ALTIN
DOLAR
EURO
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay °C

Sevgili, “SEVGİLİLER GÜNÜY MÜŞ” | Aylin Tamakan Negiz

13.02.2022
457
A+
A-
Sevgili, “SEVGİLİLER GÜNÜY MÜŞ” | Aylin Tamakan Negiz

Aslında oldum olası hoşlanmıyorum hatta sevmiyorum; ”özel gün” adı altında kutlanan, sadece yılın belli bir gününde hatırlanması izlenimi yaratılan ve gelenek haline gelen, sevgimizi göstermenin en iyi yolunun en iyi hediyeyi almaktan geçtiğinin beyinlerimize empoze edildiği, ”anneler günü, babalar günü, sevgililer günü, kadınlar günü, hayvanlar günü, vs. gibi günleri…

Bir gün için bile olsa, en güzel duygu olan sevgimiz üzerinden kar sağlayanları ve bu duyguyu bizden sömürenleri sevmiyorum…. A diyeceksiniz ki; böyle dersin de sen kutlamaz mısın, sen sana da hediye alınsın en azından bir buket çiçek istemez misin, sende hediye almaz mısın? Hayır. Ben, bana diğer günlerde yapılanlara, onun da nasıl yapıldığına bakarım. 

Neyse…

Son birkaç gündür belki de bir haftadan fazla süredir, yaklaşan sevgililer gününü hatırlatan, her kanalda ardı ardına yayınlanan reklamlara ister istemez gözüm takıldı. Arka fonda yumuşak bir müzik ve ses ile, ”en güzel hediyeyi siz alın, en güzel pırlantalar bizde, Gucci’nin gözlükleri, Dior’un parfümleri, sevgiliniz en iyisine layıktır, sevgilinize en iyisini almak istemez misiniz?” diyerek kendilerince hoş uyarılarda bulunan reklamlar… 

Evet birden düşününce insanın içi kıpır kıpır oluyor ve başlıyorsunuz ”ben ne alsam” diye düşünmeye…

Ama beni düşündüren; bir saat önce, birkaç gün önce ve hatta aylar öncesinden izlediğim haberler ve yaşadıklarım geçtibir bir gözümün önünden.  Kınalı kuzularının haberini alan anaların çığlık dolu feryatları, çocuk yaşta sıcaklığını bile hissedemeden annesini kaybetmiş bir genç kızın gözyaşları, kocası tarafından sokak ortasında, gözlerinin önünde anaları vurulan yavrucakları, gözü önünde çocuğu vurulan ama bir şey yapamayan ananın acı dolu, yürek sızlatan bakışları, acısı taptaze olan, anne olan ama annelerini kaybetmiş olan yakınlarımın acıları ve daha birçokları…

Bu sevgili, “Sevgililer Günü” nün sadece ikili ilişkilere dayatılmasının anlamı ne? Biliyorum biliyorum nereden çıktığını, ne anlama geldiğinde. Ama lafa gelince sadece sevgilinizin değil ananızın, bacınızın, arkadaşınızın da gününü kutluyorsunuz. Eee o zaman? 

Ve yüreğimin, bir yarısının şükrederek sevinirken, bir yarısının da duyduğum acıdan titrediğini hissettim… Hangi yüzükle, hangi pırlantayla, hangi buzdolabıyla, hangi parfümle, hangi markayla gönüllerini alabilirsiniz böyle bir günde; her yaştan bu ana kuzularının ya da kuzuları ellerinden kayıp gitmiş anaların, sevdiğini sevdiceğini toprağa vermiş sevgililerin? Nasıl anlatırsınız? Nasıl anlatırsınız onlara “Sevgililer” gününü? Anlatamazsınız, anlatamayız…

Olsun varsın ne alacak ne de verecek hediyelerimiz olmasın. Ama olabileceğimiz kadar evlat, olabildiğimizden çok anne, olabildiğimiz kadar aşık, sevgili olalım. Annemiz, sevgilimiz, dostlarımız yanımızdaysa ya da çocuklarımızın kolları boynumuzdaysa, sessizce şükredelim varlıklarına…Günün ne olduğu, ayın kaçı olduğunun önemi olmasın. Uzakta da olsalar, gölgeleri olsun hayatınızda…

 

Administrator
Administrator
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir Websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Yazı Atölyesi kültür sanatın, hayatın pek çok alanını kapsayan nitelikli edebiyat içerikli haber sunar. Bu nedenle başka kaynaklardan alınan, toplanan, bir araya getirilen bilgileri ve içerikleri kaynak belirtilmeksizin yayına sunmaz. Türkçenin saygınlığını korumak amacıyla ayrıca Türk Dil Kurumu Sözlüğünde önerilen yazım kuralları doğrultusunda, yayınladığı yazılarda özellikle yazım ve imla kurallarına önem verilmektedir. Yazı Atölyesi, üyeleri ve kullanıcılarıyla birlikte interaktif bir ortamda haticepekoz@hotmail.com + yaziatolyesi2015@gmail.com mail üzerinden iletişim içinde olan, bu amaç doğrultusunda belirli yayın ilkesini benimsemiş, sosyal, bağımsız, edebiyat ağırlıklı bir dijital içerik platformudur. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz. http://yaziatolyesi.com/ Editör: Hatice Elveren Peköz Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/   Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782 -------*****-------
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.