ALTIN
DOLAR
EURO
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay °C

Sevgi öylesine çoktu | Muzaffer İzgü

Administrator
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine yer alan bir websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde edebiyat, sanat, Kitap, Sinema, resim, müzik, Edebi yazım tarihi vb. pek çok farklı alandan Yazı Atölyesi Edebiyat platformu bünyesinde sizlerin de yer alacağını düşünüyoruz. Bu amaçla sizlerden gelen edebi değeri olan öykü, hikâye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, film tanıtım vb. yazıları, yazar biyografisi, Türkiye ve dünya klasik edebiyatına ilişkin anı, eleştiri yazılarla eserlerinize yer veriyoruz. 2009’dan bu yana yayın hayatını kararlılıkla sürdüren Yazı Atölyesi, bir antoloji niteliği taşımaktadır. Yazı Atölyesi bünyesinde, edebiyat ve sanata gönül vermiş çok değerli yazım emekçilerinin kitap tanıtımları ve eserlerinin yer almaktadır. Kısaca sizlerin katılımıyla dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz. http://yaziatolyesi.com/ Editör: Hatice Elveren Peköz Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com GSM: 0535 311 3782 -------*****-------

Babam okulda hademeydi
Annem çamaşıra giderdi, onun bunun çamaşırına 
Önüne dağ gibi çamaşır yığarlardı, karşılığı bir lira.

Deterjan yok o zamanlar, küllü su vardı, küllü su elini parçalardı, akşam bir lirayla mutlu mutlu gelirdi. O yoksulluk içinde annemin üç çeşit yemeği vardı, etli bulgur, otlu bulgur, sütlü bulgur.

Etli bulgur dediğim, et yok, annem ekmeğin kabuğunu kuyruk yağında kızartırdı, bulgur içine dizerdi.

Alllahhh, oldu sana etli bulgur, çatır çutur yerdik. 
Seyhan‘ın kıyısından ebegümeci toplardım, otlu bulgur olurdu.

Sütlü bulgur ise, aslında ayranlı bulgur, paramız bir kase yoğurda yeterdi, 
bir kase yoğurda bolca suyu karıştır, o ayranı yedi insanın yiyeceği bulgura karıştır, güya sütlü bulgur.

Ama dedim ya 
Sevgi öylesine çoktu ki evde 
sevgi karnımızı doyuruyordu..

Muzaffer İzgü

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.