ALTIN
DOLAR
EURO
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Sağanak Yağışlı

Eski Şarkılar ve Hikayeleri | Hakkı Yalçın

Administrator
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/    Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782  -------*****-------  

Ne kibar şarkılarımız vardı, sizli bizli.

“Bir bahar akşamı rastladım size.”

Sonra “Allah belanı versin” konulu şarkıları dayattılar bizlere. Şimdi biliyoruz ki. “Olmaz ilaç sine-i sad pareme.”

Elinden tutardık dostluğun, İstanbul”un bütün meyhanelerinde dolaştırırdık.

“Kadehinde zehir olsa” vız gelir. Agora Meyhane”miz vardı. Dertlerin en şahanesi.

Şimdi bakıyorum da, ne “Eski dostlar” var artık, ne eski fasıllar.

Zaman; dilimizden sadece şarkıları koparmadı, bizi de birbirimize düşürdü.

İki kaşın arasına bile silah çatar oldu insanlar.

“Niçin baktın bana öyle” şarkısında, aşka bakardık.

Yeşil gözlerinden muhabbet kaparken başka bakardık.

Doğuştan karanfilliydi yakalarımız.

“Enginde yavaş yavaş günün minesi solarken”, galiba biz de solduk.

Çocuklarımızı aldı zalim düzen.

20 yaşındaki aslan gibi delikanlıları.

“Ham meyveyı kopardılar dalından”

Kim başlattı bu savaşı, kim sürdürüyor? Ve niye bitmiyor?

Sahibi ölünce, kapının önüne konan terliklere döndük.

Göze mi geldik, biz mi unuttuk?

Aynaların eski olması, yeni gerçekleri gizlemeye yetmiyor.

Yanarak geçtik yılları, harcanarak.

Amele eller yağmacı oldu.

Hayatın girdabı içine çekti bizleri.

Bizim de suçumuz var elbet. “Kimseye etmem şikayet…”

Şimdi, “Ben küskünüm feleğe”, siz, biz, hepimiz küskünüz.

“Derdimi ummana döksem”, kimse dinlemez.

Peki durdurabilir miyiz bu gidişi?

Eski bütünlüğümüze kavuşabilir miyiz?

Hiç sanmıyorum. Çünkü, “Dönülmez akşamın ufkundayız artık, vakit çok geç!”

Hakkı Yalçın

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.