ALTIN 475,40
DOLAR 7,7375
EURO 9,1079
BIST 1,1747
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Az Bulutlu

Güne aşk taşıyan şiir olsun | Yaşar Üstün

19.04.2020
243
A+
A-
Güne aşk taşıyan şiir olsun | Yaşar Üstün

Hüzün avcıların elinde haritalar…

seni…
sokaksız
atacağın taş bulamadığın
kaldırımlara
serçe dokunmalarına
saklanmış
kuş kalbimle
sığındığım
parmak uçlarımla
çocuk gülüşleri sıvanmış
gökkuşağı renkleriyle
yağmurun peşine takılmış damlalarla
ateşi söndüren
ateşle
uzak yakın
kilometresiz
SEVİYORUM

ölsem
kilitli kapılar ardında kalsam
gam yemem
dağın gönlüne
bulutun göğüne
başım g/özümsün

hırka yerine
seni giyinirim
şubat ayazında
hepten daha küçük cümlen
ç/ektiği acıları
kendine isteyen
bir aşkı değil
bir insanı boğar
bırak
kan damarlarımıza akan
ömür suyumuz olsun
ırmağın denizi
ayın geceyi anlatması
yakamozmuş gibi göründüğüne bakma
o küçük serçelerin
gecenin bu vakti
dallarda
güne doğmayan
kuledibi’nde gezdiğin
sabah
istanbul’un
nasıl olsa
gözyaşların
yalnız değil
benimle akar
iyi misin sorusunun
ağaca çiçek olanı
koluma yaslanan uykusuzluğunla
içini dışını
bedenini yakan korkularına
hiç kavuş(a)mayan
bİze sahip çıkışıma
sen…
elimi ve ateşimi tut
karşılıksız boğaz vapurlarında
beklemelerin
durağı
kalkış noktası sen
tarifsiz bir aşk verdiğin için
sonsuzluğuma
TAŞIN
koşarım arkandan
yağmur altında ıslaklığım
teninin
ateş tutan
alevi

aynı sevdanın yalnızıyız
seni ararım deyince
kalbim
unutulduğunu zannetmenin
kara kaplı bıçağı
ruhuna sığmamış
bir kadını sevmek
yenilgilere boynumu bükmek
deniz fenerinin ışığı gibi sönmek
içime sığmayan koca bir kalple
düşüşün dalını özleyen yaprak olmak
suskunluğun
bir ses olduğunu
işitmek
yolları
uzaklıkları
unutmak
yere düşmeden
düşürmeden
mil çekmeden gözlerime
doyasıya
sevmek …

hiç istenmeyen bir alacak olduğu için
sevgi
önce verilirmiş
sonrası hüzün defterine
taşa çalınan boşluklara yazılan
şiirmiş işte
…..
aynanın sunduğu hikayeler
takmadığımız maskeler
siluetsiz yüzümüz
heybesi dolu kendimiz
acı kalbimiz olunca
karanfil yakamıza sığınsın
göç yollarına düşmüş kanatsız kuş gibi
açılmalı o kapıların
masalımızdaki elmanın
böldüğüm yarısı
aşk böyle hüzne dolanırsa
zincire bağlanmış kalpler
boğazımızda düğümlenmiş
yutkunmalar
ahın… gölgen
yadsımalara boy aynaları
lades kemiği tutmalar
dönüp dönüp bizi vuran
bumerang savurmaları
ipe dizilmiş tespih taneleri

elinden tuttukça
b/aşka zamanların en iyi müjdecisi
şimdiki zamanlar
kaptanın seyir defterinde
deniz feneri
yalnızlığı
anmalar
öyle sıcak ki
hüznün aşk dışında
şarap olanı
biri bakan
biri silen
tek bir yağmur taneciğinde
boğulma tahammülüyle
yolumuz papatya yapraklarını koparmalar
yerde cam kırıkları ya da bir ağaçta
meyveye çiçek
durmalar

….
makas kesiği ayrılıklar

hükümsüzlük
ömrümüz
sen olamamak
kimliksizlikse
bütün kimlikler aşk
kendi ölümüne ağlayan
ölmez ki
bir biz kaldık
yangın başında
korkmayacağın
delik deşik
taş atılmış
sokak lambası

….

göğün mavi…
yüzün mavi
kuş kafesi

kalbin gitmeler…

gelmeler
el tutup ağlamalar
sonsuzluğumun ötesine nasıl sığarsan sığ
yeter ki
gözlerimiz bitmesin
külüyüm
aşkın
kulu değil
gök/yüzün uçamayan kanadımız
gün/ahlarımız
şiir masumluğumuz
rüzgarımız bıçak uçlu
“bu günde”
küçücük bir
imbat olma
dileğimiz
delidoluğumuz
olamayanlara
engel
Dr.Jivago trenine binmiş
istasyonların kondöktör düdüklerinde
iki rayın yalnızlığı
suçumuz
suçsuzluk
sen
müsait olma
ben
sana
müsaitim

14 / Şubat / 2019-20
Yaşar Üstün

Yaşar Üstün
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.