Yılkı Atının / Mustafa Söylemez

0
292

“Sevmişim bir kere Dadaloğlu’nu.”

 

Asılı durmuş başım
Kasap kancalarında,
Yine yürüyüp gelmişim 
Şu dağın yamacından
Özlemle beklemiş sevgilim yolumu
Bin kurşun atılmış sol koluma
Görünen benim yılkı atının terkisinde.

Gölge etmemiş bana İskender
Kalmamış nice kör sultanlardan
Ne gam, ne keder.
Sevmişim bir kere Dadaloğlu’nu
Kellelerimiz gönderilmiş İstanbul’a
Yem olsun diye avcı şahinlere.
Nice savaşlar silah öğrendi
Ne yağmur durdu
Ne kesildi dere.

Göçüp gitmişliğim var duvarında
Isıtır durur duvarını gölgem
Çıktığımda yoluma
Şahlar vuramadı atıma gem.
Sitem etmemişim eşime, dostuma
Surlara burç olmuş gülüşün
Dut dalından bir bayrak
Kuşak olmuş sana,

Kazı işkencenin tırpanını
Söz ile kırılsın zülüm öz ile
Tükürüğünden bir ok
Delsin alçak yüreğinin
Düşmanın, hainin.