ALTIN 459,53
DOLAR 7,6977
EURO 9,0062
BIST 1,1659
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Parçalı Bulutlu

Kitap Nasıl Okunmalı? | Ali Tuna

04.08.2020
4.365
A+
A-
Kitap Nasıl Okunmalı? | Ali Tuna

Kitabın ana metnine başlamadan önce kaşif bir okuyucu olarak, elimizdeki eser hakkında bize bazı özel bilgiler sunan kitabın künyesi mutlaka gözden geçirilmeli, yazarı, editörü, (varsa) çevirmeni hakkında araştırmalar yapıp bilgiler edinmeliyiz. Eserin kaleme alındığı yılı, olayların geçtiği yeri bilmek ise, dönemin toplum yaşayışı hakkında bizlere bazı fikirler verecektir. Hikayenin geçtiği yerlerdeki toplumun sosyal yapısını, insanların yaşayışını bilerek ana metni okumaya başlamak ise, kitabın daha iyi anlaşılması konusunda bize büyük kolaylıklar sunacaktır.

Ana metni okumaya başladığımızda karşılaştığımız her karakteri iyi tanımaya çalışmalı, yazar tarafından fiziksel ve ruhsal portreleri betimlenen (tasvir edilen) kişileri gözümüzde canlandırarak, karakterin iyi ve kötü yanlarını irdelemeye ve onları anlamaya çalışmalıyız. Bu incelemeler bize ne mi kazandırır? Elimizde eseri, yukarı da sıralamaya çalıştığım bilgiler ışığında etkin bir motivasyonla okumaya başladığımızda, öncelikle yazarın yazma esnasındaki duygu ve düşüncelerini ve sonuçta ortaya çıkan eseri daha iyi anlamamızı kolaylaştırarak olay akışına hakim olmamızı ve eserin bütünlüğünden kopmamamızı sağlayacaktır. Bu şekilde kitabın hikaye örgüsüne hakim olduğumuzda olayların geçtiği yer, zaman, kişiler ve yaşam koşulları hakkında bir çok bilgi edinir, dönem koşullarını ve hikayede adları geçen kahramanları daha iyi anlar hale geliriz.

Etkin okuma netice de, yazarın üslubu, eserde ortaya koyduğu yazı dili, farklı cümle yapıları ve anlatım şekillerini keşfetmemizi sağlarken, gerçek hayatta ihtiyaç duyduğunuzda da yeri ve zamanı geldikçe, bilinçaltımıza işlenen dil ve sözün etkili varyasyonlarını, ikili diyaloglarımızda doğal bir refleksle kullanılır hale geliriz. Tabi bu tür keşfedici okumalar sırasında ortaya çıkan ve kelime haznemize katacağımız yeni kelimeler de işin cabası.

Bu bilgiler ışında gelin fotoğrafta yer alan Turganyev’in eserini birlikte inceleyelim;

Kitabın Adı : Babalar ve Oğullar

Yazarı : İvan Sergeyeviç TURGANYEV

Kitabın ilk yayım tarihi : 1862

Yayınevi : Nitelik Yayınları-Apa Kitaplığı

Çevirmen : Emrah Demir

Editör : Belirtilmemiş

Dizgi : Mehmet Erdem

Kapak Tasarım : Ali İmren

Baskı yılı : 2005

Sayfa sayısı : 234

Olayların geçtiği yer ve yıl : Rusya/Maryino

Konusu : Kuşak çatışması, köy ve şehir yaşamını ayıran ve toplumsal ayrışmaya yol

açan unsurlar, Gelenek ve yenilikçi/Batılaşma ve karşıtlığı çatışmaları.

Ana Karakterler : Nikolay Petroviç

Arkadi’nin babası, mülk sahibi ve liberal demokrat birisidir. Oğluna düşkün bir babadır. Abisinin ve Arkadi’nin fikirleri çok değerledir onun için. İlk başlarda her ne kadar ondan bir çocuk edinmiş olsa da, soylu biri olmayan Fenichka’ya olan aşkını itiraf etmekten utanmaktadır, fakat daha sonra ağabeyinin onayıyla Fenichka ile evlenir.

