ALTIN
DOLAR
EURO
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Mevzi Sağanak

Atatürkçülük Nedir? | Falih Rıfkı Atay

Administrator
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/    Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782  -------*****-------  

Hatay işi çözüm yolunda iken, sömürgeci takımın yeni bir fesadı ile, Fransa verdiği sözden dönerek güçlük çıkarır gibi oldu. İstanbul’da Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan Atatürk’ün canı pek sıkılmıştı, “Bize Park Oteli’nde bir sofra hazırlatınız,” emrini verdi. Otel lokantasındaki sofrada bir müddet avunduktan sonra, yaverine, “Yarın sabah Adana’ya gideceğim. Bize bir tren hazırlamaları için lazım gelenlere hemen telefonla söyleyiniz,” dedi. Öfkeli idi. Biraz sonra yaverini yeniden telefona yolladı, “Ankara’ya haber veriniz, Mareşal Fevzi Çakmak’la İsmet İnönü Eskişehir’de bize katılsınlar,” dedi.


İsmet İnönü o sırada Başbakan değildi. Ertesi sabah trenle yola çıktı. Ankara’dan gelenler Eskişehir’de kendileri için hazırlanan kompartımana girdiler. Bir telaş havası da vardı : Fransa ile harbe mi tutuşacağız, diye..
7 Ocak 1937’de, Konya yolunda, Londra Büyükelçimiz Fethi Okyar’dan acele bir şifre geldiğini haber verdiler. Büyükelçi, aşağı yukarı, “İngiliz Dışişleri Bakanı Eden beni uykudan uyandırdı. Aman Atatürk’e yazınız, Hitler’le başımız dertte, Fransa’ya ihtiyacımız var, yolculuğun durdurulmasını rica ediniz, söz veriyorum, ben Fransa’ya vaat ettiklerimi yaptıracağım” diyordu.
Atatürk, “İstenilen olmuştur, dönelim,” dedi..
Sonra yanındakilere dedi ki : “Niçin Saray’dan kalkıp da Park Oteli’ne giderek bir yolculuk yaptığımı merak etmediniz. Ben Park Oteli’nin casuslarla dolu olduğunu, her yaptığımın ve söylediğimin hemen yerine yetiştirileceğini bilirdim. Onun için otele gitmiştim.”
Yakınlarından biri davrandı, “Olur a Paşam, Eden araya girmezdi, Fransa da dediğinden dönmeyebilirdi. O vakit ne yapacaktınız ?” diye sordu.
Atatürk, “Ha, bakın size haber vereyim, benim Türkiye’yi Fransa ile harbe sokmaya hakkım yok. Eğer bu neticeyi almasaydım, hem Devlet Reisliğinden, hem milletvekilliğinden çekilecektim. Hatay için hazırladığımız Kuvayı Milliye’nin başına geçecektim. Cumhuriyet Hükümeti bana karşı asker yollayacaktı. Onlar da bana katılacaklardı..”

Kaynak: (Falih Rifki Atay, “Atatürkçülük Nedir ?”, sayfa 31) 

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.