ALTIN
DOLAR
EURO
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay °C

Geleceğimiz Olan Gençliği Neden “Gelişim Odaklı Zihin Sahibi” Yetiştirmeliyiz? | İbrahim Ortaş

21.05.2024
48
A+
A-
Geleceğimiz Olan Gençliği Neden “Gelişim Odaklı Zihin Sahibi” Yetiştirmeliyiz? | İbrahim Ortaş

 “Öyle bir nesil yetişiyor ki, bu neslin heyecanı, yurt ve bayrak aşkı köreltilmeyecek olursa, dünyanın en mutlu ülkesi biliniz ki Türkiye olacaktır” Mustafa Kemal Atatürk

Gençler ve Geleceğimiz

Geleceğe sahip olmak isten bir toplumun gençliğine yatırım yapması gerekir. Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a çıkmaya karar verdiğinde 38 yaşındaydı ve o tarihte değil ulusun kaderini değiştirmeyi, dünyanın beklemediği ölçüde tarihin akışını değiştirecek bir kurtuluş savaşı ve arkasında kültür evrimi yaratmak için Anadolu’da toplumla buluşmaya çıktı. Kurtuluş savaşı ile arkasında kısa sürede gerçekleştirdiği eğitim, bilim, sanat ve çağın gereklerine uygun yenilikler ile Türkiye’yi çağın ileri ülkeleri ligine taşımıştı. Çok genç yaşta geleceği beyninde kurguladığı en önemli mesajlarını verdiği eseri olan “Nutuk” kitabı okununca Mustafa Kemalin Atatürk ülkenin geleceğini güvendiği gençlere neden bıraktığı daha iyi anlaşılmaktadır. Çoklu zekâ sahibi Atatürk’ün geleceğin sağlıklı inşasının zeki, fikri ve vicdanı hür, zinde geçler tarafından gerçekleşebileceğini düşünerek geleceği geçlere emanet ettiğini en üst düzeyde gençliğe hitabesinde ve Bursa nutkunda ifade etmektedir. Her 19 Mayıs’ta Atatürk toplumun geleceğini gençliğe emanet etti, ancak biz bunun gereğini yapabildik mi? sorusunu açık yüreklilikle kendimize soralım.

Gençlik İdare Edilen Değil Geleceğin Simgesi Olmalıdır

Her çağın üretil ilişkileri ve onun süt yapısı olan sosyal yapısının getirdiği ortam ve artı-eksileri bulunmaktadır. Günümüz iletişim teknolojileri çağını gençlerinin talepleri sanayi toplumuna göre birçok farklı maddi ve manevi fırsatları ve sorunu olduğunu biliyoruz. İleri teknoloji özelde de yapay zekanın getirdiği yeni üretim araçları insan ve hayvanın enerjisine dayalı üretime dayalı bir çok mesleğin ortada kalktığını bu aralar hızlıca yaşamaktayız. Bu bağlamda çağa hazırlıksız yakalanan az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler gibi ülkemiz gençlide gelecekte iş aş bulma konusunda kaygılı. Ülkenin uzun erimli ihtiyaca ve ekolojinin sunduğu ortama dayalı ciddi planlama ve program üretmediği ve de öngörüsünün olmadığı bugün yaşana yüksek geç işsizlik oranından anlaşılmaktadır.
Her gün okul çevrelerinde artan şiddet, sokakta sigara fiyatına satılan esrar ve uyuşturucu ve geçim zorlukları hepsi aynı potada görülmek zorundadır. Eğitimimizin her kademesinde niteliğin düştüğü, üniversite eğitiminin orta öğretim düzeyinde çağın gereklerine uygun bilgi, beceri ve analitik düşünme beceri sağlayamadığı eleştirilerinin çok daha sık yapılmaktadır. Orta öğretim ve üniversite sonrası boş zamanların değerlendirilmesi için sosyal-sportif ve düşünsel faaliyet alanlarının iyi planlanmadığı veya az olması nedeniyle öğrencilerin kendilerini gerçekleştirme ortamlarının sınırlı olması birçok soruna gebe. Buna karşı gençliğin önüne hedef koymadan, gençliğin kendi kendini geliştirmesi ve ülkesinin geleceği konusunda yaratıcı düşünceler oluşturması mümkünümdür? Sorusunu akla getirmektedir. Farklı düşünebilme yaratıcılık bir günlük bir şey değildir. Düşünebilme, bilgiyi dönüştürme, cesaret gösterebilme bir yaratıcı ortam sürecidir. Bu sürecin önünü açacak ortamlar yaratılamazsa, devlet memuru anlayışına sahip verilenleri benimsemiş insanlar ile kaderine razı insanlar ile yola devam etmek zorunda kalırsınız.