Arkadi

St. Petersburg Üniversitesi’nden yeni mezun ve Bazarov’un arkadaşı olan Arkadi tam olarak bir nihilist sayılmasa da Bazarov’un bazı fikirlerini benimsemektedir. Her ne kadar görüşleri Bazarov’a olan hayranlığından kaynaklanıyor gibi görünse de aksine kendi çıkarımları vardır ve hayata bakışı da kendine özgüdür.

Pavel Petroviç

Arkad’nin amcası olan Pavel, emekli bir ordu mensubudur. Gençliğinde yaşadığı mutsuz bir aşktan etkilenerek hayata ve insanlara karşı katı bir tutum edinmiş, aristokratik iddialara sahip bir burjuvadır. Soyluluğu ile gurur duyan Pavel aynı zamanda ağabeyi gibi bir reform yanlısıdır. Nihilizme karşı kerhen toleranslı davranmaya çalışsa da, Bazarov’a olan nefretinin önüne geçememektedir.

Feniçke

Nikolay Petroviç Kirsanov’un aşık olduğu hizmetçisidir ve Nikolai’dan gayri meşru bir çocuğu vardır. Farklı sosyal tabakalara ait olmaları, Nikolay Petroviç Kirsanov’un bir önceki evliliği ve geleneksel baskılardan ötürü evlenmelerinde bir takım engeller bulunmaktadır.

Bazarov

Nihilist bir fen bilimleri öğrencisi, babası gibi doktor olmak için çalışmaktadır. Ailesinin, gelenekçi Rus-Ortodoks görüşlerine ve Kirsanov’un ağabeyinin liberal düşüncelerine meydan okuyan Bazarov, nihilist düşünceleri ile Arkadi’nin akıl hocalığını yapmaktadır.

Vasili İvanoviç Bazarov

Bazarov’un babası, emekli bir askeri hekim ve küçük çaplı bir derebeyi. Eğitimli ve kültürlü biridir, bununla beraber kırsal bölgede bir nevi tecrit hayatı yaşadığı için birçok kişi gibi modern düşüncelerden uzaktır. Nitekim geleneklere olan sadakatini muhafaza etmekte ve Tanrıya olan bağlılığını açıkça beyan etmektedir.

Arina Vlaşyevna Bazarova

Bazarov’un annesi. Geleneklere çok bağlı tipik bir 15. yüzyıl Moskova aristokratıdır. Efsanevi ve gerçek dışı hikâyelerin takipçisi dindar bir Ortodoks Hristiyandır. Çocuğuna karşı derin bir sevgi duymaktadır fakat oğlunun mukaddesatı reddetmesi karşısında dehşete düşmektedir. Bu nedenle de oğluyla olan ilişkilerine korku ve endişe hakimdir.

Anna Sergeyevna Odintsova

Varlıklı bir dul olan Anna, nihilist arkadaşlarını malikanesinde ağırlamaktadır. Bazarov’a aşıktır fakat içine düşebileceği duygusal karmaşadan korktuğu için aşkını itiraf edememektedir. Bazarov’a olan aşkı, Bazarov’un nihilist düşüncelerine meydan okuma ve yerleşik düzenin dışına çıkma anlamına gelmektedir.

Katya

Anna’nın kardeşi, hisleriye yaşama hali onun müziğe olan ilgisinin kaynağını oluşturur. Arkadi ile benzer kişiliğe sahiptir. Ablasının yanında konforlu bir hayat sürmektedir fakat özgüven eksikliği vardır, sonuç olarak ablasının gölgesinde kalmıştır. Bu çekingenlik hali Arkadi ile birbirlerine duydukları aşkın da geç anlaşılmasına sebep olmuştur.

ALİ TUNA

 

Yazar
Yazar
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/    Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782  -------*****-------  
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.