Sorgu / Josef Hasek Kılçıksız

0
251

“Unuttum sanma, kaç yüzyılı sustum.”

 

Bak, bir şey anlatacağım Mehir
aklının çatısı uçacak
bütün saatler yerli yerindeydi 
bir yere kaçtığı yoktu yılan ısırığı zamanın
sokakları sus tekinsizliğinde bir şehirde
sorguladılar beni
ismini zikretmedim
ne desem bir cüzle dönecektim
dilime jilet olsun ki söz
sustum
unuttum sanma, kaç yüzyılı sustum…

henüz yerçekiminin olmadığı yıllardı
senden öğrendim bir demirin kıyısında beklemeyi
zamanda güz kırımı, o serçe senden öğrendi ince bir dala tutunmayı
al uçur yüzümün haritalarında
göğün yalnız gidişine selam durur gibi
uçur…

merak etme Mehir
elbet biter taş ve tuzun zamanı
alacalı bir akşam iner güle, biter uzun bekleyişler…
söz, öyle bir zaman olacak ki
saçlarında ellerim
bir gülü dilim dilim vereceğim
tuzunu avuç avuç, zeytinini tane tane…

boş ver Mehir ölmüş kuşları bir midillinin kaburgasında
sen bana bir oğul ver
İlyada soyundan bir adı olsun
dağ sessizliğince büyüyen…

Josef Kılçıksız