Gençlik ve Değerler

Sıkça konuşulan günümüz değerleri maalesef gençliğin yaşam kalitesini ve ülkenin geleceğini karartan niteliğe bürünmüştür. Çalışmadan, yorulmadan bir yerlere gelmek, birilerinin üzerinden değer kapmak nerdeyse bir yaşam biçimine dönüştür.  Çalışmak yorulmak bir şeylerin altına elini koymak risk almak yerine kısa sürede köşeyi dönmek daha avantajlı konuma geldi. Kişileri çalışarak, okuyarak, üreterek insan ilişkilerini kullanarak bir yerlere gelmek siyasilerin ve entelektüellerin davranışları ve söylemleri ile nitelik kazanmalıdır
Ne İçin Çalıştığını Bilmek Önemli, Yoksa Boşa Kürek Çekeriz
Sokaktaki insan ile Ankara ve İstanbul eksenli yayın ve bilgi akışı arasında bir tezatlık görülüyor. Taksimde geçen insanların araba sürüşü, sigara tüttürüşü, genel konuşma şekli eğitimsizliğin koktuğunu gösteriyor. Sokaklar tepkisiz ve bilinçsiz.28 Ekim 2006 tarihinde bir TV ekranı İstanbul Taksim özgürlük anıtı önünde yoldan geçen insanlara Cumhuriyet nedir, ne zaman kuruldu, kim kurdu? Diye soruyor. Çoğu genç çoğu kişinin cevapları ve konuşmaktan korkması ilginç. Ya maçlardan sonra ölümüne kavga eden bağıran çağıran futbol fanatiklerine ne demeli. Cumhuriyeti koruma ve kollama içselleştirilmediği görülmektedir. Askerlere yöneltilen bir soruda, uğrunda canını verdiği vatanının yönetim şekli ve niteliklerinin bilmemesi ayrıca önemli. Cumhuriyeti tanımlayamadan, özgürlüğün ne olduğunu bilmeden askerlik yapan bir erin eğitilmesi, ülkesini, ulusunun ve idare edildiği demokratik anlayışın bilincine varması görevini daha iyi yapması sağlanmaz mı? Bununda eğitim ile doğrudan ilgili olduğu görülmektedir.

Gençler Mutlaka Gelişim Odaklı Zihne Sahip Olmalı. Gelişime Açık Olmalı, Sabit Fikirli Olmamalı

Bir gurup gençlik ise kendi dünyasında, en kısa yoldan para kazanmayı veya hayatını kurtarmayı düşünüyor. Bir grup genç anne babasının eline bakıyor, onlar ne derse onu yaparım anlayışında. Küçük bir gurup da tam ne aradığını bilmeden şu veya bu “izimlerin” etkisinde. Tarih ve ekoloji bilmeden takım tutar gibi savunmaya çalıştığı düşünceyi her yönü ile  kavramadan siyaset yapmaya çalışmaktadır. Her insanın gençlik döneminde yaşam yol hartasını oluşturması için okuyarak, öğrenerek birli bir dünya görüşü sahibi olmasını, fikri hür ve vicdanı hür bir insan olarak kendi kararlarını kendisi oluşturmasını istiyoruz. Ancak “gelişim odaklı zihin“ sahibi, kendini okuyarak ve araştırarak geliştiren, çağın yetkinlik becerilerini kazanmış, yaptığı işin niteliği öğrenmiş, kavramış ve benimsemiş olmasını istiyoruz.
Gençlerimiz gelişim odaklı, analitik düşünme becerileri kazandırılır ve kendilerini gerçekleştirecek özerk ortamlar bulursa Atatürk’ün arzu ettiği çağı yakalarız.
Bu arada gençlerimizin ve kendini genç hisseden herkesin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı candan kutlarım. Kutlu olsun.

19 Mayıs 2024, Adana

 

Administrator
Administrator
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir Websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Yazı Atölyesi kültür sanatın, hayatın pek çok alanını kapsayan nitelikli edebiyat içerikli haber sunar. Bu nedenle başka kaynaklardan alınan, toplanan, bir araya getirilen bilgileri ve içerikleri kaynak belirtilmeksizin yayına sunmaz. Türkçenin saygınlığını korumak amacıyla ayrıca Türk Dil Kurumu Sözlüğünde önerilen yazım kuralları doğrultusunda, yayınladığı yazılarda özellikle yazım ve imla kurallarına önem verilmektedir. Yazı Atölyesi, üyeleri ve kullanıcılarıyla birlikte interaktif bir ortamda haticepekoz@hotmail.com + yaziatolyesi2015@gmail.com mail üzerinden iletişim içinde olan, bu amaç doğrultusunda belirli yayın ilkesini benimsemiş, sosyal, bağımsız, edebiyat ağırlıklı bir dijital içerik platformudur. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz. http://yaziatolyesi.com/ Editör: Hatice Elveren Peköz Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz. http://yaziatolyesi.com/ Editör: Hatice Elveren Peköz Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com GSM: 0535 311 3782 -------*****-------
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.