ALTIN 326,24
DOLAR 6,1212
EURO 6,6535
BIST 7,9276
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 12°C
Parçalı Bulutlu
Kitaplar

Türkü Sevdalısı, İlhan Erdost | Bekir Yıldız

Yazar
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/    Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782  -------*****-------  
13.02.2020
110
A+
A-

Muzaffer ve İlhan Erdost yayınevi işleten iki kardeştiler. 1980 yılının en ateşli günleriydi. Birinci şubeden polisler yayınevlerine geldiler. Yasaklı yayın aradılar, ama tek bir yasaklı yayın bile bulamadılar, kızmışlardı, gitmek zorunda kaldılar. Bir hafta sonra iki kardeş gözaltına alındılar. Mamak Askeri cezaevine götürüldüler. Saçları ve bıyıkları kesildikten sonra Reo marka cezaevi aracına bindirildiler. “Astsubay bunların anasını bellemezseniz ben sizin ananızı bellerim” diye erlere bağırdı. Tekme, yumruk ve coplarla dört er dayağa başladı.

C bloğa gelinceye kadar dövdüler. Kardeşlerin küçüğü olan İlhan Erdost kanlar içinde astsubaya yalvardı “kızımı uyandırmaya kıyamadım, evden öpmeden çıktım daha fazla vurmayın” dedi ama umurunda bile olmadı. “Hayaları patlayıncaya kadar dövün!”dedi.

F bölümünün tel örgülerine kadar döverek getirdiler. Ayakta duramıyorlardı. Avludaki deftere siyasi görüşlerini yazdılar “SOL”. Muzaffer ve İlhan Erdost’u duvar köşesine alıp tekrar dövmeye başladılar. İlhan’ın başını duvara vuruyorlardı.

20 dakika sonra koğuşa aldılar. İlhan Erdost dizlerinin üzerine çökmüştü, kolları iki yandan sarkıyordu. Ağabeyi Muzaffer Erdost su istedi. Kimse yerinden kımıldamadı. Koğuş kapısından bağırdı, onu tutup susmasını söylediler, herkes korku içindeydi. Adlarını sorduktan sonra koğuştakiler iki kardeşi tanıdılar. İlhan’ın durumu kötüydü. “Midem bulanıyor” dedi. İçlerinde genç bir doktor vardı. “Beyin kanaması geçiriyor şekerli su getirin” dedi. Ağabey kardeş göz göze geldiler. İlhan Erdost sağ dizinin üstüne çöktü, başı öne düştü. Ağabeyi “İlhan!” “İlhan!” diye bağırmaya başladı. İlhan’ı ranzaya yatırdılar. Doktor nabzına baktı. Nabzı atmıyordu. Doktor Vahap suni solunum yaptı. Bir süre sonra Muzaffer Erdost’a dönüp “öldü!” dedi.

39 yıl önce işkence ile öldürülen İlhan Erdost’un hiçbir suçu yoktu. Kızına “Türküler” ismini koyacak kadar ince, kibar, temiz bir türkü sevdalısıydı. Ölürken aklına gelen tek şey kızı ve onun kokusuydu. Bütün evlat sahipleri bugün onları doya doya koklayarak öpün. İlhan yoldaş için öpün.

 07.11.2019

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.