ALTIN 398,98
DOLAR 6,8596
EURO 7,8047
BIST 1,1369
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Gök Gürültülü

Kalabalık Bir Sofra Gibisi Yok | Prof.dr Nuran Yıldız

Yazar
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/    Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782  -------*****-------  
28.06.2020
45
A+
A-

Bazı sözcükler vardır, kullanırız, üzerinde düşünmeyiz.

“Sofra” da onlardan biri.

Güzel ama kimsesiz sözcük.

Tanımı “yemek için hazırlanmış durum”olsa da, sofra varsa içinde insan vardır.

Az da değil, kalabalıktır sofra.

Bayram sabahı sofrada çay, börek şart, sonra ne varsa.

Bayram öğlen sofrasında bütçe neye izin verdiyse.

Bayram akşamı, mutlaka misafirle bütünleşir sofra.

Hepsi aslında aynı şeydir: İnsanların birbirlerine yakınlaşması.

İletişimin sıcaklığı ile insanın sıcaklığı aynı kaynaktan beslenir. Sofra da özetidir.

Hiç unutmam mesela;

Charles Dickens’ın “Büyük Umutlar”ında Estella’nın teyzesi Bayan Hevisham’ın terk edildiği düğün sofrası çok acıklıdır.

Hiç dokunmamıştır o sofraya. Masa, üzerindeki tüm yiyeceklerle birlikte örümcek ağlarıyla kaplıdır.

O sofranın donmuşluğu ağlatıcı haliyle içine işler insanın.

Bir de Erdal Atabek’in “İnsan Sıcağı” kitabındaki en unutamadığım bölüm durur aklımda.

Doktor olan Atabek, 12 Eylül’ün tutukluluk günlerini yazar kitabında.

Koğuş arkadaşlarının sorguya götürülüp geri getirildiklerinde yaşadıkları titremeyi anlatır.

İşkence görmüş arkadaşlarının titremesini ne yapsalar geçiremezler.

Üzerine kat kat yorgan örterler geçmez.

Sobanın ateşini güçlendirirler geçmez.

Taa ki koğuş arkadaşları ona sarılana kadar. İşte o zaman titreme kesilir, beden sakinleşir.

Atabek hatırladığım kadarıyla anısını şöyle bitirir:

“İşte o titremeyi geçiren, insan sıcağıdır. Ne güneş, ne de kömür sıcağına benzer insan sıcağı.”

Her bayram, nerede olursak olalım, insan sıcağına yakın olmak lazım.

Bayram sofraları da insan sıcağını yaşattığı için anlamlı.

Sofralar ne kadar kalabalık olursa, birbirine o kadar yakın olunur.

Kocaman dünyada, baş döndürücü kalabalıkta yalnız olmadığınızı hissedersiniz.

Bu bayram ve her bayram kalabalık sofralarda oturmanız dileğiyle…

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.