ALTIN 477,30
DOLAR 7,8564
EURO 9,2174
BIST 1,1731
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Gök Gürültülü

Kadınlar Yaşamın Her Yerinde | Adil Okay

08.12.2019
451
A+
A-
Kadınlar Yaşamın Her Yerinde | Adil Okay

“UÇUYOR BUNLAR…”

Mersin’de “Kadın Emeği Kolektifi'”nin çağrısıyla bir araya gelen 5 Kadın Fotoğrafçı, Derya Narlı, Fevziye Yürek, Hatice Ataç, Tülin Şahin Okay ve Zeynep Yıldırım, cinsiyetçi bakış açısıyla sıra dışı sayılan çeşitli işlerde çalışan” Balıkçı Gülseren, taksi şoförü Suzan, baloncu Fatoş, Erkekler kahvehanesinde çalışan Özlem’le aylar süren bir çalışma yaptılar.
Sonuçta muhteşem bir sergi çıktı ortaya. Sanatın sağaltan sorgulatan gücünü bir kez daha görmüş oldum.

Açılışa gelemeyen arkadaşlar bu fırsatı kaçırmayın. Sergi 15 Aralık’a kadar ziyarete açıktır. Ayrıca başka kentlere de yelken açacaktır. Siz de fotoğrafçılarla iletişime geçebilir, yaşadığınız kente – ülkede bu serginin açılmasına vesile olabilirsiniz.

Kadın arkadaşların sergi açılışında yaptıkları konuşmalarından birkaç bölüm paylaşıyorum:

***

“Kadın Emeği Kolektifi’nin çağrısıyla bir araya gelerek bir yıldır bu çalışmayı yürüten biz  fotoğrafçılar; Derya Narlı, Fevziye Yürek, Hatice Ataç, Tülin Şahin Okay ve Zeynep Yıldırım; sanatın ve fotoğrafın anlatım gücünden yararlanarak insana, yaşama ve kadına dair sözlerimizi kadın bakış açımız ve kadın duyarlılığımızla kadrajımızdan aktarmaya çalıştık.

İnsan hakları haftası içinde bulunduğumuz bu günlerde, ne yazık ki nefret ve ayrımcılığın derinleştiği, her gün en az bir kadın cinayetinin işlendiği, hak ihlallerinin ayyuka çıktığı, ekonomik krizin altında ezildiğimiz zamanlar yaşıyoruz. Ancak biz kadınlar diyoruz ki, yaşamın ve özgürlüğün yanında,  yaşamın her yerindeyiz.

Kadınlar, toplumsal cinsiyete dayalı algılamalarla oluşturulan roller nedeniyle, eşitsiz, ikincil konumlara yerleştirilmektedir. Bu cinsiyetçi yapı, kadınların ev içinde kalmalarını, iş yaşamında ise düşük statülü, daha az ücretli, esnek çalışma saatlerinin olduğu, güvencesiz koşullarda çalışmalarına neden olmaktadır. Öte yandan, cinsiyete ait rol ve davranışları belirleyen “toplumsal cinsiyet” algıları, kadınları “duygusal”, “hassas”, “güçsüz”, “korunmaya muhtaç” gibi gerçeklik temeli olmayan nitelikler ile tanımlamaktadır. Bazı meslekler kadınlar için uygun görülürken, bazıları ise ‘yapamaz’, ‘beceremez’, hatta ‘yapmamalıdır’ önyargısıyla uygun görülmemektedir. Oysa elbette, kadınlar da erkekler gibi her alanda ve her yerde çalışıp, üretip, yaşamın her alanında var olabilirler.

 “UÇUYOR BUNLAR/Kadınlar Yaşamın Her Yerinde” adlı Fotoğraf  çalışmamız ile toplumun, kadınların çalışmasına alışık olmadığı işlerde ve alanlarda, toplumsal önyargılara aldırmadan çalışan kadınların mücadelelerine tanıklık ettik. Kolektif Kadın Fotoğrafçılar olarak, amacımız kadınların her alanda cesaret, cüret, direnç ve inançla var olabileceklerini, başarabileceklerini göstermektir. 

Bu çalışmamız ile cinsiyetçi toplumsal algıda ‘erkek alanlar’ olarak tanımlanan işlerde risk, zorluk ve engellemelere rağmen çalışan kadınların hikâyelerine tanıklık etmenin, diğer kadınların da çekincelerinin ortadan kalkmasına yardımcı olacağını, önlerindeki engelleri aşabilmeleri açısından onları cesaretlendireceğini ve toplumda aşılması gereken cinsiyetçi önyargılarda ise farkındalık yaratacağını düşünüyoruz.

