ALTIN 289,7524
DOLAR 5,8354
EURO 6,5055
BIST 97.149
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 31°C
Parçalı Bulutlu

Süleyman El İsa |Güler Kalem

12.05.2019
13
A+
A-
Süleyman El İsa |Güler Kalem

1921’de Nahırlı’da doğan şair ,halk edebiyatına ağırlık vermiştir. Kuran-ı Kerim ve eski şairlerin etkisinde olan şair, daha sonra İngilizce ve Fransızca’yı öğrenerek dünya edebiyatının derinliklerine inmiştir. Şiirin yapısıyla değil de sözleriyle ilgilenen şair, gerçekçi, insan sorunlarına sorumluluk duygusuyla yaklaşan, sosyalizm tabanlı bir şairdir. Nazım’dan da etkilenmiştir.Hatta  Dünya Barış Koferansı için 1957’de Moskova’ya gidince sohbet etmişler. Sartre, Pablo Neruda, Nazım Hikmet gibi dünya edebiyatına damgasını vurmuş sanatçılarla bir araya gelmiştir. Düşünce olarak sosyalizmi savunması ve düşüncelerinden dolayı sürgün hayatı yaşaması bakımından kendini Nazıma çok yakın hissetmiştir.

Yalın , imgeci olmayan, derinlikli şiirleri vardır. Politik kimliğinden kaynaklı uzun yıllar sürgün hayatı yaşamıştır.

Çocuk dünyasına hitap eden şiirleri vardır. Her biri 300 sayfalık olan üç cilt çocuklara yönelik şiirler yazmıştır. Çocukların kendi dillerini sevmeleri için, insanları, çiçekleri ve ilkbaharı sevmeleri kısacası hayatı sevmeleri için şiirler yazmıştır.Şiirlerinde ana duygu insana yaklaşma, insancıl düşünceleri aktarma söz konusudur. Sosyal adalet ve eğitim konusunu çocuk şiirlerine serpiştirmiştir.

güneş hepimiz içindirSevgi hepimiz içindir”

Kara toprağımız bolluk ve bereket dolu

Bu da mutlaka hepimiz için olmalıdır

Toprağımız altın, azmimiz ateş gibidir

Gelin bunlarla vatanımızı yüceltelim

Kurtuluşumuzu beraber bulalım

Birleşelim ve tek kuvvet olalım

Bir çiçek ile bahar gelmez

Kollarınızı yan yana getirin

Birlik olun, birlik olalım

Hepimizin pembe umutları vardır

Birlikte keramet ve bereket vardır

Bu da mutlaka hepimiz için olmalıdır

Vatan, millet , vicdan ve değişim için yazdığı şiirler , tiyatrolar, makaleler ; çocuklar için yazdığı içten yazılar, şiirler ve hikayeleriyle Arap dünyasında kimliğini ortaya koymuş, duruşuyla kendinden söz ettirmiş, kabul görmüş şairlerdendir.

Çok erken yaşlarda çiftçilerin ağa zulmünden çektiklerine tanık olmuş, sosyal eşitsizlik ve adaletsizliği yakın çevresinde gözlemlemiştir. Bu zulmün ortadan kaldırılması için nihai sonucun değişim olduğuna inanmıştır. Boş sözlere ve duygusallığa teslim olmadan, ayakları yere basan bir felsefeye inanmış, düşüncelerini açık şekilde ifade etmekten kaçınmamıştır.

Süleyman El-İsa’ya milliyetçilik konusu hakkında ne düşündüğü sorulunca:“Sizin deriniz, göz renginiz ve alıp verdiğiniz nefes ile sahip olduğunuz özel bir durum vardır. Bunu isteseniz de değiştiremezsiniz. Biz insanları bu şekilde olduğu gibi kabul etmeliyiz. Örneğin ben Arap’ım. Başka bir şey olamam ve olmam da mümkün değildir. Geçmişim, kültürüm, günüm ve geleceğim ile buyum. Bu bir gerçektir. Herkes de bunu bu şekilde bilmeli ve diğerleri ile barış içinde yaşamalıdır.”

ANTAKYA’DA KALICIYIZ

Yükseklere seriver hayalini, serpiştir ovalara
Seriver, serpiştir yeşil, yemyeşil Antakya’ya

Sevenlerimiz el ele kursunlar düğün dernek
Salıversin sevgi çiçeklerini o güzel yurduma

Papatya yanaklarına kazınmış özümü sarsıver Antakya’nın,
Selam söyle Antakya’nın söğüt ağaçlarına

Hayallerini seriver eski köprünün üzerine
Duyguların boşalıp doruğa çıktığı anlarda

Umutlu adımlarımızın andına uyuyan evlere seriver düşlerini
Ey dostum, ey vatana göklerin ve yeryüzünün renklerini armağan eden fırça.

Ey benim toprağıma özlem duyan olgun çocuk
Antakya’dasın, Antakya…
Sen tarihi efsanesin ey coşkulu kent
Tarih Antakya’dır bende ve Antakya tarihtir aslında .
Dostum, az uğrayıver bizim köyümüze de;
Özüm, çocukluğum, şiirlerimi göreceksin yanı başında.

Biraz da Asi’ye sapıver kanımda akan
Oradadır evim, uzanmıştır asi de bir yanında

Bir soluklan gölgesinde yeşil dut ağacının
Şairin sırdaşı olan kasideleri, sor o ağaca
Şiirlerimin nabız atışında vardır o, her zaman
Resmet, resmet gölgesini bile o sevdalı fırçanla
Sevdiklerine, sevdiklerime selamlarımı ilet ey dost
Çam ağaçları gibi köklüdür onlar, o çamlar gibi, yüksek yamaçlarda

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.