ALTIN 359,32
DOLAR 6,7803
EURO 7,3863
BIST 8,4158
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 12°C
Parçalı Bulutlu
Kitaplar

BUGÜN DE ÖLMEDİM ANNE | Mehmet Aldemir

28.02.2020
158
A+
A-
BUGÜN DE ÖLMEDİM ANNE | Mehmet Aldemir

Üniversite yıllarıydı… On beş yirmi sene önce… Tek başına bir evde kalıyordum. Yerden alçakta, tek odalı, harabe bir evde…
Bir gün -hayatın anlamsız geldiği, üstüme üstüme geldiği bir gün- yatağıma uzanmış yatıyordum. Gece vaktiydi. Dışarıda fırtına vardı. Sobada kömür yanıyor, teypte Ahmet Kaya’nın şarkıları çalıyordu. Bunalımdaydım. Yaşamak istemiyordum. Ailemden uzakta, gurbet ellere düşmüştüm. En sevdiğim arkadaşlarımla ayrı düşmüştüm. Hastalıklı bir aşkın pençesine düşmüştüm. Maddi imkansızlıkların kucağına düşmüştüm. Yani iyice düşmüştüm, ölmek için fırsat arıyordum.
Yatağımda yatarken
bir ara burnuma bir duman kokusunun geldiğini hissettim. İsteksiz bir hâlde yataktan kalkıp odanın ışığını yaktım. Soba borusunun duvara bağlı olduğu yerden mor mor dumanların çıktığını gördüm. “Oh, iyi!” dedim. “İşte aradığım fırsat bu!”

Hiç istifimi bozmayıp ışığı söndürerek yatağa geri döndüm. Bir süre, kafamda hiçbir düşünce olmadan, öylece yattım. Sonra bedenimin yavaş yavaş uyuşmaya başladığını farkettim. Bu, bana müthiş bir haz veriyordu. (Sanırım bu, artı kırk beş derecelik bunaltıcı sıcak bir odadan eksi kırk beş derecelik dondurucu soğuk bir odaya geçerken yaşanan o geçici, aldatıcı hazdı.) Bir taraftan da korkutuyordu beni bu. Ama artık geri dönüş yoktu. Kararlıydım. Hiçbir şey beni bu kararımdan vaz geçiremezdi. Bu arada Ahmet Kaya’nın dinlemekte olduğum şarkısı bitmiş, bir sonraki şarkısı dönüyordu teypte ve şöyle diyordu şarkı:

“Saçlarına yıldız düşmüş, koparma anne…”

O an annemi düşündüm ve ağlamaya başladım. “Hayır!” dedim. “Bu kötülüğü ona yapamam!”

Sonra ağır ağır, kendimi olabildiğine zorlayarak, hemen sağ yanımda yer alan pencereye uzandım. Pencereyi açıp fırtınalı havanın içeriye girmesini, zehirli gazların dışarı çıkmasını sağladım.
Az sonra odanın havası temizlenmiş, biraz kendime gelebilmiştim.Yine ağır ağır ayağa kalkıp ışığı yaktım. Lavaboya gidip bir tas su getirdim. Suyu sobanın içine sepeleyip yanan kömürleri söndürdüm. Bu sırada Ahmey Kaya’nın az evvel dinlediğim şarkısı da bitmiş, bir sonraki şarkısı dönüyordu teypte. Şöyle diyordu şarkı:

“Bugün de ölmedim anne…”

Mehmet Aldemir

Not: Romanımda yer alan bir öykü değildir.

Mehmet Aldemir
Mehmet Aldemir
Kapıda Biri Var! adlı romanın yazarı
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.