ALTIN
DOLAR
EURO
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay °C

Aynalı Yazı | Erhan Tığlı

07.02.2024
198
A+
A-
Aynalı Yazı | Erhan Tığlı

Aynalı yazı, bir dilin normal yazım şeklinin tersi yönünde, ayna kullanılarak bakıldığında normal yazılmış gibi gözüken yazı biçimidir. Hüsn-i hatta müsenna olarak adlandırılmaktadır.

Sanat bir çeşit aynadır bize bizi gösteren, duygu ve düşüncelerimize aynalık eden. Aynasız yaşayamayız. Kiminin aynası dev aynasıdır; kendini dev aynasında görür. Kimi endam aynası, kimi de cep aynası kullanır. Hemen her evde bir boy aynası bulunur. Dost dostun aynasıdır. Şair ve yazarlar gerçeklere ayna tutarlar. Ayna tutmak eskiden kızlarla erkeklerin bir çeşit haberleşme aracıydı. Kız ya da erkek sevdiği kişinin yüzüne ayna tutardı. Süse, gösterişe düşkün kişilere aynalı, polislere de aynasız derler ama bir türküde “Karakolda ayna var” deniliyor… Kadınlar aynayı, aynanın önünde oturmayı pek severler. Orhan Veli süslenme meraklısı, toplumsal olaylarla ilgilenmeyen kadınlardan birini şöyle anlatır:

“Ne atom bombası ne Londra konferansı

Bir elinde cımbız bir elinde ayna

Umurunda mı dünya!”

Cahit Sıtkı Tarancı da Otuz Beş Yaş Şiiri’nde aynalara kızar:

“Neden böyle düşman görünürsünüz

Yıllar yılı dost bildiğim aynalar” diye sorar.

Barış Manço’nun bir şarkısının adı “Aynalı Kemer” dir.

Aynanın yere düşmesi, kırılması uğursuzluk sayılır. Bir türküde aynanın yere düşmesi bakın nasıl ele alınıyor: “Aynam düştü yerlere/Karıştı gazellere/Tabiatım kurusun/Bakarım güzellere…” Âşık, sevdiğine “Yalancıdır hep aynalar/Gir kalbime gör kendini” diyor. Bir şarkıda ise aynayla göz arasında bir bağ kuruluyor: “Gözler kalbin aynasıdır…”

İnsanlar kendi aynalarının pırıl pırıl olmasını isterler ama başkalarına tozlu bir aynayla bakarlar, aynalarının tozlu olduğunu ileri sürerler…

Bir genç kızı istemeye gitmişler. Görücüler kızın nasıl biri olduğunu anlamak için etrafa göz gezdirmişler, alıcı gözüyle bakmışlar her tarafa. İçlerinden biri tuvalete gitmek bahanesiyle kalkıp oradaki aynayı kontrol ederek üstüne bir şey yazmış.

Bir süre sonra hiçbir şey söylemeden gitmişler. Evdekiler kızlarının beğenilip beğenilmediğini merak etmişler ama sormaya da çekinmişler. Onlar aralarında konuşurlarken evin çocuğu, “Beğenmediler” demiş. “Ufacık başınla nereden biliyorsun sen?” diye çıkışmışlar. Çocuk bilgiç tavırla, “Ben aynayla konuştum. O söyledi” demiş. Gülmüşler, “Hadi oradan! Ayna konuşur mu?” diye kızmışlar çocuğa. “İsterseniz gelin bakın” diye onları aynanın önüne götürmüş çocuk. Aynada şu yazı varmış:

“Aferin bu evin kızına… Hiç bakmamış aynanın tozuna”

Ayna sadece bakmaya değil, başka işlere de yarar. Nasıl mı? İşte kanıtı:

Delikanlı kızı çok seviyormuş ama kız kendisine pek yüz vermiyormuş. Bir dostuna dert yanmış bizimki. Dostu, “Sevgilini aynalı pastaneye götür ve aynanın önüne oturun. Bakın sana karşı tavrı nasıl değişecek kızın” demiş. Delikanlı dudak bükerek adamın dediğini yapmış ve bir süre sonra sevinçle o dostun yanına gelmiş. Boynuna sarılarak, “Dediğin oldu. Kız artık gözümün içine bakıyor. Bunun sırrı nedir acaba?” diye sormuş.

“Gayet basit” diye gülmüş adam, “Kadınlar aynaya bakmasını pek severler. Bir yere girip çıkarlarken muhakkak aynaya bakarlar. Seninki de sana bakıyorlar sandı ve elinden kaçırmak istemedi. Bana değil, aynaya teşekkür et!”

Eski zamanlardan birinde dağ köylerinin birinde adam kırda bayırda dolaşırken yerde kırık bir ayna görmüş. O zamana dek böyle bir şey görmediği için eline alıp bakmış. Aynadaki görüntüyü de ölmüş kardeşine benzetmiş. Sevinerek kırık aynayı evine götürmüş ve ikide birde cebinden çıkarıp bakmaya başlamış. Karısı kuşkulanmış, adam uyurken kırık aynayı alıp içine bakmış. “Vay başıma gelenler! Demek beni bu karıyla aldatıyordu. Bir şeye benzese bari” diye söylenerek muhtarın yanına gitmiş, durumu anlatmış. Muhtar aynaya bakmış, “Yahu kocan ne midesiz adammış. Gavatın biri bu be!” diye söylenmiş.

Kırık ayna dedim de yıllar önce yazdığım bir şiir aklıma geldi.

“İnsanlığımızı yansıtan bir aynaydı aşk

Kırdılar

Yerine bencilliklerini koydular

Görmesin göstermesin diye iç yüzümüzü

Gözlerini oydular

Sinirlerine dokundu

Saflığı duruluğu

Güzelliklerini soydular

Enginlere yelken açan özgürlükleri

Dev aynalı apartmanlara sığdırdılar

Bilmem bu işten(?!)

Ne umdular ne buldular…

Sevgi ve dostluk aynanız toza toprağa bulanıp kirlenmesin

Yere düşerek ayaklar altında ezilmesin

Kin ve nefret taşlarıyla bin parçaya bölünmesin.

 

Kaynakça: Vikipedi, Özgür Ansiklopedi

Alparslan, Ali (2006). “Müsennâ”. TDV İslâm Ansiklopedisi. 32. İstanbul. ss. 87-88. 23 Eylül 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. 3 Ocak 2021.

 

Erhan Tığlı
Erhan Tığlı
Yazı ve şiirlerim 50 yıldır çeşitli gazete ve dergilerde çıkmktadır, on ödülüm, yayınlanmış 21 kitabım var.
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.