Yağmur ve Rüzgâr / Gülçin Yağmur Akbulut

0
60

Saçlarımı tarayan rüzgâr
düşlerimin denizinden eser
dalgaların mor güllerini
ben olmasam kim tanımlar ?

Yağarım, yağarım da gecelerce
beklerim kapısında halden bilmezin
türküler yükselir bahar bahçemden
türküler ki hüzün makamından geçer

Ey, mavi Hazar’ın kızı, ellerin senin
kımıltılı sokaklardan gelip de
gülistanı dertop edip koyuyor
sevdalı dağların insanlık masasına

Adresi belirsiz heyecanlı soluk
not düşüyor saydam kelimelerden
öpülesi parmaklarından akan ırmaklar
gün ışığını dolduruyor Yusuf’un kuyusuna

İçli bir kâtibenin telâşı var gözlerinde
harfleri hizaya sokmanın ustası
sonsuzluğun kız kardeşi, sırlı çekmece ;
rüzgâr muhabbetinde yalnız odalarda



İnsancıl Dergisi Şubat 2019