ALTIN 461,55
DOLAR 7,8158
EURO 9,4809
BIST 10,5045
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 17°C
Parçalı Bulutlu

Büyük Oğul Efsanesi / Öner Yağcı

Büyük Oğul Efsanesi / Öner Yağcı

KİTAPTAN ALINTILAR -6-

Her 17 Nisan’da ve 23 Haziran’da mezarı ziyaret edilir. Çeşitli zamanlarda, Anadolu’nun ıssız bir köyünden Ankara’ya yolu düşen bir öğretmen, bazen bir köylü sessiz sedasız gelir, çiçek koyar mezara. Kendini tutamayıp ağlayan, duygularını yazdıkları kâğıtları bırakanlar olur.
Zihinlerde şiir gibi, resim gibi bir öğretmen imgesi bırakıyorsa bir insan ya da öğretmen gibi bir şiirse karşınızda dimdik duran, bilin ki, olanca coşkusuyla, sevecenliğiyle, gülüşüyle, çocukluğuyla Tonguç’tur o. Bilin ki onun enstitülerinden tüten, yüreğinin tertemizliğiyle aklının bütünleştirdiği bir tablonun fonudur. O fonda insan vardır tüm çıplaklığıyla, insanlaşma savaşımı vardır. İnsanın doğayla ve toplumla ilişkisindeki güzellik, özgürlük, eşitlik arayışları vardır. Tonguç’un insani duyarlıklarla, coşkulu imgelerle, sevgi dolu umutlarla örülmüş dizelerinin çoğalttığı yapıtları, bir sevdalı arayışın çığlıklarıdır. Güzelliği ancak meyve ağaçlarının çiçekleriyle karşılaştırılabilir…
Gün ışırken yaşama başlayan, gündüz çalışması yetmiyor gibi gecelerinde de ömrünü adadığı güzelliklere koşan, mektuplarıyla dünyalar kurup değiştiren bir Tonguç… Duruşu, sesi, öfkesi buram buram yağmurla yeni sarmaş dolaş olmuş bir toprak kokan… Halkla buluşmanın keyfiyle dolu…
Öyle kahırlıdır ki Anadolu… Çaresiz kalmıştır, gücü bitmiştir. Ne Kybele’sinden bir umudu kalmıştır ne Hektor’undan. Ne Şamanlar derman olabilmektedir derdine ne gök tanrı… Ne Selçuklu ne Osmanlı adam yerine koymuştur onu. Hep yağmalamışlar, talan etmişler, aç ve çıplak bırakmışlardır.
Ama Anadolu paylaşmayı da paylaştırmayı da sever. Açar kucağını dost Rumeli’ye. “Ben hep senin yardımına koştum” der, “hadi sıra sende, şimdi sen bana yardım et…” Fısıldaşır Anadolu ile Rumeli, dertleşir, söyleşir… Rumeli’den Anadolu’ya eller uzanır…

Kaynak: YazarEvi.com 

——–

Yazar
Yazar
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/    Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782  -------*****-------  
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.