Haftanın Kitabı – Siz hiç böyle bir meyhane pilavı yediniz mi? / Gökhan Gurbetoğlu

0
114


            “öğreniyor… hayatın anason kokulu masalını” insan.

            Şiirin evrenini değiştirmek için bir kadına ihtiyacımız varmış oysa. Büyük bir tedirginlikle sipariş verip, büyükçe de bir tedirginlikle elime aldığım kitap, suratıma bir tokat gibi iniverdi adeta…

            Eminim ki kitabı gören herkes, elinin hamuruyla, bir de mutfak işleriyle dolu bir şiir kitabı yazmak neyine, git otur evinde, diyecektir ama şair, elinin hamuruyla değil de elinin tersiyle, öylesine bir tokat atıyor ki öyle olur. Bence hazırlıklı olun.

            “gün ortasıydı, alışverişti, yemekti

                          ocağı gülen bir mutfak”

            Bir kadının gününün özeti ve de mutluluğu bu iki dizede kucaklıyor bizi, Dilek Özkan’ın, Kaos Çocuk Parkı’ndan çıkan Birkaç Porsiyon Hayat adlı şiir kitabının ilk sayfalarından son sayfasına kadar.

            Mutfak… tencere… kepçe… rende… tuz… yağ… salça… domates… biber falan filan hiç bu kadar hayatın içinde olmamıştır herhalde.

            “malzemeler/

            1 fincan ince keder

            1 gr dirilen yalnızlık

            2 kaşık gecenin uyuşturulmuş dili

            1 avuç kavrulan dünya

            İşte bu tarifle başlıyor, Bir Porsiyon Hayat… çeşit çeşit tariflerle bir çırpıda şiirlerin mis kokulu dünyasında kaybolup gidiyoruz.

            Dilek Özkan şiire müthiş bir lezzet katmış. Bence bütün dünya dillerine çevrilmeli… evet çok iddialıyım, çevrilmeli.

            Dilek Özkan, yemek deyip geçtiğimiz şeyleri masamıza, “Bir Porsiyon Hayat” olarak öylesine güzel servis etmiş ki hayatımızın tadı değişiyor.

            “göğsünde derin yarayla gezer

            sevgisiz bir çatalın elleri… ölüme ve yaşama”

            ……….

            “utangaç bakire bir kızdı imamın kucağında patlıcan

            sessizliğini soydu akıttı alacasından

            sinirlenen yağın içerisinde bayıldı,

            hop yoruldu hop oynadı”

            ……….

            “çıkar mı bilinmez ama hayatın örtüsündeki leke…”

            ……….

            “uzaklarda aramayın sırrını… bulamazsınız

            sırrı içindeki isli boşlukta…”

            ……….

            “bir orman yangınıydı insan… sonsuzdu boşluk…

            maydanoz geldi ilişti özlemenin kuytusuna”

            ……….

            “ah şimdi uzakların sesini toplayıp da gitmek var

            kevgirle yağı süzdür, dökülsün yüreklerimizden”

            ……….

            Dize dize hem yemek tarifleri hem de hayat tarifleri buluyor insan… ve diyor ki şair; “içinden geçerken baharatlı kederlerin / yırtıldı hayatın kırmızı gömleği”… hüzünlü tarifler… acı dolu yemekler… gülümseten tatlılarla dolu bir kitap.

            Deneysel anlamıyla Türk Şiirinde bir ilk olan bu çalışma için, hem Dilek Özkan’a hem de Kaos Çocuk Parkı’na teşekkürler.

            Bundan sonra eminim ki yediğim her yemeğe biraz hayat katacağım… ya siz?