ALTIN
DOLAR
EURO
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay 27°C
Gök Gürültülü

Divan Edebiyatında Hamse Sahipleri | Nuri Kaymaz

Administrator
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/    Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782  -------*****-------  

Divan edebiyatının hamse sahibi şairlerinden büyük şair ve düşünür, Nizamîyê Gêncewî

17 Haziran 2011 Cuma, 22:33 · tarihinde Nuri Kaymaz tarafından eklendi

Divan edebiyatının hamse sahibi şairlerinden büyük şair ve düşünür Nizamîyê Gêncewî, 1141 yılında Şeddadî Kürt Devleti’nin başkentlerinden Gence’de dünyaya geldi. Revvadî aşiretine mensup Reyza adlı anne ile yine Gence ahalisinden olan Ilyasê Yusuf’un oğlu olan Nizamî, Gence medreselerinde okuyarak dinî ve ilmî eğitim gördü. Kısa bir süre içerisinde lirik şiirleriyle bölgede meşhur olunca tüm ilgisiyle bu alana yoğunlaştı. İyi derecede Kürtçe’nin yanısıra Farsça, Arapça, Türkçe ve Yunanca da bilen şair, edebiyatın dışında Yunan Felsefesi, tıp, astronomi ve matematik gibi bilimlerle de ilgilendi. Eserlerinden anlaşıldığı kadarıyla 1169 yılında, Derbend hükümdarı Seyfeddîn Muzaffer tarafından kendisine hediye edilen Kıpçak asıllı Afak adında bir kadınla evlenmiş ve 1174′te Muhammed adında bir oğlu dünyaya gelmiştir. Bu yüzden Ebû Muhammed adıyla da bilinmektedir.

Çağın tezkirecilerine göre 20.000 beyit yazan Nizamî, kurduğu şiir dünyasıyla Kürt, Fars, Arap, Tacik, Urdu, Hind, Afgan, Türkmen, Özbek, Kazak ve Kırgız edebiyatlarını etkiledi. 1178′de yazdığı Mahzen’ül Esrar (Sırlar Hazinesi) ile Müslümanlar arasında büyük üne sahip olunca III. Tuğrul’un isteği üzerine yazdığı Xûsrew û Şirin (Hüsrev ile Şirin – Ferhad ile Şirin) adlı yaptını 1880′de tamamlamış ve Muhammed Cihan Pehlewan’a sunmuştur. Cihan Pehlewan’ın ölümünden sonra tahta geçen Türk asıllı Şah Kızılarslan, şairi çadırında misafir etmiş, onun nasihatlerini dinlemiş ve sonraları kendisine eski bir Kürt kenti olan Hamdûnyan’ı bağışlamıştır. 1188′de yine Şirvan hükümdarı I. Axsîtan’ın isteği üzerine doğu edebiyatında bir ilk olan Leyla-û Mecnun (Leyla ile Mecnun) mesnevisini kaleme almıştır. Nizamî’nin bu mesneviyi kısa bir sürede ve istemeyerek yazdığı bilinse de Leyl û Mecnûn’un doğu edebiyatı üzerindeki etkisi neredeyse hiçbir zaman kırılamamıştır. Saray şairi olmak istemediğini divanlarında belirten şair, 1196′da Heft Peyker (Yedi Güzel) adlı mesneviyi yazmıştır. Ömrünün sonuna yakın, 1203 yılında edebi, estetik, sosyal ve felsefî görüşlerini birleştirdiği İskendernâme’yi yazmıştır. Eserlerinde mutlak suretle ahlakçılığı savunmuş ve siyasal, sosyal ve manevi alanlarda insan merkezci bir hümanizma benimsemiştir. Öyle ki eserlerinde seçmiş olduğu kahramanlar dönemin birçok ırk ve milletine sahiptirler çünkü Nizamî, insanlar arasında ırkî, millî, dinî ve statüsel ayrılıkların kesinkes görülmemesi gerektiğini salık vermekteydi.

1209 yılında Gence’de ölen ve oraya gömülen Nizamî, Ehmedê Xanî gibi Kürt şairlerince üstad olarak bellenmişlerdir. O, Kürt olmasına karşın günümüze kalan elyazmalarından bilindiği kadarıyla sadece Farsça yazmıştır. Bu, onun devrinde Farsça’nın gelişkinliği ve Fars kökenli medeniyetlerin doğu halkları üzerinde bir ortak dile dönüşmüş olmayı başarmış olmasıyla açıklanabilir. Nitekim bir bütün olarak Divan Edebiyatı, Osmanlı’da dahi birkaç örnek dışında Farsça yazılmış ve İran mitolojisi üzerinden bir dil kurmuştur. Nizamî’nin elyazmaları halen Moskova, Saint Petersburg, Bakü, Taşkent, Tebriz, Tahran, Kahire, İstanbul, Delhi, Londra ve Paris’teki kütüphanelerde bulunmakta.

 

Nuri Kaymaz

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.