ALTIN 283,7748
DOLAR 5,7742
EURO 6,4379
BIST 97.149
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 30°C
Parçalı Bulutlu

Yorgun Yolcu / Nuri Can

13.06.2018
7
A+
A-
Yorgun Yolcu / Nuri Can

“Vurduğum bütün kıyılara kırık gözyaşlarımı döküyorum.” 

Eskil sokaklarında anıların 
dolaşıyorum, öksüz bir çocuk gibi 
yüreğimde kırık bir dal sızısı 
ve soluk ürpertisi bir yaprağın …
 
ardımda bıraktığım aynalara tutup yüzümü
yılların gözlerinde iki damla gözyaşıyla
bir dost izi arıyorum, kirlenmemiş bir bakış 
çocukluğumun ince sızısından kalma 
alıp götürmek için uzak bir kıyıya… 
 
dalgın ve dargin anıların yamacında oturmuş 
uzak dağ doruklarına bakıyorum 
daha uyanmamış sabah, 
bahar ve yaz uyanmamış, 
susmuş gün.
ah! … güz yağmurları iniyor, acılar ve ihanetler üstüne 
çırılçıplak ve sevgisiz kalmış bir şiirim 
kimsesiz bir kış sokağında…
 
ah! gülen gözleri menekşelerin, munzur bakışlı ceren 
geçtiğim tüm kıyılara kırık gözyaşlarımı bırakıyorum 
ince duygularımı 
toplasam avuçlarım kanar …
 
bütün baharlara geç kalmış, yorgun ve yaralı bir yolcuyum 
heybemde türküleri unutulmuş bir şafağın yalnızlığı 
hüznün ıslattığı kirpiklerimde bütün yağmurların adı gözyaşı. ..
 
dalgalarını gönül dalgınlığında saklayıp 
acılarını içine gömen bir denizim ben 
yüreğime gecenin hıçkırıkları, 
ve hüznün ince ezgilerini toplayıp 
vurduğum bütün kıyılara kırık gözyaşlarımı döküyorum 
 
uzak diyarlara hasret taşıyan göçmen bir kuşum ben
her defasında düşerek, kanadı kırılarak sevgiye koşan 
aşklara, acılara, ayrılıklara vurup kendini 
hayatın yaralı trendinde sarp kayalardan geçip, 
şiirler toplayan kirpikleri kırık bir dünyanın teninde 
 
ben ki, herkese gül sunan, gül bağışlayan, 
ve herkesten gül isteyen kırılgan çocuk 
kör olası talihine isyan edip 
bırakıp gönlünü bir çiğdem ile dağ arasında 
durmadan üşüdüm hayatın kirli sahnesinde 
 
ey sevdamın suskun gülü, 
ey iki gözü iki damla hasret çiçeğim 
ömrümün en ince yerinde duruyorum şimdi 
ümitlerden, hayallerden uzak nasıl yaşarım ben
gönlümü hangi seherlere bırakıp giderim sen yoksan
sen yoksan boğulup gitmez miyim hayatın bu kirli sularında? 
Sen ki, yitip gitmesini istemediğim tek mevsimsin hayatımda. 
tut elimden umut çiçeğim, umutsuz koma beni umutlara götür…. 
 
Nuri CAN
 
 

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.