Susku  / Josef Kılçıksız

0
149

Bulutun başına gelenler…

Ömür çatlaklarından kan sızdırıyor azra;
ette ilerleyen madenin damarla dalaşı, hep hareket halinde,
hep kötücül ve durmadan derine doğru…
ne çok üzünç bölüştük seninle,
ne çok avuçları terli geçtik, gölgemizden uzanan korkuların içinden…
bir yerdeydik, hissi uzakça zikredilmemiş…

bekleyişe uyku kattık;
su denizden böyle yitirdi tuzunu;
sası kokuyordu kapı arkasındaki kediler;
sokul usulca, sokul ve okşa…

camda kavuşup büyüyen yağmur damlaları,
onca bozguna rağmen bir boran kadar kararlı…
bütün anları yalnızlığa tapan çıplak bir akşam, uzun ve kararsız;
ıslanıyor ısındıklarım…

acıların içine içine uzuyor gözlerim;
yüzünü çizmek istiyorum,
ne uslanan ne de deliren denizin sızısına…
dipten çaresizlik kusuyor deniz;
korunağına çekiliyor sedef, incinin bekleyeni yok…
durduğun yerden gidemezsin azra, bekleyenin yoksa…

her insan yaralı bir kediyle yaşar sokağın boşluğuna itilmiş…
vapurlar azra,
vapurları biz taşırız karşıdan karşıya,
zaman geçince üstünden, çöken bir köprünün altından…
kanatsız doğar bütün kuşlar,
sen bana yine de
doruklara konan kartalları anlat…
Mümkünse yağmur olmadan
bulutun başına gelenleri…
oyuncaklarımızı anlat, devlerin ülkesinde
cücelerin ezdiği…

benim sendeki cennetim bu kadarsa,
en iyisi gitmek…
Sokaklar bize benzerken
gidemiyor ki insan…
Tetikler çekiliyor bir yerlerde,
kurbana benzeyerek yaklaşıyor avcılar…
Sonsuzlarca düşüyorum saatlere,
doluyor takvim sayfaları;
sözün tükendiği yere kayan boşluğa düşüyor anlam…
yakılan şiirlerden yanıyor genzim;
kal azra;
tek başına eski asaleti yok deliliğin…


“Susku”, “Kırmızı Pazartesi”, “Bulutun Başına Gelenler” adlı şiirlerimin yayınlandığı,  ”Bonyade Kalem” dergisi

Çeviri: Şahriyar Galavani

Josef Kılçıksız