs. Öleceğini anlamış. İçine doğmuş “Babam çok çekti. Bir yük daha çıkarmayayım. Beni hep iyi hatırlasın, iyi görsün gözünde.” demiş.

O gün Varto’da kalmışlar. Ertesi gün Firdevs’in cenazesiyle birlikte iki otobüs köye gitmişler. Mahşeri kalabalıkmış mezarlık. Duyan gelmiş. Duyan yanmış. Duyan dizine vurmuş “Bu nasıl kader.” diye.

Firdevs’i tabuta koymadan önce annesi yummuş gözlerini. Alnından öpmüş. Sarmış sarmalayıp tabuta koymuşlar. Babası gelmiş başucuna. Son kez yüzünü açmış kızının. Alnından öpmüş, Koklamış. “Kızım” demiş “Yavrum. Kekliğim. Hani düğünü de oynayacaktım.”

Sonra tabutu köy meydanına getirmişler. Ahali toplanmış meydana. Köyün davul ve zurnacısı belirmiş çeşmenin başına. Yanık bir ses… Yanık bir hava… Kollarını açmış Süleyman. Başlamış tek başına halaya durmaya.

“Yavrum” diye bağırmış Süleyman. Kuşlar uçuşmuş, çeşmeler kurumuş, Süleyman’ın göğsüne bir hançer saplanmış.

“Kuzum.” diye bağırmış Süleyman “Firdevs’im. Kınalı kekliğim. Söz vermiştim sana. Düğününde oynayacaktım kaderimde tabutunun başında oynamak varmış. Güle güle kızım. Gül güle kınalı kekliğim.”

Köylüler araya girecek olmuş. Kollarından tutacak olmuş. Dinlememiş Süleyman. Tek başına halaya devam etmiş “Ben” demiş “Babayım. Kız babasıyım. Babalar kızına verdiği sözünü tutarlar.”

ALINTI

Administrator
Administrator
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/    Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782  -------*****-------  
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.