ALTIN
DOLAR
EURO
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 35°C
Sıcak

Bardağın Dolu Tarafından Bakmak

Administrator
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/    Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782  -------*****-------  

Profesör, ders sırasında, öğrencilerine, “Hayata, bardağın dolu ve ya boş tarafından bakarız.”

Öğrencilerin genel durumuna bakarak, elinde içi dolu bir bardak tutarak derse başlar.

Herkesin göreceği bir şekilde tutuyordu ve ardından sorar:

Şimdi, bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?”


’50 gm!’ … ‘100 gm!’ …’125 gm’ diye öğrenciler yanıtlar.


Profesör, “Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem,” der


“Ama, benim sorum şu ki “Bu bardağı böyle birkaç dakikalığına tutsaydım ne olurdu?”


Öğrenciler, ‘Hiçbir şey,’ diye yanıtlar.


Profesör, “Tamam peki, 1 saat boyunca tutsaydım ne olurdu?” diye sorar.


Öğrencilerden biri, “Kolunuz ağrımaya başlardı efendim” diye yanıtlar.


Profesör, “Haklısınız, peki şimdi ben bir gün boyunca tutsam ne olurdu?”


“Kolunuz iyice ağrır, kas spazmı, batar vs. gibi sorunlar yaşardınız ve hastaneye gitmek zorunda kalırdınız!”


Öğrenciler, çeşitli yorumlar yaptı ve gülüştür.


Profesör, “Çok iyi. Peki tüm bu sorunlar olurken bardağın ağırlığında bir değişme olur muydu?” diye sorar.


Öğrencilerin çoğu, “Hayır….” diye yanıtlar.


Profesör, “Peki o zaman kolun ağrımasına ve kas spazmına neden olan neydi?”


Öğrenciler, bulmaca çözermişçesine düşünmeye başlar.


Profesör, “Acıdan ve ağrıdan kurtulmak için ne yapmam gerekir bu durumda?” diye tekrar sorar.


Öğrencilerden biri, “Bardağı bırakın, düşsün!” diye yanıt verir.


Profesör, “Kesinlikle!” diyerek itiraz eder.


“Hayatın problemleri de böyle bir şeydir. Onları kafanda birkaç dakika tutarsın. Bir sorun yokmuş gibi görünür. Uzun bir süre düşünürsün. Başınız ağrımaya başlar


“Daha uzun düşünün. Artık seni bitirmeye ve hiçbir şey yapamamana neden olur.”


“Hayatınızdaki mücadeleleri ve problemleri düşünmek önemlidir.”


Fakat daha önemli şey, onları her günün sonunda, uyumadan önce yere bırakmaktır (bardak gibi). Bu şekilde strese girmez ve her gün taze bir beyin ile uyanır.


Her konuyla ve yolunuza çıkan her mücadele ile başa çıkabilecek güçte olursunuz!


Bu yüzden bugün ofisten ayrıldığınızda, Sevdiklerinize şunu hatırlatın:


‘Bardağı yere bırakın bugün!

ETİKETLER:
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.