Tirşe Rengi Apartman / Ertuğrul Erdoğan

0
79

“Sanki dünyanın bütün işlerini siz halledeceksiniz!”

 

Bir apartman hikayesi, “Tirşe Rengi Apartman” adlı roman çalışmam… Üç roman çalışmam arasında bu çalışmamı okurlarıma ulaştırabilmek için her koşulda mücadeleye devam…
Bu sene olmaz ise gelecek sene… O da olmazsa sonraki seneler… Hiç olmadı, ben ölünce basılır. Umarım…

Roman çalışmamdan kısa bir bölüm,

“…Ayberk birkaç haftadır dışarıya çıkmayı istemiyordu. Yaptığı, yalnızca markete gidip ihtiyaçlarını almaktı. Kendisini arayan arkadaşlarına bir bahane bulup onları sürekli atlatıyordu. Kapısına gelenlere de sessiz olup açmıyordu. Hayatı dün yaşadıklarının kopyasıydı. Öğlene doğru kalkıyordu. Gözünü açar açmaz yatağın kenarına bıraktığı birasından yudumlamak keyfiydi. Kahvaltı hazırlamaya üşenirdi. Çoğu zaman, buzdolabının kapağını açıp başında beklemek, sonra da aldığı birkaç zeytin veya bir parça peyniri küçük bir tabağa koyup yemekti.

Ülkedeki son gelişmelerden sonra canı ne gazete okumak ne de televizyondan kötü haberleri izlemek istiyordu. Öğleden sonraları tek yaptığı balkonda oturup müzik dinleyerek kitap okumaktı. Sokaklarında koşuşturan insanlara, “Sanki dünyanın bütün işlerini siz halledeceksiniz! Yarın ihtiyarladığınızda köşenize çekilecek, etleriniz kemiklerinizden sıyrılacak ve tıpkı benim yalnızlığım gibi kalacaksınız. Bitmez bu dünyanın işleri bitmez! Tarihte ne krallar bitirebildi ne de köleler. Onlar hep birbiriyle didişip durdu. Kral sarayını korumak, köleler ise ezilmemek için çırpındılar. Ve hâlâ da bu yaman çelişki devam ediyor. Nereye baksan, her taraf pislik olmuş! Kimsenin kimseye saygısı kalmamış! Esnaf müşterisini, patron işçisini, politikacı seçmenini kandırıp duruyor, hem de gözlerinin içine baka baka söylediği yalanlarla! Savaşlar desek, sanki insanlığın yazgısı olmuş. Kralların o bitmek bilmeyen kaprisleri veya başka ülkelere göz koymaları sonucu, milyonlarca insanın ya kaçamadıkları bombaların altında kaldığı veya kaçanların da denizlerin soğuk sularında boğularak dibe vurduğu kalleş bir dünya!”