ALTIN 461,55
DOLAR 7,8158
EURO 9,4809
BIST 10,5045
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 17°C
Parçalı Bulutlu

Suna’nın Türküsü | Rabia Mine

23.10.2020
3.412
A+
A-
Suna’nın Türküsü | Rabia Mine

Bilenler bilir; eskilerden “Malatyalı Fahri” diye tanınan ünlü bir bestekâr; asıl ismi Fahri Kayahan olan bu bestekârın kendisinden ve müziğinden de ünlü bir de yaşanmış hikâyesi vardır.

Kayahan’a ait olan, “Suna’m” türküsünün de kaynağı olan bu hikâye şöyledir:

Fahri Kayahan ve eşi Suna, birbirlerini çok sevmektedirler. Suna bir gün hamama gider; Fahri Kayahan’ın en yakın arkadaşlarından birinin eşi de o sırada hamamdadır. Suna’nın sırtının, giyinikken asla görülmeyecek bir yerinde bulunan kocaman beni gören kadın bunu akşam evde eşine anlatır. Günlerden bir gün Fahri Kayahan ve bu arkadaşı kahvede feci bir kavgaya tutuşurlar; arkadaşı da Kayahan’ı ezmek için, “Sen benimle uğraşacağına karına sahip çık, ben senin karının sırtındaki beni bilirim,” der. Bunu duyan Fahri Kayahan beyninden vurulmuşa dönerek evine koşar, duyduklarını karısına sorar. Başlangıçta hiçbir şeyden haberi olmayan karısının söylediklerine inanırsa da araları bir daha asla eskisi gibi olmaz. İçindeki kuşkudan hiçbir zaman tam olarak kurtulamayan Fahri Kayahan, artık sürekli sudan bahanelerle karısına çatmakta ve kavga çıkarmaktadır. Yine bu kavgaların birinde ceketini alıp çıkar ve sabaha kadar Malatya sokaklarında dolaştıktan sonra evine döndüğünde karısının cansız bedeniyle karşılaşır. Suna çok sevdiği eşinin davranışlarına artık dayanamayarak kendini asmış, giderken de ona şu sözleri yazdığı bir mektup bırakmıştır:

“Kusura bakma beyim, ama günlerdir kafandaki soru işaretlerinin sebebini bilmekteyim… Kendimi temize çıkarmak için başka yol göremedim. Şunu bil ki, ben sana hiç ihanet etmedim…”

Kendini “temize” çıkarmak!

Karısını bu şekilde kaybetmesinin üzerine kahrolan Fahri Kayahan, herkesin bildiği “Şafak söktü Suna’m yine uyanmaz,” sözleriyle başlayan meşhur parçasını yapar ve sonra da Safiye Ayla’nın meşhur ettiği, “Ben esmeri findık ile ben esmeri fıstık ile ben esmeri badem ile beslerim,” şarkısı sayesinde yolu taa Atatürk’ün huzuruna kadar uzanan hayatına devam eder…

ETİKETLER:
Yazar
Yazar
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/    Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782  -------*****-------  
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.