 “Uçuyor Bunlar/Kadınlar Yaşamın Her Yerinde” fotoğraf sergimiz, “erkeklere” ait kabul edilen alanlara “kadın” kimlikleri ile giren, toplumsal ve kültürel olarak çizilmiş sınırları zorlayarak mücadele eden dört kadının hikâyesini anlatıyor: Gülseren, Özlem, Suzan ve Fatoş…

Bu kadınlar, cinsiyet ayrımcı toplumsal önyargılara aldırmadan işlerini yaparken taksi şoförlüğünden erkek kahvesinde servis elemanlığına, balıkçılıktan, simitçiliğe bir çok işte de çalışarak ‘Biz varız, emeğimizin, ekmeğimizin, yaşamı peşindeyiz’ diyerek ataerkil zihniyete, toplumsal cinsiyete dayalı önyargılara meydan okuyorlar.”

KOLEKTİF KADIN FOTOĞRAFÇILAR:

Derya Narlı, Fevziye Yürek, Hatice Ataç, Tülin Şahin Okay, Zeynep Yıldırım

Sergi Adresi: Yenişehir Belediyesi. Atatürk Kültür merkezi. Sergi Salonu. Yenişehir- Mersin

Adil Okay
Adil Okay
Adil Okay Kimdir… 1957’de Antakya’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini doğduğu ilde, yüksek öğrenimini Adana’da yaptı. Politik nedenlerden, Adana ve Ankara cezaevlerinde yattı. 12 Eylül darbesinden sonra  illegal yollardan yurtdışına çıktı. 1981-1982 arasında bir süre Lübnan’da Filistin kamplarında kaldı. 1983’te Fransa’ya yerleşti.  1984’te, sonraları adı Yazın olarak değişen ‘Direniş’ adlı derginin yayınlanmasına katkı sundu. Sürgünde yaşadığı süre içinde, ‘Mültecinin Bunalımı adlı öykü ve ‘Yeşillerini Giyin de Gel başlıklı şiir kitapları yayınlandı. Fransa’da iki arkadaşıyla beraber, ‘Fransa Postası’ adlı aylık dergi yayınladı. Yirmi yıl sürgünden sonra, dosyalarda zaman aşımından yararlanıp Türkiye’ye dönebildi.   TÜRKİYE’YE DÖNDÜKTEN SONRA 1999’dan 2018’e kadar 16 yeni kitap çalışması oldu. Özgür Üniversite’nin ‘Kavram Sözlüğü’ çalışmasına iki madde (Barış ve Burjuvazi) yazarak katkı sundu. Çalışmalarıyla 15. Ömer Seyfettin Öykü Yarışması ile 6. Hasan Bayrı şiir yarışmasında ödüle layık görüldü. 2012 Yılında da ‘Mersin 68’liler Derneği’nin ‘Onur Ödülü’nü aldı. İstanbul, Mersin, Antakya ve Samandağ’da “Konuşan Fotoğraflar” ile “Şair Kapıları” adını verdiği fotoğraf çalışmalarını sergiledi. Çeşitli sergilerde küratörlük yaptı. Karma sergilerde yer aldı. Çeşitli panellerde, ulusal ve uluslar arası sempozyumlarda değişik konularda tebliğler sundu.   Okay’ın yazdığı kitaplardan: Hançerini Ay Işığına Çalan Adam’ (şiir) 1999’da, ‘Yirmi Beşinci Saat’ (şiir) 2006’da, ‘12 Eylül Ve Filistin Günlüğü’ (anı-belgesel) ile ‘Konuşan Fotoğraflar’ (fotoğraf) 2008’de, (40 kentte sahneye konan 2 perdelik politik – belgesel oyunu) Karanlığın İçinde Aydınlık Yüzler−Ölülerimiz Konuşuyor’ Ütopya Yayınevi tarafından 2010’da yayımlandı. 2011’de ‘Kadın Gibi Kadın −Haykırış’  ile “Tekel İşçisi Bir Kadının Uyanışı”  adlı oyunları sahnelendi. 2012 yılında Sokak tiyatrosu olarak sahnelenen “Cumartesi Anneleri” adlı oyunu, Emeğin Sanatı yayınlarınca ‘e-kitap’laştı. Yine 2012’de “Eylül Kokusu” adlı şiir kitabı Ütopya Yayınevi tarafından yayımlandı. 2013 yılında “Ben çıkana kadar büyüme e mi – Görüş Günlerinde Büyüyen Çocuklar” Nota Bene yayınlarından çıktı. Bu kitap TBMM’nde 4. Yargı paketi tartışmalarında referans oldu. 2015 Yılında “Şair Kapıları” (Fotoğraf – şiir), 2016’da “Hapishanelere Esinti Yollayalım” (İnceleme) Ütopya Yayınevi tarafından yayımlandı. “Arkası Yarın – Bir Ayrılık Hikâyesi” adlı romanı, yazarın 18. Kitabıdır.Okay’ın yazdığı Tiyatro oyunları, Türkiye’nin birçok yerinde sahnelenmeye devam ediyor. İletişim: okayadil@hotmail.com
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.